ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna'nın Rusya'daki dizel rafinerilerine yönelik saldırılarını durdurması çağrısında bulundu. Trump, küresel yakıt fiyatlarındaki rekor artıştan bu saldırıları sorumlu tuttu. Açıklama, ABD'nin İran'a yönelik olası askeri müdahalesinin enerji piyasalarında yarattığı endişelerin arttığı bir dönemde geldi. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları, benim İran'daki savaşımdan değil, doğrudan bu saldırılardan kaynaklanan yakıt fiyatlarındaki artışı tetikliyor. Bu saldırıların derhal durdurulması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Gelişmenin Arka Planı
Ukrayna, 2024 yılının başından bu yana Rusya'nın enerji altyapısına yönelik insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenliyor. Bu saldırılar, Rusya'nın dizel ve benzin üretim kapasitesinin yaklaşık %15'ini devre dışı bıraktı. Rusya'nın rafineri kapasitesindeki bu düşüş, küresel dizel arzını daraltarak fiyatların yükselmesine neden oldu. Uluslararası piyasalarda dizel fiyatları son üç ayda %20'den fazla artış gösterdi. Brent petrol varil fiyatı ise 90 doların üzerine çıkarak yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Trump yönetimi, İran'a yönelik sert yaptırımlar ve olası askeri seçenekleri masada tutarken, Tahran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerde de mesafe kat edemedi. Beyaz Saray, İran'ın petrol ihracatını sıfıra indirmeyi hedefliyor. Ancak bu politikaların küresel enerji arzını daha da daraltacağı ve fiyatları yükselteceği öngörülüyor. Trump, Ukrayna saldırılarını gerekçe göstererek, İran politikasının yakıt fiyatları üzerindeki etkisini minimalize etmeye çalışıyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırıların Rusya'nın savaş makinesini zayıflatmak için meşru bir askeri hedef olduğunu savunuyor. Zelenski, "Rusya'nın enerji ihracatı, savaşı finanse ediyor. Bu tesisler askeri hedeflerdir" demişti. Ancak Trump'ın çağrısı, Kiev'in en önemli destekçisi Washington'dan gelen ilk doğrudan uyarı oldu. Ukrayna yönetimi henüz resmi bir yanıt vermedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rusya, dünyanın en büyük dizel ihracatçılarından biri konumunda. Ülkenin günlük dizel ihracatı yaklaşık 1 milyon varil seviyesinde. Ukrayna saldırıları, Rusya'nın ihracat kapasitesini azaltarak küresel arzda önemli bir boşluk yarattı. Avrupa Birliği, Rus dizel ithalatına yönelik yasakları delmek için Hindistan ve Çin üzerinden dolaylı ithalat yolları arıyor. Ancak bu ülkelerin rafineri kapasiteleri sınırlı.
Öte yandan, ABD'nin İran'a yönelik olası askeri müdahalesi, Hürmüz Boğazı'ndan geçen günlük 20 milyon varil petrolün güvenliğini tehdit ediyor. Bu durum, küresel enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini artırıyor. OPEC+ ülkeleri, üretim kotalarını artırma konusunda isteksiz davranıyor. Suudi Arabistan ve BAE, yedek kapasitelerini devreye sokmaya hazır olduklarını açıkladılar ancak piyasa bu açıklamalara temkinli yaklaşıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel petrol talebinin 2024'te günlük 103 milyon varile ulaşacağını tahmin ediyor. Arz tarafındaki kısıtlar nedeniyle fiyatların yüksek seyretmesi bekleniyor. ABD'de benzin fiyatları gallon başına 4 doları aşmış durumda. Bu, Trump yönetimi için seçim öncesi dönemde siyasi bir risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının yaklaşık %90'ını ithal eden bir ülke olarak küresel petrol fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor. Rusya'dan dizel ithalatı, Türkiye'nin enerji güvenliğinde önemli bir yer tutuyor. Ukrayna saldırıları sonrası Rus dizelinde yaşanabilecek arz kesintileri, Türkiye'nin ithalat maliyetini artırabilir. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik olası yaptırımları, Türkiye'nin İran'dan yaptığı petrol ithalatını da sekteye uğratabilir. Türkiye, enerji arz güvenliğini sağlamak için alternatif kaynak ve güzergahlara yönelmek zorunda kalabilir. Bu gelişmeler, Türkiye'nin enerji politikasında çeşitlendirmeyi ve yenilenebilir enerjiye yatırımı daha da önemli hale getiriyor.