ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Ukrayna'nın Rusya'daki petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını durdurması gerektiğini söyledi. Trump, bu çağrısını dizel fiyatlarındaki artışa bağlayarak, İran savaşı ve ardından gelen enerji krizi nedeniyle yükselen yakıt maliyetlerini gerekçe gösterdi. Açıklama, Trump'ın İrlanda'daki golf sahasında, Irish Open turnuvası sırasında bir muhabirin sorusu üzerine geldi. Muhabir, Trump'a Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile görüşüp görüşmediğini sordu; Trump, Ukrayna lideriyle henüz konuşmadığını ancak konuşmayı planladığını belirtti. Trump ayrıca, Ukrayna'nın saldırılarının Rus petrol altyapısına zarar verdiğini ve bunun küresel petrol fiyatlarını yükselttiğini ima etti.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın açıklaması, ABD'nin Ukrayna'ya yönelik politikasında bir değişiklik sinyali olarak yorumlanıyor. ABD, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden bu yana Kiev'e askeri ve mali yardım sağlıyor. Ancak Trump, göreve geldiğinden beri savaşı sona erdirme ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile diyalog kurma arzusunu dile getiriyor. Trump'ın Ukrayna'nın Rus rafinerilerini vurmasını eleştirmesi, savaşın seyrini ve enerji piyasalarını etkileyebilecek bir pozisyon değişikliği olarak değerlendiriliyor. Ukrayna, son aylarda insansız hava araçlarıyla Rusya'nın petrol rafinerilerine ve depolama tesislerine saldırılar düzenleyerek Rusya'nın petrol ihracat kapasitesini azaltmayı hedefliyordu. Bu saldırılar, Rusya'nın iç piyasada akaryakıt sıkıntısı yaşamasına ve küresel petrol fiyatlarının dalgalanmasına neden olmuştu.
İran savaşı, Trump'ın bahsettiği enerji krizinin arka planını oluşturuyor. ABD ve İran arasındaki gerilim, 2020'de Tahran'da İran Devrim Muhafızları Komutanı Kasım Süleymani'nin öldürülmesiyle zirveye çıkmıştı. Son dönemde İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle yaptırımlar ve askeri tehditler yeniden gündemde. Bu durum, Orta Doğu'dan petrol arzının kesintiye uğrama riskini artırarak dizel ve benzin fiyatlarını yükseltiyor. Trump, Ukrayna'nın saldırılarına son vermesini isteyerek, küresel enerji piyasalarında istikrar sağlamayı ve ABD'de akaryakıt fiyatlarını düşürmeyi amaçlıyor olabilir. Zira ABD'de yüksek yakıt fiyatları, seçmen nezdinde hoşnutsuzluğa yol açıyor ve Trump'ın ekonomik performansına gölge düşürebilir.
Ukrayna cephesinde ise saldırıların durdurulması, Kiev'in elindeki önemli bir kozu kaybetmesi anlamına gelebilir. Ukrayna, Rusya'nın savaş makinesini finanse eden petrol gelirlerini kesmek için bu saldırıları düzenliyordu. Ancak ABD'nin baskısı, Ukrayna'nın bu stratejiyi gözden geçirmesine neden olabilir. Öte yandan, Rusya'nın rafineri saldırılarına misilleme olarak Ukrayna'nın enerji altyapısını vurması, savaşın şiddetini artırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın açıklaması, ABD'nin Ukrayna savaşındaki rolü ve transatlantik ilişkiler açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Avrupa ülkeleri, Ukrayna'nın Rus petrol altyapısına yönelik saldırılarını genellikle destekliyor; zira bu saldırılar Rusya'nın savaş kapasitesini zayıflatıyor. Ancak enerji fiyatlarındaki artış, Avrupa'da da ekonomik sıkıntılara yol açıyor. Trump'ın çağrısı, Avrupa başkentlerinde endişeyle karşılanabilir. Ayrıca, Trump'ın Putin ile doğrudan görüşme sinyali, Batı ittifakında çatlak yaratabilir.
Küresel petrol piyasaları, Orta Doğu'daki istikrarsızlık ve Ukrayna savaşı nedeniyle zaten kırılgan. Ukrayna'nın saldırıları, Rusya'nın petrol ihracatını günde yaklaşık 500 bin varil azaltmış durumda. Bu da dizel ve jet yakıtı fiyatlarını yükseltiyor. Trump'ın çağrısı, OPEC+ ülkelerinin üretim kararlarını da etkileyebilir. Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler, fiyatları dengelemek için üretimi artırmaya çağrılabilir. Öte yandan, İran ile olası bir savaş, Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışını tehlikeye atarak fiyatları daha da yükseltebilir. Trump yönetimi, bu nedenle Ukrayna'nın saldırılarını durdurarak enerji piyasalarına bir miktar istikrar getirmeyi hedefliyor olabilir.
Ancak Ukrayna'nın saldırıları durdurması, Rusya'nın elini güçlendirebilir ve savaşın uzamasına neden olabilir. Ukrayna, adil bir barış için askeri baskıyı sürdürmek istiyor. Trump'ın çağrısı, Kiev'in müzakere masasındaki konumunu zayıflatabilir. Ayrıca, ABD'nin Ukrayna'ya desteğinin azalması, Avrupa'nın güvenlik mimarisini yeniden şekillendirebilir. NATO üyeleri, savunma harcamalarını artırma konusunda zaten baskı altında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşta denge politikası izliyor. Ankara, Kiev'e insansız hava araçları satarken, Rusya ile enerji ve ticaret ilişkilerini sürdürüyor. Trump'ın Ukrayna'nın Rus rafinerilerine saldırılarını durdurma çağrısı, Türkiye'nin enerji güvenliğini yakından ilgilendiriyor. Rusya, Türkiye'nin en büyük doğalgaz ve petrol tedarikçisi konumunda. Ukrayna'nın saldırıları, Rusya'nın ihracat kapasitesini düşürerek Türkiye'ye yönelik enerji arzında kesinti riski yaratabilir. Öte yandan, dizel fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin enflasyon ve cari açık sorunlarını derinleştirebilir. Türkiye, bu nedenle enerji fiyatlarının istikrarını destekliyor. Ayrıca, Trump'ın çağrısı, Türkiye'nin Ukrayna savaşında arabuluculuk rolünü yeniden ön plana çıkarabilir. Ankara, tahıl koridoru anlaşması gibi girişimlerle diplomatik etkisini artırmıştı. Eğer ABD ve Ukrayna arasında bir gerilim yaşanırsa, Türkiye denge politikasında zorlanabilir. Bu nedenle gelişmeleri dikkatle izliyor.