ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Ro Khanna (Kaliforniya), Pazar günü yaptığı açıklamada, Demokratların Kasım ayındaki ara seçimlerde Kongre'nin kontrolünü ele geçirmesi halinde Başkan Donald Trump'a yönelik üçüncü bir azil girişiminin "hesap verebilirlik standardı oluşturmak" amacı taşıyacağını belirtti. Khanna, NBC News'in "Meet the Press" programında sunucu Kristen Welker'a verdiği demeçte, Trump'ın görevden alınmasının ülkenin hukuk üstünlüğü ilkesini yeniden tesis etmek için gerekli olabileceğini ima etti.
Azil Girişimlerinin Arka Planı ve Khanna'nın Açıklamaları
Ro Khanna, Demokrat Parti içinde ilerici kanadın önde gelen isimlerinden biri olarak biliniyor. Daha önce de Trump yönetiminin politikalarına yönelik eleştirileriyle gündeme gelmişti. Khanna'nın "Meet the Press" programındaki sözleri, Demokratların seçim stratejisi açısından önemli bir tartışmayı yeniden alevlendirdi. Khanna, "Eğer Demokratlar Kongre'yi kazanırsa, üçüncü bir azil girişimi, Başkan'ın yasalara uyması gerektiği yönünde bir standart oluşturmak için olacaktır" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Trump'ın görev süresi boyunca iki kez azil süreciyle karşılaşmış olmasının ardından geldi; ilki 2019'da Ukrayna telefon görüşmesi, ikincisi ise 2021'de 6 Ocak Kongre baskını sonrası gerçekleşmişti.
Khanna, söz konusu azil girişiminin siyasi bir intikam değil, anayasal bir sorumluluk olduğunu savundu. Ancak Cumhuriyetçiler, bu tür bir girişimin ülkeyi daha da kutuplaştıracağını ve Demokratların seçim kampanyasında zaman kaybına yol açacağını belirtiyor. Trump, henüz konuyla ilgili doğrudan bir açıklama yapmadı; ancak geçmişte kendisine yönelik azil girişimlerini "siyasi cadı avı" olarak nitelendirmişti. Khanna'nın açıklamaları, Demokratların 8 Kasım ara seçimlerinde Meclis ve Senato'da çoğunluğu kazanma hedefine yönelik bir mesaj olarak yorumlanıyor.
Azil Sürecinin Hukuki ve Siyasi Boyutları
ABD Anayasası'na göre azil, başkanın "vatana ihanet, rüşvet veya diğer ağır suçlar ve kabahatler" nedeniyle görevden alınması sürecidir. Temsilciler Meclisi basit çoğunlukla azil maddelerini kabul eder, Senato ise üçte iki çoğunlukla mahkûmiyet kararı verir. Trump'ın ilk azil süreci 2019'da Temsilciler Meclisi'nden geçmiş, ancak Senato'da Cumhuriyetçilerin çoğunluğu sayesinde akıbet uğramamıştı. İkinci azil ise 2021'de Kongre baskını sonrası başlatılmış, yine Senato'da başarısız olmuştu. Üçüncü bir azil girişimi, eğer Demokratlar her iki kanadı da kazanırsa, teorik olarak mümkün; ancak Senato'da üçte iki çoğunluk sağlanamadığı sürece mahkûmiyet zor. Khanna'nın vurgusu, azil sürecinin sonucundan bağımsız olarak bir emsal oluşturmak.
Uzmanlar, böyle bir girişimin Trump'ın siyasi geleceğini etkileyebileceğini, ancak aynı zamanda ülkedeki siyasi kutuplaşmayı derinleştirebileceğini belirtiyor. Demokratlar içinde de azil konusunda fikir ayrılıkları var; bazıları önceliğin ekonomi ve sosyal politikalar olması gerektiğini savunuyor. Ancak Khanna gibi isimler, hukuk devleti ilkesinin korunmasının uzun vadede daha önemli olduğunu düşünüyor.
Trump'a Yönelik Diğer Hukuki Süreçler
Trump, sadece azil değil, aynı zamanda çeşitli eyalet ve federal soruşturmalarla da karşı karşıya. New York Başsavcılığı, Trump Organizasyonu'nun mali işlemlerini inceliyor; Georgia'da ise 2020 seçim sonuçlarına müdahale girişimiyle ilgili bir soruşturma yürütülüyor. Ayrıca 6 Ocak Komisyonu, Kongre baskınındaki rolüne dair deliller topladı. Bu süreçler, Trump'ın yeniden başkan adayı olma ihtimalini gölgeleyebilir. Khanna'nın açıklamaları, bu hukuki süreçlerle birlikte değerlendirildiğinde, Trump'ın siyasi ve hukuki risklerinin arttığını gösteriyor.
Ara Seçimler ve Demokratların Stratejisi
ABD'de 8 Kasım 2022'de yapılacak ara seçimler, Başkan Biden'ın politikalarının onaylanıp onaylanmayacağını belirleyecek. Anketler, Demokratların Meclis'teki çoğunluğunu kaybedebileceğini, Senato'da ise başa baş bir yarış olduğunu gösteriyor. Ekonomik sorunlar, enflasyon ve artan suç oranları, seçmenin gündeminde ön planda. Khanna'nın azil çağrısı, Demokratların tabanını harekete geçirmek için bir hamle olarak görülebilir; ancak bağımsız seçmenleri kutuplaştırma riski taşıyor.
Cumhuriyetçiler ise bu tür bir girişimin Demokratların "aşırıya kaçtığını" göstereceğini ve seçim kampanyasında işlerine yarayacağını düşünüyor. Trump, halen Cumhuriyetçi Parti içinde en etkili figür olmayı sürdürüyor ve 2024 başkanlık seçimleri için adaylık sinyali veriyor. Üçüncü bir azil girişimi, Trump'ın "siyasi kurban" imajını güçlendirebilir ve tabanını konsolide edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de Trump'a yönelik olası bir üçüncü azil girişimi, Türkiye'nin dış politikası ve ekonomisi açısından dolaylı ama önemli etkiler taşıyor. Trump döneminde Türkiye-ABD ilişkileri dalgalı bir seyir izledi; S-400 krizi, F-35 programından çıkarılma ve yaptırımlar gibi konular yaşandı. Biden yönetimiyle ise ilişkilerde yeni bir denge aranıyor. Trump'ın yeniden güçlenmesi veya zayıflaması, ABD'nin NATO ve Orta Doğu politikalarını etkileyebilir. Ayrıca ABD'deki siyasi istikrarsızlık, küresel piyasalar ve dolar üzerinden Türkiye ekonomisini de etkileyebilir. Türkiye, ABD iç siyasetindeki gelişmeleri yakından izlemeli ve olası senaryolara hazırlıklı olmalı.