GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Siyaset

Trump yönetiminden üst düzey ismin İngiltere'de ifade özgürlüğü tutuklamaları iddiası yalanlandı

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Trump yönetiminden üst düzey ismin İngiltere'de ifade özgürlüğü tutuklamaları iddiası yalanlandı
🟢
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: Batı Sol-Liberal
🟢 Batı Sol-Liberal
Çeviri Kaynağı
The Guardian — Bu haber, The Guardian'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

ABD'nin eski Başkanı Donald Trump yönetiminde üst düzey bir görevde bulunan Sarah B. Rogers'ın, İngiliz polisinin binlerce kişiyi 'ifade özgürlüğü' nedeniyle tutukladığı yönündeki iddiaları, Birleşik Krallık Başbakanlığı (No 10) tarafından kesin bir dille reddedildi. Rogers, geçtiğimiz hafta Londra'da düzenlenen bir konferansta yaptığı konuşmada, aşırı sağ memler ve 'Da Yookay' (Birleşik Krallık'ın İngilizce kısaltmasının alaycı bir yazılışı) hakkında komplo teorileri içeren ifadeler kullanmıştı. İddialar, İngiltere'de ifade özgürlüğü ve polisin yetkileri konusunda yeni bir tartışma başlatırken, hükümet yetkilileri bu tür suçlamaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı.

İddiaların arka planı ve hükümetin yanıtı

Sarah B. Rogers, Trump yönetiminde Beyaz Saray Stratejik İletişim Ofisi'nde görev yapmış bir isim. Londra'daki konferansta, Birleşik Krallık'ta 'düşünce suçu' olarak nitelendirilebilecek binlerce tutuklama yapıldığını öne sürdü. Rogers'ın konuşmasında, İngiliz polisinin sosyal medya paylaşımları ve siyasi görüşler nedeniyle vatandaşları gözaltına aldığını iddia ettiği belirtildi. Ancak No 10 sözcüsü, 'Bu iddialar tamamen asılsızdır. Birleşik Krallık'ta ifade özgürlüğü yasalarla güvence altındadır ve polis, yalnızca nefret suçu veya şiddet içeren eylemler gibi açıkça yasa dışı faaliyetlerde müdahalede bulunmaktadır' açıklamasını yaptı. Sözcü ayrıca, İngiltere'de her yıl binlerce kişinin çeşitli suçlamalarla tutuklandığını ancak bunların 'ifade özgürlüğü' kapsamında olmadığını belirtti.

İfade özgürlüğü ve hukuki çerçeve

Birleşik Krallık, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf olup, ifade özgürlüğünü anayasal bir hak olarak tanımaktadır. Ancak bu hak, nefret söylemi, terör propagandası ve kamu düzenini bozma gibi durumlarda sınırlandırılabilmektedir. İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 2023 yılında İngiltere ve Galler'de toplam 3,2 milyon tutuklama yapılmış, bunların büyük çoğunluğu hırsızlık, saldırı ve uyuşturucu suçlarıyla ilgili olmuştur. 'İfade özgürlüğü' kategorisinde ayrı bir istatistik bulunmamakla birlikte, nefret suçu kapsamında yapılan tutuklamaların sayısı 10 bini geçmemektedir. Rogers'ın iddia ettiği gibi 'binlerce' tutuklamanın ifade özgürlüğü nedeniyle yapıldığına dair resmi bir veri bulunmamaktadır. Hukuk uzmanları, Rogers'ın iddialarını 'abartılı ve yanıltıcı' olarak nitelendirmektedir.

Küresel boyut ve siyasi yansımaları

Bu olay, ABD-İngiltere arasındaki geleneksel müttefiklik ilişkisinde nadir de olsa görülen sürtüşmelerden biri olarak değerlendiriliyor. Trump yönetimine yakın isimlerin, İngiltere'deki ifade özgürlüğü uygulamalarını eleştirmesi, iki ülke arasında özellikle sosyal medya düzenlemeleri ve nefret söylemi yasaları konusunda farklı yaklaşımlar olduğunu ortaya koyuyor. ABD'de Birinci Değişiklik ile korunan ifade özgürlüğü, İngiltere'de daha sıkı düzenlemelere tabi. Bu durum, küresel çapta ifade özgürlüğünün sınırları konusunda devam eden tartışmalara yeni bir boyut ekliyor. Özellikle aşırı sağ hareketlerin yükselişi ve dezenformasyonla mücadele çabaları bağlamında, Batılı ülkeler arasındaki bu farklılıklar daha da belirgin hale geliyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Bu gelişme, Türkiye'nin ifade özgürlüğü ve polis yetkileri konusunda Avrupa Birliği ve ABD ile yürüttüğü diyalog açısından dolaylı bir önem taşımaktadır. Türkiye, benzer şekilde terör propagandası ve nefret suçuyla mücadele kapsamında sosyal medya düzenlemeleri yaparken, Batılı ülkelerden sık sık 'ifade özgürlüğünü kısıtlama' eleştirileri almaktadır. İngiltere örneği, bu tür düzenlemelerin Batı'da da farklı biçimlerde uygulandığını göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Ancak unutulmamalıdır ki Türkiye'nin hukuki çerçevesi ve uygulamaları, İngiltere'den farklı dinamiklere sahiptir. Bu olay, uluslararası kamuoyunda ifade özgürlüğü tartışmalarının ne kadar karmaşık olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.

Etiketler:
Trumpİfade ÖzgürlüğüBirleşik KrallıkSarah B. RogerspolistutuklamaNo 10nefret suçu

İlgili Haberler

Trump 'tan 'Tanrısız Komünistler' Çıkışı: Tarihin En Büyük Komünisti Olurum
Siyaset

Trump 'tan 'Tanrısız Komünistler' Çıkışı: Tarihin En Büyük Komünisti Olurum

2 dk önce

Trump, ABD şirketlerine dijital vergi koyan ülkelere gümrük vergisi tehdidi savurdu
Siyaset

Trump, ABD şirketlerine dijital vergi koyan ülkelere gümrük vergisi tehdidi savurdu

3 dk önce

Sincapları Tehdit Eden 'Zombi' Hastalığı: Yaralar Akıyor, Ama Ölümcül Değil
Siyaset

Sincapları Tehdit Eden 'Zombi' Hastalığı: Yaralar Akıyor, Ama Ölümcül Değil

10 dk önce

Almanya'da AfD Tehdidi: Mehdi Hasan, Parti Sözcüsüyle Tartıştı
Siyaset

Almanya'da AfD Tehdidi: Mehdi Hasan, Parti Sözcüsüyle Tartıştı

10 dk önce