Arizona'da Cumhuriyetçi Parti'nin valilik yarışındaki adayı Andy Biggs, son kamuoyu anketlerinde Demokrat rakibi Vali Katie Hobbs'un gerisinde kalıyor. Bu durum, eski Başkan Donald Trump'ın eyaletteki olumsuz imajının adaylar üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. Biggs'in kampanyası, Trump yanlısı söylemlere rağmen seçmenleri ikna etmekte zorlanırken, uzmanlar bu tablonun Kasım seçimlerinde Cumhuriyetçiler için risk oluşturduğunu belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Andy Biggs, 2022 ara seçimlerinde Cumhuriyetçi ön seçimini kazanarak valilik yarışında partisinin adayı olmuştu. Ancak kampanya süreci boyunca, özellikle 2020 başkanlık seçimlerinin sonuçlarına yönelik tartışmalı açıklamaları ve Trump ile kurduğu yakın ilişki, merkez seçmenler üzerinde olumsuz bir etki yarattı. Eski Başkan Trump'ın Arizona'daki popülerliksizliği, Biggs'in oy oranlarına doğrudan yansıyor. Anketlere göre, Biggs yalnızca yüzde 42 gibi düşük bir destek alırken, Hobbs yüzde 48 ile önde. Bu fark, seçimlere sadece birkaç hafta kala Cumhuriyetçi kampanyada endişe yaratıyor.
Biggs, muhafazakar tabanı harekete geçirmek için Trump'ın desteğini öne çıkarsa da, eyaletteki bağımsız seçmenlerin önemli bir kısmı Trump'ın siyasi mirasına mesafeli yaklaşıyor. Özellikle 2020 seçimlerine ilişkin yalan iddiaları savunan Biggs'in, seçim güvenliği konusundaki tutumu, demokratik süreçlere saygı duyan seçmenleri endişelendiriyor. Bu durum, Cumhuriyetçi Parti içinde de bir bölünme yaratmış durumda; bazı parti üyeleri, Biggs'in aşırı çizgisinin seçimi kazanamamak anlamına gelebileceğini düşünüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Arizona, ABD siyasetinde kritik bir eyalet konumunda. Sınır güvenliği, göç politikaları ve iklim değişikliği gibi konularda belirleyici olan eyalet, federal düzeyde de dengeleri etkiliyor. Valilik seçiminin sonucu, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde partilerin stratejilerini şekillendirecek. Eğer Biggs seçimi kaybederse, Trump yanlılarının diğer eyaletlerdeki adaylar üzerinde de olumsuz bir etki yaratması söz konusu olabilir. Demokratlar ise bu durumu kendi lehine kullanarak, Cumhuriyetçi Parti'nin aşırı sağa kaydığı iddiasını güçlendirebilir.
Öte yandan, Arizona'daki bu seçim, ABD'deki siyasi kutuplaşmanın boyutlarını da gösteriyor. Seçim kampanyalarında kişisel saldırılar ön plana çıkarken, gerçek politika tartışmaları geri planda kalıyor. Bu durum, ülke genelinde demokratik kurumların işleyişine duyulan güveni zedeliyor. Uluslararası gözlemciler, ABD'deki seçimlerin sonuçlarını sadece iç politika açısından değil, aynı zamanda küresel istikrar açısından da değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Arizona'daki valilik seçimi doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD'deki siyasi gelişmeler Türk dış politikası açısından önem taşıyor. Türkiye-ABD ilişkilerinde Kongre faktörü belirleyici olabiliyor; bu nedenle Amerikan siyasetindeki kutuplaşma, Türkiye karşıtı grupların etkisini artırabilir. Ayrıca, ABD'nin iç siyasi istikrarı, küresel güvenlik ve ticaret dengelerini de etkiliyor. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde bu dinamikleri hesaba katmak durumunda; dolayısıyla Arizona gibi eyalet seçimlerinin sonuçları, Ankara'nın Washington ile diyaloğunda dikkate alacağı unsurlar arasında.