Trump yönetimi, küçükler için transgender sağlık hizmetlerinde Medicaid fonlarının kullanılmasını engelleyen nihai kuralı Salı günü resmen yayımladı. Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı (HHS) tarafından duyurulan düzenleme, federal Medicaid ödemelerinin 18 yaş altı bireylerde cinsiyet onaylayıcı cerrahi ve hormonal tedavileri kapsamasını yasaklıyor. Ayrıca, Çocuk Sağlık Sigortası Programı (CHIP) kapsamındaki planların da bu tür prosedürleri finanse etmesi engelleniyor. Karar, ABD genelinde trans bireylerin sağlık hizmetlerine erişiminde önemli bir gerileme olarak değerlendirilirken, insan hakları örgütleri ve sağlık uzmanları sert tepki gösterdi.
Gelişmenin Arka Planı
Kural, ilk olarak Ağustos ayında önerilmişti ve 60 günlük kamu yorumu sürecinin ardından nihai hale getirildi. HHS yetkilileri, düzenlemenin 'kanıta dayalı' olmadığını ve 'küçükleri koruma' amacı taşıdığını öne sürüyor. Ancak Amerikan Tıp Birliği (AMA) ve Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) gibi kuruluşlar, bu tür kısıtlamaların gençlerin ruh sağlığına zarar verebileceğini ve ayrımcılık yarattığını savunuyor.
New York Times'ın aktardığına göre, kuralın uygulanmasıyla birlikte Medicaid ve CHIP kapsamında olan yaklaşık 300 bin trans gencin sağlık hizmetleri olumsuz etkilenecek. Bu durum, özellikle düşük gelirli ailelerin çocuklarının tedaviye erişimini ciddi şekilde kısıtlayacak. Bazı eyaletler, kendi bütçeleriyle bu hizmetleri finanse etmeye devam edebilecek ancak federal destek olmadan bu sürdürülebilir görünmüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, ABD'de trans hakları konusunda artan siyasi kutuplaşmanın bir yansıması. Son yıllarda birçok Cumhuriyetçi eyalet, trans gençlerin spor müsabakalarına katılımını ve cinsiyet onaylayıcı bakımı yasaklayan yasalar çıkardı. Trump yönetiminin bu adımı, federal düzeyde benzer kısıtlamaların önünü açabilir ve 2024 seçimleri öncesinde tabanına mesaj verme amacı taşıyor olabilir.
Küresel ölçekte ise bu gelişme, uluslararası insan hakları örgütlerinin tepkisini çekti. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, kararın 'çocuk hakları ihlali' olduğunu belirtti. Avrupa Birliği ise cinsiyet eşitliği konusundaki tutumunu vurgulayarak ABD'yi eleştirdi. Bu durum, trans sağlık hizmetlerine erişimde küresel bir gerilim yaratırken, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) cinsiyet onaylayıcı bakımı sağlık hakkı olarak gören yaklaşımıyla çelişiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'deki bu gelişmeyi doğrudan etkilemese de, küresel insan hakları standartları açısından önemli bir gösterge. Türkiye’de trans bireylerin sağlık hizmetlerine erişimi zaten sınırlı ve bu tür uluslararası baskılar, iç politikada benzer düzenlemelerin gerekçe olarak kullanılabileceği endişelerini artırıyor. Öte yandan, Türkiye'nin Avrupa Birliği uyum süreci ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, cinsiyet eşitliği konusunda geri adım atmaması gerektiğini hatırlatıyor. Bu karar, küresel ölçekte trans hakları mücadelesinin önündeki engelleri derinleştirirken, Türkiye'deki sivil toplum örgütlerinin uluslararası dayanışma çağrılarını güçlendirebilir.