Eski ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yayınladığı yapay zeka destekli bir videoda, kendisine muhalif ünlü isimleri 'Trump Deliriyor Sendromu' (TDS) teşhisiyle tedavi ettiği bir senaryo canlandırdı. Videoda, aralarında Robert De Niro, Julia Roberts, George Clooney ve Oprah Winfrey'in de bulunduğu birçok ünlü, Trump'ın bir kliniğinde sıraya giriyor ve Trump her birine 'TDS' aşısı yaparak semptomlarını hafifletiyor. Trump'ın bu hamlesi, başkanlık yarışında yeniden aday olmaya hazırlandığı ve anketlerde rakibi Kamala Harris ile başa baş gittiği bir dönemde geldi. Video kısa sürede milyonlarca kez izlenirken, siyasi yelpazenin her iki tarafından da tepki çekti. Özellikle muhafazakar çevreler videoyu 'yaratıcı ve eğlenceli' bulurken, liberal kesimler 'tehlikeli bir propaganda' olarak nitelendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
Trump'ın 'TDS' kavramı, kendisine yönelik her türlü eleştiriyi 'hastalık' olarak tanımlamaya çalıştığı bir söylem haline gelmişti. Özellikle 2020 seçimlerinin ardından bu kavramı sıkça kullanan Trump, muhaliflerini 'aklını yitirmekle' suçluyordu. Yeni video ise bu söylemi somut bir görsel anlatıma dönüştürüyor. Videoda Trump, beyaz önlükle görünüyor ve her ünlüyle kısa bir diyalog kuruyor. Örneğin, Robert De Niro'ya 'Senin için ne kadar çok endişeleniyorum' derken, Julia Roberts için 'O kadar iyi bir oyuncu ki gerçekten hasta' ifadesini kullanıyor. Video, Trump'ın Truth Social platformunda yayınlanırken, kısa sürede X (eski Twitter) ve diğer mecralara da yayıldı. Uzmanlar, videonun yapay zeka teknolojisinin siyasi kampanyalarda giderek daha fazla kullanıldığını gösterdiğini belirtiyor. Bu tür içeriklerin, seçmenler üzerinde duygusal etki yaratma potansiyeli taşıdığı ve dezenformasyon riskini artırdığı ifade ediliyor. Öte yandan Trump'ın kampanya ekibi, videonun yalnızca bir mizah ürünü olduğunu ve ciddiye alınmaması gerektiğini savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de başkanlık seçimlerine yaklaşık bir yıl kala, bu tür yaratıcı kampanya içerikleri normalleşmiş durumda. Ancak Trump'ın bu videosu, özellikle dezenformasyon ve yapay zeka kullanımı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Video, sadece ABD iç siyasetinde değil, Avrupa ve diğer bölgelerde de yankı buldu. Özellikle popülist liderler, Trump'ın bu tür mizahi ve provokatif dilini örnek alarak benzer taktikler geliştirebilir. Ayrıca, video ünlülerin siyasi pozisyonlarını hedef aldığı için, Hollywood'un Washington ile ilişkisi konusundaki tartışmaları da körüklüyor. Küresel ölçekte, yapay zeka ile üretilmiş siyasi içeriklerin düzenlenmesi ihtiyacı bir kez daha gündeme gelirken, AB'de yakın zamanda çıkarılacak Yapay Zeka Yasası bu tür içerikleri denetim altına almayı hedefliyor. Trump'ın videosu, kaynağın şeffaflığı ve içeriğin doğruluğu konusunda yeni soru işaretleri doğuruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın bu tür yapay zeka videoları, Türkiye gibi siyasi kutuplaşmanın yoğun olduğu ülkelerde de benzer içeriklerin üretilmesine ilham verebilir. Türkiye'de de siyasi partiler ve destekçiler, muhalif figürleri hedef alan dijital kampanyalar yürütmektedir. Bu tür yöntemler, seçim dönemlerinde dezenformasyonu artırabilir ve toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebilir. Ayrıca, yapay zeka teknolojisinin kötüye kullanımına karşı Türkiye'nin de AB ve ABD ile eşgüdüm halinde düzenlemeler yapması önem taşımaktadır. Küresel medya düzeninde bu tür içeriklerin yayılması, Türk kullanıcıların da maruz kaldığı bir bilgi kirliliği yaratma potansiyeline sahiptir.