ABD Başkanı Donald Trump'ın agresif ticaret politikaları, kendi uygulama mekanizmasını zayıf düşürüyor. ABD Ticaret Temsilciliği Ofisi (USTR), artan iş yüküne rağmen personel sayısında tarihi bir düşüş yaşıyor. Eski yetkililere göre, bu durum Trump'ın ticaret savaşı stratejisini sekteye uğratıyor.
USTR'de Personel Krizi
USTR, küresel ticaret anlaşmazlıklarını yöneten ve müzakereleri yürüten kritik bir kurum. Ancak son aylarda ofisin personel sayısı, emeklilikler ve istifalar nedeniyle dibe vurdu. Kurumdaki açık pozisyonların doldurulamaması, özellikle Çin ile devam eden ticaret savaşı, Avrupa Birliği'ne yönelik gümrük tarifeleri ve yeni ticaret anlaşmaları gibi dosyaların yavaş işlemesine neden oluyor.
USTR'de uzun yıllar görev yapmış eski bir yetkili, 'Ofis artık yangın söndürmekle meşgul. Normal işleyiş neredeyse imkansız hale geldi' diyor. Personel sayısındaki azalma, müzakere ekiplerinin deneyim kaybına da yol açıyor. Kıdemli müzakerecilerin ayrılması, yerlerine gelenlerin deneyimsiz olması, ticaret politikalarının tutarlılığını zedeliyor.
Küresel Ticaret Savaşının Bedeli
Trump'ın 'Önce Amerika' politikası, küresel ticaret sistemini kökten değiştirmeyi hedefliyor. Ancak bu hedefe ulaşmak için güçlü bir bürokrasiye ihtiyaç var. USTR'nin zayıflaması, yalnızca ABD'nin değil, tüm dünyanın ticaret akışını etkileyebilir. Avrupa Birliği, Latin Amerika ve Asya'daki ülkelerle yürütülen müzakerelerde ABD'nin pazarlık gücü azalabilir.
Uzmanlar, Çin ile imzalanan faz-1 anlaşmasının uygulanmasının bile tehlikeye girebileceğini belirtiyor. Anlaşmanın denetim mekanizmasını USTR yürütüyor; ancak yetersiz personel, Çin'in taahhütlerini yerine getirip getirmediğini doğru şekilde takip edemeyebilir. Bu durum, ticaret savaşının yeniden alevlenmesine zemin hazırlayabilir.
Küresel ticaret ortamı, koronavirüs salgınının ardından zaten kırılgan bir halde. USTR'nin etkisiz kalması, tedarik zincirlerindeki aksamaları derinleştirebilir. Dünya Ticaret Örgütü'nün (DTÖ) reform süreci de ABD'nin öncülüğünü bekliyor; ancak bu beklenti, zayıf bir USTR ile karşılanamaz.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile ticaret hacmi ve stratejik ilişkileri açısından bu gelişmeleri yakından takip etmeli. ABD'nin ticaret politikalarındaki belirsizlik, Türkiye'nin ihracatını ve yatırım kararlarını etkileyebilir. Özellikle çelik ve alüminyum gibi sektörlerde yaşanan gümrük tarifesi anlaşmazlıkları, Türkiye'nin ABD pazarındaki rekabet gücünü zayıflatmıştı. USTR'nin personel yetersizliği, bu tür anlaşmazlıkların çözümünü geciktirebilir. Türkiye'nin, ticaret müzakerelerinde ABD'nin zayıf halkalarını kendi lehine kullanma fırsatı doğabilir. Bu nedenle Ankara'nın hem USTR ile hem de Amerikan iş dünyasıyla diyalog kanallarını açık tutması önemli.