ABD'de Trump yönetimi, teknoloji sektöründe yoğun olarak çalışan H-1B vizesi sahiplerinin eşlerine sağlanan çalışma izinlerini kaldırmayı öngören yeni bir düzenlemeyi değerlendiriyor. İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) tarafından hazırlanan tasarı, H-4 vizesi sahibi binlerce kişinin iş piyasasından çekilmesine neden olabilir. Bu adım, göçmen karşıtı politikalarıyla bilinen Trump yönetiminin, Amerikan iş gücünü koruma vaadiyle attığı son adım olarak görülüyor.
Gelişmenin Arka Planı
H-1B vizesi, ABD'deki şirketlerin özellikle teknoloji alanında yüksek vasıflı yabancı çalışanları istihdam etmesine olanak tanıyor. Bu vizeye sahip kişilerin eşlerine verilen H-4 vizesi ise 2015 yılında Obama yönetimi tarafından çıkarılan bir düzenlemeyle çalışma izni hakkı kazanmıştı. O dönemde yapılan bu düzenlemeyle, yeşil kart (permanent residency) sürecinde olan H-1B sahiplerinin eşlerine iş piyasasına giriş imkânı tanınmıştı. Ancak Trump yönetimi, bu uygulamanın yerli işçilere zarar verdiğini savunarak, H-4 vize sahiplerinin çalışma izinlerini iptal etmeyi gündemine aldı.
DHS'nin önerisi yasalaşırsa, halihazırda çalışma iznine sahip yaklaşık 100.000 H-4 vize sahibi etkilenecek. Bu kişilerin büyük çoğunluğu, Hindistan ve Çin kökenli olup, Amerikan teknoloji devlerinde yazılım mühendisi, veri analisti gibi pozisyonlarda istihdam ediliyor. Uzmanlar, bu hamlenin hem bu kişilerin kariyerlerini hem de ABD ekonomisini olumsuz etkileyebileceği görüşünde.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump yönetiminin bu kararı, yalnızca ABD iç politikasını değil, aynı zamanda küresel göç hareketlerini de etkileyebilecek bir nitelik taşıyor. Özellikle Hindistan'dan ABD'ye yönelik yüksek vasıflı işgücü göçü, bu düzenlemeyle birlikte azalabilir. Hindistan hükümeti, geçmişte de ABD'nin göçmen politikalarına karşı çıkmış ve bu tür uygulamaların iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri zedeleyebileceğini ifade etmişti.
Öte yandan, bu adım Amerikan teknoloji sektöründe de tedirginlik yaratmış durumda. Şirketler, yetenekli iş gücünün ABD'den kaçmasına ve ülkenin inovasyon kapasitesinin zayıflamasına neden olabileceği endişesini dile getiriyor. Bazı şirketler, bu tür kısıtlamaların ABD'yi küresel rekabette geriye düşüreceğini savunuyor.
Türkiye İçin Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'den ABD'ye çalışmak üzere giden ve H-1B vizesine sahip olan az sayıda kişiyi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye kökenli çalışanların eşlerinin iş piyasasından çekilmesi, kişisel gelir kayıplarına ve kariyer sekteye uğramalarına neden olabilir. Ancak sayısal olarak düşük olan bu grup, Türkiye ekonomisi için doğrudan bir kayıp anlamına gelmeyecek. Bununla birlikte, küresel teknoloji sektöründeki yetenek hareketliliğinin kısıtlanması, Türkiye'nin de parçası olduğu küresel iş gücü piyasasını etkileyebilir; bu durum, Türkiye'nin teknoloji ihracatı ve yenilikçilik kapasitesi üzerinde dolaylı yansımalar yaratabilir. Türkiye'nin, bu tür göç politikalarının küresel ekonomik dengelere etkisini izlemesi ve kendi yetenekli iş gücü stratejilerini gözden geçirmesi önem taşıyor.