Trump yönetimi, Pazartesi günü Washington eyaletine başvurarak, vatandaş olmayan seçmenler tarafından kullanıldığından şüphelenilen 400'den fazla oy pusulasının ayrı bir yere konulmasını talep etti. Bu adım, yönetimin Kongre'nin kontrolünü belirleyebilecek rekabetçi ara seçim bölgelerinde eyaletlere meydan okuma çabalarının son işareti olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Adalet Bakanlığı yetkilileri, Washington eyaletinin seçim yetkililerine gönderdikleri mektupta, federal veri tabanlarıyla yapılan karşılaştırmalar sonucunda 400'den fazla kişinin seçmen kayıtlarının şüpheli olduğunu ve bu kişilerden gelen oy pusulalarının güvence altına alınması gerektiğini belirtti. Mektupta, bu kişilerin vatandaşlık durumlarının netleşene kadar söz konusu oyların ayrı tutulması isteniyor. Washington Eyaleti Sekreteri ofisi, talebi henüz kamuoyuna açıklamadı ancak konunun incelendiği öğrenildi.
Trump yönetimi, göreve geldiğinden bu yana seçim güvenliği konusunda eyaletlere yönelik baskısını artırıyor. Başkan Trump, 2020 seçimlerinde yaygın usulsüzlük iddialarını defalarca dile getirmiş, ancak bu iddialar mahkemelerde kanıtlanamamıştı. Şimdi ise ara seçimler yaklaşırken, yönetim farklı bir strateji izleyerek, seçmen kayıtlarının doğruluğunu sorguluyor ve vatandaş olmayan kişilerin oy kullanmasını engellemeye yönelik adımlar atıyor.
Washington eyaleti, Demokratların kalesi olarak biliniyor ve 2024 başkanlık seçimlerinde Kamala Harris'e büyük destek vermişti. Ancak eyalet içinde bazı bölgelerde Cumhuriyetçilerin etkili olduğu seçim bölgeleri bulunuyor. Yönetimin bu hamlesi, özellikle Kongre'nin kontrolünü belirleyecek sıkı rekabetin yaşandığı bölgelerde seçim sonuçlarını etkileme potansiyeli taşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, ABD'de seçim güvenliği tartışmalarının yeniden alevlenmesine yol açabilir. Demokratlar, Trump yönetiminin bu tür taleplerinin seçmenleri caydırma ve azınlık grupların oy kullanma hakkını kısıtlama amacı taşıdığını savunuyor. Cumhuriyetçiler ise seçimlerin bütünlüğünü korumak için bu tür kontrollerin gerekli olduğunu belirtiyor.
Washington eyaleti yetkilileri, federal hükümetin seçimlere müdahalesinin eyaletlerin yetki alanına girmediğini savunabilir. Anayasa'ya göre seçimlerin yönetimi büyük ölçüde eyaletlere bırakılmış durumda. Ancak federal hükümet, vatandaşlık verilerine dayanarak seçmen kayıtlarını denetleme yetkisini kullanarak bu alana müdahale etmeye çalışıyor.
Bu tür talepler, ABD'nin uluslararası itibarını da etkileyebilir. Seçim güvenliği konusundaki tartışmalar, ABD'nin demokrasi standartlarına ilişkin algıyı zayıflatabilir. Özellikle otoriter rejimler, ABD'yi seçim usulsüzlükleriyle suçlayarak kendi uygulamalarını meşrulaştırma çabası içine girebilir. Ayrıca, müttefik ülkelerde de benzer tartışmaların fitilini ateşleyebilir.
Trump yönetiminin bu hamlesi, ara seçimler öncesinde siyasi gerilimi artırabilir. Seçim sonuçlarına ilişkin belirsizlik, piyasalarda dalgalanmaya yol açabilir. Ancak şu aşamada somut bir ekonomik etki beklenmiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki seçim güvenliği tartışmaları, Türkiye-ABD ilişkilerini doğrudan etkilemez. Ancak ABD demokrasisindeki iç gerilimler, Washington'un dış politika önceliklerini ve küresel liderlik kapasitesini zayıflatabilir. Türkiye, ABD ile stratejik ilişkilerinde istikrar ararken, bu tür iç tartışmaların yarattığı belirsizlik, ikili ilişkilerde de dalgalanmalara yol açabilir. Özellikle savunma işbirlikleri ve bölgesel güvenlik konularında ABD'nin dikkatinin dağılması, Türkiye'nin manevra alanını genişletebilir. Ayrıca, seçim sonuçlarına yönelik itirazlar, ABD'nin uluslararası alandaki güvenilirliğini sorgulatabilir ve Türkiye gibi müttefikler, ABD'nin taahhütlerine güvenmekte zorlanabilir.