ABD Başkanı Donald Trump, İran konusunda en kötü seçenekle karşı karşıya: Gururunu bir kenara bırakıp savaş öncesi statükodan daha kötü bir anlaşmayı kabul etmek. İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle tırmanan gerilim, Trump yönetimini zorlu bir diplomatik ikileme sürükledi. Uzmanlara göre, mevcut koşullar altında en rasyonel adım, Başkan'ın itibarını zedeleyecek olsa da bir anlaşmaya varmaktan geçiyor.
Gerginliğin Arka Planı
Trump'ın 2018'de Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (JCPOA) tek taraflı çekilmesi ve İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulaması, Tahran'ı nükleer taahhütlerini askıya almaya itti. İran, uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'a çıkararak silah sınıfı malzemeye yaklaştı. Buna karşılık ABD, Basra Körfezi'ne askeri takviye gönderdi ve İran'a bağlı gruplara karşı hava saldırıları düzenledi. Ancak ne tam bir askeri zafer ne de İran'ın tamamen izole edilmesi mümkün görünüyor.
Trump, seçim vaatlerinden biri olan İran'ı dizginleme hedefinde başarısız oldu. İran'ın petrol ihracatı, yaptırımlara rağmen Çin ve diğer ülkeler aracılığıyla devam ediyor. Ayrıca İran, Irak, Yemen ve Suriye'deki vekil güçleri aracılığıyla ABD çıkarlarına meydan okuyor. Trump yönetimi, İran'ın nükleer programını tamamen sökmesini veya bölgesel faaliyetlerini durdurmasını talep ediyor; ancak bu taleplerin müzakere masasında kabul edilmesi imkânsız görünüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın İran'a yönelik politikası, yalnızca ABD-İran ilişkilerini değil, tüm Ortadoğu dengelerini etkiliyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD müttefikleri, İran'ın bölgesel nüfuzundan endişe duyuyor ve Trump'tan daha sert bir tutum bekliyor. Öte yandan Avrupalı müttefikler, JCPOA'nın korunmasından yana ve ABD'nin çekilmesine karşı çıkıyor. Küresel piyasalarda ise İran gerilimi, petrol fiyatlarını yukarı çekiyor ve enerji arz güvenliği riskini artırıyor. Rusya ve Çin, İran'ı destekleyerek ABD'nin bölgedeki etkisini dengelemeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran gerginliği, Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Türkiye, İran ile enerji ticareti yapıyor ve Suriye ile Irak'ta ortak çıkarlara sahip. Trump'ın anlaşmaya zorlanması, Türkiye'nin bölgedeki manevra alanını genişletebilir; ancak yaptırımların delinmesi riski Ankara'yı zor durumda bırakabilir. Ayrıca, İran'a yönelik olası bir askeri operasyon, Türkiye'nin güney sınırında istikrarsızlığı artırabilir. Bu nedenle Türkiye, hem ABD hem de İran ile dengeli bir diplomasi yürütmek zorundadır.