Türkiye Savunma Bakanlığı, Irak'ın kuzeyindeki Başika-Zelkan askeri üssünün Irak güçlerine aşamalı olarak devredileceğini duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, devir işleminin iki ülke arasında daha önce mutabık kalınan mekanizma ve takvim doğrultusunda gerçekleştirileceği belirtildi. Bu adım, Türkiye'nin Irak'taki askeri varlığını sona erdirme yönünde atılmış somut bir adım olarak değerlendiriliyor. Başika-Zelkan üssü, uzun süredir Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından IŞİD'e karşı mücadele kapsamında eğitim ve danışmanlık faaliyetleri için kullanılıyordu. Devir sürecinin ne kadar süreceği ve hangi aşamalardan oluşacağı henüz netlik kazanmadı.
Başika-Zelkan Üssü'nün Arka Planı
Başika-Zelkan üssü, Musul'un kuzeyinde, Ninova vilayetinde yer alıyor. Türkiye, 2014 yılında IŞİD'in Musul'u ele geçirmesinin ardından bölgedeki Peşmerge güçlerini eğitmek ve IŞİD'e karşı operasyonlara destek vermek amacıyla bu üste askeri varlık tesis etmişti. Ancak üs, Bağdat yönetimi tarafından defalarca egemenlik ihlali gerekçesiyle protesto edilmiş, iki ülke arasında zaman zaman gerilime yol açmıştı. Irak, Türkiye'nin askeri varlığının kendi onayı olmadan konuşlandırıldığını savunurken, Türkiye ise varlığın bölgedeki terör tehdidine karşı meşru müdafaa ve uluslararası koalisyon çerçevesinde olduğunu belirtiyordu. 2020'li yılların başından itibaren iki ülke arasında yürütülen diplomatik temaslar sonucunda, Türkiye'nin askeri varlığını aşamalı olarak çekmesi konusunda prensip anlaşmasına varılmıştı. Savunma Bakanlığı'nın son açıklaması, bu anlaşmanın uygulamaya konulduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Türkiye'nin Başika-Zelkan üssünü devretme kararı, Irak merkezi hükümeti ile ilişkilerin normalleştirilmesi açısından kritik bir adım. Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani yönetimi, ülkedeki yabancı askeri varlıkların sonlandırılması konusunda kararlı bir tutum sergiliyor. Bu kapsamda ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin de Irak'tan çekilmesi yönünde müzakereler sürüyor. Türkiye'nin attığı adım, Bağdat'ın egemenlik hassasiyetine saygı gösterildiği mesajını veriyor ve iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendirebilir. Öte yandan, üssün devri PKK terör örgütüne karşı yürütülen mücadelede bir boşluk yaratıp yaratmayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Türkiye, Irak'ın kuzeyinde PKK hedeflerine yönelik operasyonlarını sürdürüyor ve bu operasyonlar için bölgede istihbarat ve lojistik destek sağlayan üsler kritik önem taşıyor. Başika-Zelkan'ın devri sonrası Türkiye'nin bölgedeki diğer üsleri (örneğin Bashiqa dışındaki noktalar) koruyup koruyacağı belirsizliğini koruyor. Ayrıca, İran'ın Irak'taki etkisi göz önüne alındığında, Türkiye'nin çekilmesinin Tahran'ın bölgedeki nüfuzunu artırabileceği yorumları yapılıyor. Ancak Ankara, Bağdat ile ilişkileri güçlendirerek İran etkisini dengelemeyi hedefliyor olabilir. Katar, Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri de Irak'ta artan ekonomik ve siyasi varlıklarıyla dikkat çekiyor; Türkiye'nin devir kararı, bu rekabette Bağdat'ın güvenini kazanma hamlesi olarak okunabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Başika-Zelkan üssünün devri, Türkiye'nin Irak politikasında bir dönüm noktası. Uzun süredir Bağdat ile yaşanan egemenlik tartışmalarını sona erdirerek diplomatik ilişkileri normalleştirme yolunda önemli bir adım. Ancak üssün PKK ile mücadelede sağladığı istihbarat ve operasyonel destek düşünüldüğünde, devir sonrası güvenlik boşluğu riski var. Türkiye, bu boşluğu kapatmak için Irak merkezi hükümeti ve Erbil yönetimiyle yeni güvenlik iş birliği mekanizmaları geliştirmeli. Ayrıca, İran'ın bölgedeki etkisini dengelemek için Ankara'nın Bağdat ile ekonomik ve siyasi bağları güçlendirmesi kritik. Devir süreci, Türkiye'nin Irak'taki uzun vadeli stratejik çıkarlarını koruyacak şekilde yönetilmeli.