Tunus'ta yargısız bir şekilde hapsedilen muhalif siyasetçi ve Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi, hapishanede aşırı sıcaklar nedeniyle fenalaşarak bayıldı. Olay, aynı cezaevinde tutulan bir diğer önemli siyasi mahkum Ahmed Nejib Chebbi'nin kızı tarafından görüldü. Gannuşi'nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve gerekli tıbbi müdahalenin yapılmadığı iddia ediliyor.
Sıcak Hava ve Tutuklu Koşulları
Yaz aylarında Tunus'ta sıcaklıkların 40 dereceyi aştığı bu günlerde, cezaevlerindeki aşırı kalabalık ve yetersiz havalandırma koşulları, mahkumların sağlığını tehdit ediyor. Gannuşi'nin bayılması, bu koşulların bir sonucu olarak yorumlanıyor. 81 yaşındaki siyasetçi, Nisan 2023'te "terörle mücadele" yasaları kapsamında tutuklanmıştı. Uluslararası Af Örgütü ve diğer insan hakları kuruluşları, Gannuşi'nin tutukluluğunu siyasi bir hedef olarak nitelendiriyor.
Ahmed Nejib Chebbi'nin kızı, babasını ziyaret ettiği sırada Gannuşi'nin bayıldığını gördüğünü ve yetkililere haber verdiğini ancak herhangi bir müdahalede bulunulmadığını aktardı. Olayın ardından Gannuşi'nin avukatları, müvekkillerinin sağlık durumu hakkında bilgi alınamadığını ve ziyaretçi kabul edilmediğini açıkladı.
Tunus'ta Siyasi Baskılar Derinleşiyor
2021'de Cumhurbaşkanı Kays Said'in anayasayı askıya alıp parlamentoyu feshetmesinden bu yana Tunus, otoriterleşme yolunda hızla ilerliyor. Muhalif siyasetçiler, gazeteciler ve sivil toplum aktivistleri toplu halde tutuklanırken, yargı bağımsızlığı da ciddi şekilde zedelenmiş durumda. Gannuşi'nin bayılması, uluslararası toplumun Tunus'taki insan hakları ihlallerine dikkatini çekmek için bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Avrupa Birliği ve ABD, daha önce Tunus hükümetine siyasi tutukluların serbest bırakılması çağrısında bulunmuş ancak somut bir adım atılmamıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Raşid el-Gannuşi, Türkiye ile yakın ilişkileri bilinen bir siyasetçidir ve Nahda Hareketi, AK Parti çizgisine yakın bir İslami demokrasi modelini savunmaktadır. Gannuşi'nin tutuklanması ve sağlık durumunun kötüleşmesi, Türkiye'nin bölgedeki nüfuz mücadelesi açısından önem taşımaktadır. Türkiye, Tunus'ta demokrasinin yeniden tesis edilmesi için diplomatik girişimlerde bulunabilir. Gannuşi'ye yönelik insan hakları ihlalleri, uluslararası kamuoyunda tepki çekerken Türkiye'nin bu konuda daha aktif bir rol oynaması beklenebilir. Aynı zamanda, bu durum Türkiye'nin Kuzey Afrika politikasında yeni bir sınav alanı oluşturabilir.