İsrail savaş uçakları 18 Ağustos 2026'da Suriye'nin kuzeyindeki Abu el-Duhur hava üssünü vurdu. Saldırıda Türk ordusunun bölgede yerel müttefikler inşa etmek için çalıştığı stratejik etki alanı hedef alındı. Bu hamle, Orta Doğu'ya dair eski bir jeopolitik varsayımın yıkıldığını gösteriyor: Türkiye ile İsrail arasındaki dolaylı çatışma artık doğrudan bir hesaplaşmaya dönüşüyor.
Olayın Arka Planı
Abu el-Duhur hava üssü, İdlib vilayetinin doğusunda, stratejik bir kavşak noktasında yer alıyor. Uzun yıllar boyunca Suriye rejiminin kontrolünde olan üs, iç savaş sırasında muhalif grupların eline geçmiş, ardından Rusya'nın askeri varlığıyla yeniden şekillenmişti. Son dönemde ise Türkiye, bölgede istikrarı sağlamak ve olası bir rejim değişikliğine hazırlık amacıyla bu üssü ve çevresini kendi nüfuz alanına dahil etmeye çalışıyordu. Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgedeki yerel gruplarla işbirliği yaparak istihbarat, lojistik ve eğitim desteği sağlıyordu.
İsrail ise uzun süredir Suriye'de İran bağlantılı milislerin ve Hizbullah'ın varlığını kendi güvenliğine tehdit olarak görüyor. Ancak bu saldırı, İran hedeflerinden farklı olarak doğrudan Türkiye'nin etki sahasına yönelik gerçekleştirildi. İsrail basınına yansıyan haberlere göre, saldırı öncesinde İsrail istihbaratı bölgede Türk askeri danışmanlarının ve müttefik grupların konuşlandığını tespit etmişti. Bu durum, İsrail'in Türkiye'yi artık bir "gri alan" aktörü olarak değil, doğrudan rakip olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Türkiye'nin bölgedeki varlığı yeni değil. 2016'daki Fırat Kalkanı, 2018'deki Zeytin Dalı ve 2019'daki Barış Pınarı harekâtlarıyla Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde geniş bir güvenli bölge oluşturmuştu. Ancak Abu el-Duhur, bu hattın doğusunda, İdlib'in güneyine doğru uzanan bir noktada. Türkiye'nin burada güç kazanması, İsrail'in kuzey sınırına ve Golan Tepeleri'ne olan yaklaşımını da etkiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu saldırı, Orta Doğu'da yeni bir denklemin habercisi. ABD'nin Suriye'den kademeli çekilme sinyalleri verdiği bir dönemde, bölgesel güçler arasındaki rekabet daha da keskinleşiyor. Rusya, İran ve Türkiye'nin Astana sürecinde yürüttüğü işbirliği, İsrail'in hamlesiyle sarsılabilir. İsrail, ABD'nin desteğini arkasına alarak Türkiye'yi Suriye'deki angajmanlarını sınırlamaya zorluyor.
Öte yandan Türkiye, İsrail ile ilişkilerini son yıllarda normalleştirme çabası içindeydi. 2022'de karşılıklı büyükelçi atamaları ve enerji işbirliği görüşmeleri yapılmıştı. Ancak Gazze savaşı sonrası artan gerilim ve şimdi Abu el-Duhur saldırısı, bu normalleşme sürecini tersine çevirebilir. Türkiye'nin olası tepkisi, bölgedeki askeri varlığını güçlendirmek ve İsrail'e karşı diplomatik cephe oluşturmak olabilir.
İsrail'in bu saldırısı, aynı zamanda İran'a da bir mesaj niteliğinde. Tahran, Suriye'deki varlığını korumak için Türkiye ile işbirliğini artırabilir. Bu durumda İsrail, hem Türkiye hem de İran ile aynı anda karşı karşıya gelebilir. ABD ise İsrail'in güvenliğini öncelerken, NATO müttefiki Türkiye ile arasındaki dengeyi korumakta zorlanacak.
Bölgesel uzmanlara göre, bu olay Suriye'de yeni bir vekalet savaşının fitilini ateşleyebilir. Türkiye destekli gruplar ile İsrail destekli unsurlar arasında doğrudan çatışma riski artıyor. Ayrıca İsrail'in Suriye'deki hava operasyonlarını sıklaştırması, Türkiye'nin hava savunma sistemlerini devreye sokmasına yol açabilir. Bu da iki ülke arasında istenmeyen bir askeri çatışma olasılığını gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Abu el-Duhur saldırısı, Türkiye'nin Suriye politikasında yeni bir kırılma noktası. İsrail'in doğrudan Türk nüfuz alanını hedef alması, Ankara'nın bölgedeki askeri varlığını ve diplomatik ağırlığını sorgulatıyor. Türkiye, ya İsrail'e karşı sert bir askeri karşılık vererek gerilimi tırmandıracak ya da diplomatik kanalları zorlayarak ABD ve Rusya'yı devreye sokacak. Her iki senaryoda da Türkiye'nin Suriye'deki kazanımları risk altında. Ayrıca bu olay, Türkiye'nin İsrail ile yürüttüğü enerji ve ticaret müzakerelerini baltalayabilir. Ankara'nın önceliği, İsrail'in bir sonraki hamlesini caydıracak caydırıcılık kapasitesini sahada göstermek olacak.