Eski ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü yaptığı açıklamada, yapay zeka (Artificial Intelligence) terimini kullanan herkesi 'düşman' olarak nitelendirdi. Trump'ın bu çıkışı, yapay zeka teknolojisini yeniden markalama yönündeki çabalarının giderek akamete uğramasıyla aynı döneme denk geldi. Açıklama, teknoloji ve siyaset çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
Gelişmenin Arka Planı
Trump, son aylarda yapay zeka konusunda sıra dışı bir söylem benimsemişti. Teknolojiyi 'American Intelligence' (Amerikan İstihbaratı) olarak yeniden adlandırmayı önermiş, bu yolla hem milliyetçi bir mesaj vermeyi hem de yapay zekanın algılanan olumsuz çağrışımlarından kurtulmayı hedeflemişti. Ancak bu girişim, teknoloji şirketleri, akademisyenler ve hatta kendi partisindeki bazı isimlerden yeterli desteği görmedi. Trump'ın Salı günkü açıklaması, bu önerinin başarısızlığa uğramasının ardından gelen bir tepki olarak yorumlandı.
Trump, konuşmasında 'Yapay zeka diyen herkes düşmandır. Bu terim, Amerikan değerlerine karşıdır. Bizim teknolojimiz akıllıdır, yapay değil.' ifadelerini kullandı. Bu sözler, daha önceki 'American Intelligence' önerisiyle çelişiyor gibi görünse de, Trump'ın stratejisinin temelinde yapay zeka karşıtı bir duruşun değil, terim üzerinden bir kimlik siyaseti yürütme çabasının yattığı belirtiliyor.
Yapay zeka sektörü temsilcileri, Trump'ın açıklamalarını 'talihsiz' ve 'piyasa üzerinde belirsizlik yaratan' bir hamle olarak değerlendirdi. Özellikle Silikon Vadisi'ndeki şirketler, federal düzenlemelerin belirsizliğinden zaten şikayetçiyken, Trump'ın bu tür söylemlerinin yatırımcı güvenini daha da sarsabileceği ifade ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın açıklamaları, ABD iç siyasetinde yankı bulmanın ötesinde, küresel teknoloji rekabeti açısından da önem taşıyor. ABD, Çin ile yapay zeka alanında kıyasıya bir yarış içinde. Çin, devlet destekli yapay zeka programlarıyla öne çıkarken, ABD'de Trump'ın söylemleri, ülkenin teknoloji liderliğini sorgulatacak nitelikte. Avrupa Birliği ise yapay zeka düzenlemelerinde etik ve güvenlik vurgusu yaparak üçüncü bir yol izliyor.
Trump'ın 'düşman' söylemi, yapay zeka alanında çalışan göçmenleri ve uluslararası iş birliklerini de hedef alabilir. Daha önceki açıklamalarında yapay zeka uzmanlarının çoğunun ABD dışında doğduğunu belirten Trump, bu kişilerin 'Amerikan çıkarlarına hizmet etmediğini' öne sürmüştü. Bu söylem, ABD'nin yetenekli iş gücünü kaybetmesine yol açabilir.
Uzmanlar, Trump'ın bu tür açıklamalarının yapay zeka yatırımlarını olumsuz etkileyebileceğini, ancak kesin bir etki için henüz erken olduğunu belirtiyor. Öte yandan, Trump'ın söylemleri, yapay zeka karşıtı popülist hareketleri de besleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın yapay zeka terimini kullananları 'düşman' ilan etmesi, Türkiye'nin teknoloji politikaları açısından doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, küresel yapay zeka ekosistemindeki kutuplaşmayı derinleştirebilir. Türkiye, son yıllarda yapay zeka alanında milli stratejiler geliştiriyor ve kendi modellerini üretmeye çalışıyor. ABD'deki bu tür söylemler, Türkiye'nin Batı ile teknoloji iş birliğini zorlaştırabilir. Ayrıca, yapay zeka teriminin siyasi bir sembol haline gelmesi, uluslararası standartların oluşmasını geciktirebilir. Türkiye, bu süreçte kendi bağımsız teknoloji hamlelerini hızlandırarak, hem Avrupa hem de Asya ile dengeli ilişkiler kurmalı. Trump'ın çıkışı, Türkiye için bir fırsat değil, daha çok bir uyarı niteliğinde: Teknoloji politikalarında dışa bağımlılığı azaltmak ve yerli ekosistemi güçlendirmek kritik önem taşıyor.