ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), kızamık ölümlerinin raporlanma şeklinde değişikliğe gidildiğini duyurdu. Karar, Pennsylvania eyaletinde devam eden kızamık salgınında pazar günü üçüncü olası ölümün bildirilmesinin ardından geldi. Trump yönetimi, salgının seyrini ve ölüm istatistiklerini etkileyebilecek bu yöntem değişikliğini, eyalette artan vaka sayılarına yanıt olarak açıkladı.
Salgının Arka Planı ve Sayım Değişikliği
Pennsylvania'da kızamık salgını, aşı karşıtlığı ve düşük aşılama oranlarının olduğu bölgelerde hızla yayılıyor. Eyalet sağlık yetkilileri, pazar günü üçüncü kızamık ilişkili ölümü bildirdi. Ancak CDC'nin yeni sayım yöntemi, hangi ölümlerin kızamık kaynaklı sayılacağına dair kriterleri değiştiriyor. Önceki uygulamada, kızamık virüsü tespit edilen ve ölümle sonuçlanan her vaka doğrudan kızamık ölümü olarak kaydedilirken, yeni düzenleme yalnızca kızamığın ölümde birincil neden olduğu kanıtlanan vakaların sayılmasını öngörüyor. Bu değişiklik, ölüm sayılarının olduğundan düşük görünmesine yol açabileceği endişesini beraberinde getiriyor.
CDC sözcüsü, değişikliğin veri tutarlılığını artırmak amacıyla yapıldığını savundu. Ancak halk sağlığı uzmanları, salgın sırasında sayım kriterlerinin değiştirilmesinin şeffaflığı zedeleyebileceğini ve kamuoyunun salgının ciddiyetini hafife almasına neden olabileceğini belirtiyor. Pennsylvania Sağlık Bakanlığı, eyalette şu ana kadar yüzlerce vaka tespit edildiğini ve hastaneye yatışların arttığını açıkladı. Ölümlerin çoğu, bağışıklık sistemi zayıf bireyler ve aşısız çocuklar arasında görüldü.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de kızamık, 2000 yılında elimine edilmiş hastalık olarak ilan edilmişti. Ancak son yıllarda aşılama oranlarındaki düşüş, salgınların geri dönmesine yol açtı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), küresel kızamık vakalarının 2023'te bir önceki yıla göre %79 arttığını raporladı. Avrupa ve Orta Asya'da da benzer artışlar gözlemleniyor. ABD'deki bu salgın, küresel aşılama çabalarını ve aşı tereddütüyle mücadeleyi yeniden gündeme taşıyor. Uzmanlar, sayım yöntemi değişikliğinin diğer ülkeler için de örnek teşkil edebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle aşı karşıtı hareketlerin güçlü olduğu ülkelerde, resmi verilerin güvenilirliği sorgulanabilir.
Trump yönetiminin bu hamlesi, pandemi döneminde de tartışılan veri şeffaflığı konusunu akıllara getiriyor. Yönetim, geçmişte COVID-19 ölüm sayılarını olduğundan düşük göstermekle eleştirilmişti. Benzer bir yaklaşımın kızamık için benimsenmesi, muhalefet ve sağlık kuruluşları tarafından endişeyle karşılandı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, değişikliğin bilimsel verilere dayandığı ve panik yaratmamak için yapıldığı ifade edildi. Ancak muhalifler, bunun siyasi bir manevra olduğunu ve salgının ciddiyetini gizlemeye yönelik olduğunu savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda kızamık vakalarında artış yaşayan ülkeler arasında yer alıyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2023'te kızamık vakaları önceki yıla kıyasla önemli ölçüde arttı. ABD'deki sayım değişikliği, Türkiye'deki aşılama politikalarını doğrudan etkilemese de, küresel veri güvenilirliği açısından dikkatle izlenmeli. Türkiye, göçmen ve mülteci nüfusu nedeniyle kızamık eliminasyonunu sürdürmekte zorlanıyor. ABD'deki bu gelişme, aşı tereddütüyle mücadelede uluslararası işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Ayrıca, DSÖ'nün küresel raporlamalarında yaşanabilecek tutarsızlıklar, Türkiye gibi ülkelerin kendi salgın yönetim planlarını gözden geçirmesini gerektirebilir.