ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, işgal altındaki Batı Şeria'da yaşayan militan Yahudi yerleşimcilere yönelik sıra dışı bir uyarıda bulunarak, Filistinli Amerikalılara ait mülklere el koymanın 'Tanrı'nın yasasının ihlali' olduğunu söyledi. Huckabee, On Emir'e atıfta bulunarak yerleşimcileri hırsızlık yapmaktan kaçınmaya çağırdı. Bu açıklama, ABD yönetiminin İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikalarına verdiği desteğin sınırlarını gösteren nadir bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Huckabee'nin Açıklamaları ve Yerleşimci Şiddeti
Huckabee, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Batı Şeria'da Filistinli Amerikalılara ait zeytin ağaçlarının ve mülklerin yerleşimciler tarafından gasp edildiği yönündeki haberleri kınadı. 'On Emir'in sekizinci maddesinde yer alan 'Çalmayacaksın' ifadesini hatırlatan Huckabee, bu tür davranışların hem ABD yasalarına hem de Tanrı'nın yasalarına aykırı olduğunu vurguladı.
Büyükelçi, 'Filistinli Amerikalıların mülklerine el koymak, onların haklarını ihlal etmek demektir. Bu, Amerika'nın adalet anlayışına da, Tanrı'nın emirlerine de terstir.' ifadelerini kullandı. Huckabee ayrıca, yerleşimcilerin Filistinli sivillere yönelik saldırılarını da kınayarak, bu tür eylemlerin İsrail'in uluslararası alandaki itibarını zedelediğini belirtti.
Bu uyarı, son aylarda Batı Şeria'da artan yerleşimci şiddeti ve Filistinli köylere yönelik baskınların ardından geldi. Birçok Filistinli aile, yerleşimcilerin zeytin ağaçlarını kestiğini ve evlerini işgal ettiğini bildirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı da daha önce bu konuda endişelerini dile getirmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Huckabee'nin bu açıklaması, Trump yönetiminin İsrail'e koşulsuz destek politikasıyla çelişiyor gibi görünse de, aslında bu desteğin sınırlarını gösteriyor. Huckabee, uzun süredir İsrail yanlısı bir isim olarak biliniyor ve daha önce de yerleşimleri savunmuştu. Ancak bu kez, ABD vatandaşlarının haklarını koruma önceliği öne çıkıyor.
Analistler, Huckabee'nin bu uyarısının, Trump yönetiminin İsrail-Filistin çatışmasında arabuluculuk çabalarıyla ilgili olarak, yerleşimci şiddetinin barış sürecini tehlikeye attığına dair bir mesaj olarak okunabileceğini belirtiyor. Ayrıca, bu açıklama, uluslararası toplumun ve özellikle Arap ülkelerinin tepkisini yumuşatmak amacıyla yapılmış olabilir.
ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıması ve büyükelçiliğini buraya taşıması, bölgede büyük protestolara yol açmıştı. Bu nedenle, Huckabee'nin bu açıklaması, ABD'nin bölgedeki imajını düzeltme çabası olarak da değerlendirilebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek açısından önemli bir fırsat sunuyor. Ankara, uluslararası platformlarda Filistinlilerin haklarını savunurken, ABD'nin bu tür açıklamaları, Türkiye'nin tezlerini güçlendirebilir. Öte yandan, Huckabee'nin söylemleri, ABD'nin İsrail politikasındaki çelişkileri gözler önüne seriyor ve bu durum, Türkiye'nin Filistin davasına olan bağlılığını vurgulamasına olanak tanıyor. Türkiye, uluslararası toplumu İsrail'in yerleşim politikalarına karşı harekete geçmeye çağırırken, bu tür açıklamalar, Ankara'nın haklı olduğu algısını güçlendirebilir.