ABD eski Başkanı Donald Trump, Ukrayna savaşını sona erdirmek amacıyla Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’den doğrudan yardım talep etti. Bu gelişme, küresel jeopolitik dengeleri etkileyebilecek nitelikte. Aynı hafta içinde Çin, teknoloji alanında ulusal güvenlik gerekçesiyle yeni bir yaptırım listesi yayımladı. South China Morning Post’un (SCMP) haftalık derlemesinde bu iki haber başta olmak üzere, Hong Kong, Çin anakarası ve Asya-Pasifik bölgesinden yedi önemli başlık yer aldı.
Trump’ın Xi’ye doğrudan çağrısı
Eski ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna-Rusya savaşının diplomatik yollarla çözümü için Çin lideri Xi Jinping’e kişisel bir çağrı yaptı. Trump yönetimine yakın kaynaklara göre, bu görüşme özellikle savaşın tırmanmasını engellemeye yönelikti. Çin’in Rusya üzerindeki ekonomik ve diplomatik etkisi göz önünde bulundurulduğunda, Trump’ın bu hamlesi, Batı’nın Çin’i arabulucu olarak görmeye başladığının bir işareti olarak yorumlanıyor.
Çin ise bu tür çağrılara genellikle temkinli yaklaşıyor. Pekin yönetimi, Ukrayna savaşında tarafsız kalmayı tercih etse de, Rusya ile stratejik ortaklığını da koruyor. Trump’ın bu talebi, Çin’in küresel bir aktör olarak rolünü yeniden tanımlamasına neden olabilir.
Çin’in teknoloji yaptırım listesi
Çin, ulusal güvenlik gerekçesiyle kendi teknoloji yaptırım listesini oluşturdu. Bu liste, yabancı şirketlerin Çin’e kritik teknoloji transferini kısıtlamayı hedefliyor. Özellikle yarı iletkenler, yapay zeka ve kuantum hesaplama alanlarında yoğunlaşan yaptırımlar, ABD’nin Çin’e uyguladığı kısıtlamalara bir yanıt olarak görülüyor. Liste, Çin’in teknolojik bağımsızlık arayışının bir parçası.
Bu hamle, küresel tedarik zincirlerinde yeni kırılmalara yol açabilir. ABD ve müttefikleri, Çin’in bu hamlesini ticaret savaşlarının derinleşmesi olarak değerlendiriyor. Uzmanlar, bu tür yaptırımların inovasyonu engelleyebileceği gibi, küresel teknoloji iş birliğini de baltalayabileceğini belirtiyor.
Bölgesel boyut: Asya-Pasifik’te değişen dengeler
Bu iki gelişme, Asya-Pasifik bölgesindeki güç dengelerini yeniden şekillendiriyor. Trump’ın Xi’ye çağrısı, ABD’nin Çin’i bölgesel bir ortak olarak görme isteğini yansıtırken, Çin’in teknoloji yaptırım listesi, Pekin’in kendini koruma refleksini ortaya koyuyor. Bölgedeki diğer aktörler, özellikle Japonya ve Güney Kore, bu gelişmeleri yakından takip ediyor.
SCMP’nin derlemesinde ayrıca Hong Kong’da yeni bir siber güvenlik yasası, Güney Çin Denizi’nde artan askeri faaliyetler ve Endonezya’nın nikel ihracat politikasındaki değişiklikler de yer aldı. Bu başlıklar, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin ve ekonomik rekabetin altını çiziyor.
Küresel etki: Ticaret ve güvenlik ekseninde yeni düzen
Trump-Xi görüşmesi ve Çin’in teknoloji yaptırım listesi, küresel ticaret ve güvenlik düzeninde yeni bir dönemin habercisi. Ukrayna savaşının sonlandırılması için Çin’in arabuluculuğu, Batı’nın Rusya’ya yönelik yaptırımlarını etkileyebilir. Öte yandan, teknoloji yaptırımları, ABD-Çin teknoloji savaşını daha da derinleştiriyor.
Bu durum, küresel tedarik zincirlerinde bölünmelere yol açabilir. Özellikle yarı iletken sektörü, hem ABD hem de Çin’in kısıtlamalarından en çok etkilenen alan olarak öne çıkıyor. ABD, teknoloji transferlerini kontrol altına almaya çalışırken, Çin’in kendi yaptırım listesini oluşturması, karşılıklı bağımlılığı azaltma çabalarının bir yansıması.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna savaşında arabuluculuk rolü oynayan ülkelerden biri olarak, Trump’ın Xi’ye yaptığı çağrıyı dikkatle izlemelidir. Çin’in sürece dahil olması, Türkiye’nin etkisini azaltabilir, ancak aynı zamanda çok taraflı bir çözüm için yeni bir zemin yaratabilir. Teknoloji yaptırımları ise Türkiye’nin savunma sanayii ve teknoloji transferi hedeflerini doğrudan etkileyebilir. Ankara, hem ABD hem de Çin ile dengeli ilişkiler sürdürmeye çalışırken, bu iki ülke arasındaki rekabetin ortasında kalmamaya özen göstermelidir. Özellikle SİHA ve yarı iletken teknolojilerinde dışa bağımlılık, Türkiye’nin bu yaptırımlardan olumsuz etkilenme riskini artırmaktadır.