Cumhuriyetçi Senatör Bernie Moreno (Ohio), eski Başkan Donald Trump'ın yakın müttefiki olarak biliniyor ve Perşembe günü yaptığı açıklamada, Kanada ve Kanadalı yetkililere yönelik yaptırım içeren bir yasa tasarısı sunacağını duyurdu. Tasarının gerekçesi, Kanada'daki büyük orman yangınlarının ABD genelinde hava kalitesini tehlikeli seviyelere düşüren duman ve pus bulutlarına yol açması. Moreno, yangınların sınır ötesi etkilerinin artık kabul edilemez boyutlara ulaştığını ve Kanada'nın bu konuda yetersiz kaldığını savunuyor.
Gelişmenin arka planı
Kanada, 2023 yılında rekor düzeyde orman yangınıyla mücadele etti. Ülke genelinde 18,5 milyon hektardan fazla alan kül oldu ve yangınlar aylarca sürdü. ABD'nin Kuzeydoğu ve Ortabatı bölgeleri, Kanada yangınlarından gelen duman nedeniyle günlerce turuncu bir gökyüzü altında kaldı. Hava kalitesi endeksi (AQI) birçok bölgede 'tehlikeli' seviyeye ulaştı. New York, Chicago ve Detroit gibi büyük şehirlerde yetkililer vatandaşları dışarı çıkmamaları konusunda uyardı. Çevre Koruma Ajansı (EPA), sınır ötesi kirliliğin yıllık bazda milyarlarca dolarlık sağlık harcamasına yol açtığını hesaplıyor.
Moreno'nun tasarısı, Kanada'nın yangın yönetimi ve önleme politikalarına yaptırım uygulamayı öngörüyor. Tasarının detayları henüz netleşmese de, Kanada hükümetine mali yaptırımlar ve ticari kısıtlamalar içerebileceği belirtiliyor. Senatör, Kanada'nın orman yangını yönetiminde 'ağır ihmali' olduğunu ve ABD'nin bu duruma daha fazla sessiz kalmaması gerektiğini ifade etti. Tasarının Senato'da kabul edilmesi için Trump yanlısı Cumhuriyetçilerin desteği kritik önem taşıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Kanada-ABD ilişkileri tarihsel olarak yakın müttefiklik ve yoğun ticaret bağlarına dayanıyor. İki ülke arasında dünyanın en uzun sınırı bulunuyor ve sınır ötesi çevre sorunları sık sık gündeme geliyor. Ancak Moreno'nun yaptırım tehdidi, bu ilişkide yeni bir kırılma noktası yaratabilir. Çevre konuları genellikle diplomatik yollarla çözülürken, yaptırım gibi sert önlemler Washington ve Ottawa arasında krize yol açabilir.
Uzmanlar, tasarının sembolik bir hamle olabileceğini, çünkü Kanada'nın orman yangınlarını tamamen kontrol altına almasının mümkün olmadığını belirtiyor. İklim değişikliği, yangın sezonlarını uzatıp şiddetlendirirken, Kanada'nın yangın yönetimi bütçesi ve kaynakları sınırlı. ABD'nin kendi orman yangını politikalarının da eleştirildiği bir dönemde, bu tasarı Trump yanlısı senatörün iç siyasetteki pozisyonunu güçlendirme çabası olarak yorumlanıyor.
Diplomatik çevrelerde, tasarının Kanada'nın ABD'ye olan enerji ihracatını (petrol, doğal gaz, hidroelektrik) hedef alabileceği endişesi var. Kanada, ABD'nin en büyük ham petrol tedarikçisi konumunda. Böyle bir yaptırım, enerji fiyatlarını etkileyebilir ve iki ülke arasında ticaret savaşına yol açabilir. Ancak tasarının henüz yasalaşması için Senato ve Temsilciler Meclisi'nden geçmesi gerekiyor; bu süreçte siyasi destek bulması belirsiz.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, küresel iklim krizinin uluslararası ilişkileri nasıl gerdiğinin bir örneği. Türkiye, Akdeniz havzasında orman yangınlarıyla sıkça mücadele eden bir ülke olarak, sınır ötesi duman ve hava kirliliği sorunlarına aşina. Türkiye, Yunanistan ve Suriye gibi komşularıyla benzer hava kalitesi anlaşmazlıkları yaşayabilir. Ayrıca, ABD-Kanada arasındaki bu tür bir kriz, uluslararası hukukta 'çevresel yaptırım' kavramını tartışmaya açabilir; bu da Türkiye'nin Kıbrıs veya Doğu Akdeniz'de çevre temelli anlaşmazlıklarda yeni argümanlar geliştirmesine zemin hazırlayabilir. Enerji fiyatlarına olası etkisi ise Türkiye'nin enerji ithalatı maliyetlerini dolaylı olarak artırabilir.