ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, yapay zekanın (YZ) tüm ABD belgelerinde 'süper zeka' olarak yeniden adlandırılacağını duyurdu. Trump, konuşmasında 'Yapay zeka terimini terk ediyoruz. Artık ona süper zeka diyeceğiz. Bu, insanlık tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir güç.' ifadelerini kullandı. Açıklama, teknoloji dünyasında ve uluslararası diplomaside geniş yankı uyandırdı. Trump yönetimi, bu hamleyle ABD'nin yapay zeka alanındaki liderliğini pekiştirmeyi ve kamuoyunda farkındalık yaratmayı hedefliyor.
Yeniden markalama çabasının arka planı
Trump'ın açıklaması, ABD'nin yapay zeka politikalarında son yıllarda yaşanan dönüşümün bir parçası. 2023'te imzalanan Yapay Zeka Haklar Bildirgesi ve 2024'teki Ulusal Yapay Zeka Araştırma Kaynakları Görev Gücü kararnameleri, federal düzeyde yapay zeka yatırımlarını artırmayı amaçlıyordu. Ancak Trump, selefi Joe Biden'ın aksine, yapay zeka düzenlemelerinde daha az kısıtlayıcı bir yaklaşım benimsiyor. 'Süper zeka' terimi, aslında akademik çevrelerde yapay genel zekanın (AGI) ötesinde, insan zekasını aşan sistemleri tanımlamak için kullanılıyor. Trump'ın bu terimi resmi belgelere taşıma isteği, hem teknolojik hırsı hem de iletişim stratejisini yansıtıyor.
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, değişiklik önümüzdeki haftalarda federal kurumlara gönderilecek bir genelgeyle uygulanacak. Savunma Bakanlığı, Enerji Bakanlığı ve Ulusal Bilim Vakfı gibi kurumlar, yeni terminolojiyi kullanmaya başlayacak. Trump, konuşmasında 'Süper zeka, ekonomimizi dönüştürecek, ordumuzu güçlendirecek ve küresel rekabette bize avantaj sağlayacak.' dedi. Ancak uzmanlar, terim değişikliğinin pratikte bir etkisi olmayacağını, sadece algı yönetimi olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin yapay zeka alanındaki bu hamlesi, Çin ile yaşanan teknoloji rekabetinin bir yansıması. Çin, 2017'de yayımladığı 'Yeni Nesil Yapay Zeka Geliştirme Planı' ile 2030'a kadar dünya lideri olmayı hedefliyor. Avrupa Birliği ise 2024'te kabul ettiği Yapay Zeka Yasası ile düzenleyici çerçeveyi sıkılaştırdı. Trump'ın 'süper zeka' vurgusu, ABD'nin inovasyon ve askeri uygulamalarda öncü olduğu mesajını vermeyi amaçlıyor. NATO içinde de yapay zeka tabanlı savunma sistemleri tartışılıyor; ABD, müttefiklerini ortak projelere yönlendirmeye çalışıyor.
Öte yandan, terim değişikliği uluslararası kurumlarda kafa karışıklığına yol açabilir. Birleşmiş Milletler bünyesinde yapay zeka danışma organı, raporlarında 'yapay zeka' ifadesini kullanmaya devam ediyor. Trump'ın konuşması, BM Genel Kurulu'nda bazı delegasyonlar tarafından soğuk karşılandı. Fransız ve Alman temsilciler, 'süper zeka' kavramının bilimsel tanımının net olmadığını belirtti. Yine de ABD'nin teknoloji diplomasisinde bu tür sembolik adımlar, uzun vadeli stratejik hedeflerin parçası olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin yapay zeka terminolojisini değiştirmesi, Türkiye için doğrudan bir yükümlülük getirmese de jeopolitik ve teknolojik dengeler açısından önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda yerli yapay zeka ekosistemini güçlendirmeye yönelik adımlar atıyor; Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında Yapay Zeka Enstitüsü kuruldu ve savunma sanayisinde İHA/SİHA sistemlerinde yapay zeka kullanımı artıyor. ABD'nin 'süper zeka' vurgusu, NATO müttefikleri arasında ortak terminoloji ve işbirliği çağrısı olarak yorumlanabilir. Türkiye, ABD ile savunma teknolojileri işbirliğini derinleştirirken, Çin ve Avrupa ile de dengeli ilişkiler yürütüyor. Bu gelişme, Türkiye'nin kendi yapay zeka stratejisini gözden geçirmesi ve uluslararası standartlara uyum sağlaması için bir fırsat olabilir. Ayrıca, ABD'nin teknoloji liderliği iddiası, Türkiye'nin dijital egemenlik ve veri güvenliği politikalarını da etkileyebilir.