ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump'ın doğuştan vatandaşlık hakkını sınırlandırma girişimini reddetti. Trump, bu kararın ardından dikkatini yargıçlardan Çin'e çevirerek sosyal medyada alaycı bir paylaşım yaptı. "Başkan Xi ve büyük Çin ülkesini muazzam Doğuştan Vatandaşlık uygulamalarından dolayı tebrik ediyorum. ABD bu konuda dünyanın en aptal ülkesi olmaya devam ediyor" ifadelerini kullanan Trump, göçmenlik politikalarındaki duruşunu bir kez daha sertleştirdi.
Yüksek Mahkeme engeli ve Trump'ın yeni stratejisi
ABD Yüksek Mahkemesi, Trump yönetiminin doğuştan vatandaşlık hakkını kısıtlayan başkanlık kararnamesinin anayasaya aykırı olduğuna hükmetti. 14. Anayasa Değişikliği ile güvence altına alınan bu hak, ABD topraklarında doğan herkese vatandaşlık veriyor. Mahkeme, Trump'ın hamlesini "hukukun üstünlüğüne açık bir tehdit" olarak nitelendirdi. Kararın ardından Trump, Xi Jinping yönetimindeki Çin'in doğuştan vatandaşlık uygulamasını öven bir tweet attı. Bu hamle, Trump'ın iç politikadaki yenilgiyi dış politikaya taşıma ve Çin'i hedef gösterme stratejisi olarak yorumlanıyor.
Uzmanlar, Trump'ın bu söyleminin, 2024 seçimlerine giderken tabanını konsolide etme ve göçmenlik karşıtı retoriği canlı tutma amacı taşıdığını belirtiyor. Doğuştan vatandaşlık hakkı, özellikle Latin Amerika kökenli göçmenleri hedef alan bir tartışma konusu haline gelmişti. Çin'in doğuştan vatandaşlık uygulaması ise istisnai durumlar dışında çocuklara otomatik vatandaşlık vermiyor; bu durum Trump'ın kendi politikasını savunmasını zorlaştırıyor.
Küresel ve bölgesel yansımalar
Trump'ın bu çıkışı, ABD-Çin ilişkilerinde yeni bir gerginlik yaratabilir. İki ülke arasında ticaret, teknoloji ve Tayvan başta olmak üzere birçok alanda süren rekabet, vatandaşlık konusuyla da genişlemiş oldu. Çin Dışişleri Bakanlığı konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmazken, Çin devlet medyası Trump'ın paylaşımını "iç politika krizini dışa vurma çabası" olarak nitelendirdi. Trump'ın Xi Jinping'i övmesi ise ABD'deki muhalifler tarafından "Çin'e boyun eğme" olarak eleştirildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'deki göçmenlik politikalarının iç siyasi bir koz olarak kullanıldığını ve Türkiye'yi doğrudan etkilemediğini gösterse de, küresel göç tartışmalarına yeni bir boyut kazandırıyor. Türkiye, Suriyeli mültecilere yönelik vatandaşlık politikalarıyla sık sık gündeme gelirken, ABD'deki bu tartışma, vatandaşlık haklarının jeopolitik bir araç olarak kullanılabileceğini ortaya koyuyor. Türk Dışişleri, bu tür iç siyasi söylemlerin küresel göç yönetimine zarar verebileceğini düşünerek pozisyonunu koruyabilir. Ayrıca, ABD-Çin arasındaki gerginlik, Türkiye'nin iki ülkeyle olan ticari ilişkilerinde denge politikası izlemesini zorunlu kılıyor.