ABD Başkanı Donald Trump, yapay zeka (YZ) teknolojilerinde ABD'nin liderliğini pekiştirmek amacıyla dünya liderlerini ve ABD federal kurumlarını, YZ alanındaki en gelişmiş sistemleri ifade etmek için kullanılan terminolojiyi değiştirmeye çağırıyor. Trump yönetimi, "yapay genel zeka" (AGI) veya "süper zeka" gibi terimlerin yerine, ABD'nin teknolojik üstünlüğünü vurgulayan yeni bir isimlendirme benimsemesi için uluslararası baskı yapıyor. Bu hamle, hem iç politikada hem de küresel arenada YZ rekabetinin yeni bir boyut kazandığını gösteriyor.
Trump'ın YZ Stratejisi: İsimlendirme Savaşının Arka Planı
Trump yönetiminin bu girişimi, ilk olarak Axios'un haberleriyle gündeme geldi. 22 Eylül 2026 tarihli habere göre, Beyaz Saray, "süper zeka" (superintelligence) terimini yeniden markalaştırmak için bir kampanya başlattı. Yönetim, bu terimin Çin ve Rusya gibi rakipler tarafından da kullanılmasından rahatsız. Trump, kendi döneminde başlattığı "Yapay Zeka Girişimi" (American AI Initiative) ile ABD'nin YZ alanındaki küresel hakimiyetini güçlendirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda, federal kurumlara gönderilen talimatlarda, YZ seviyelerinin tanımlanmasında "süper zeka" yerine "Amerikan liderliğindeki ileri zeka" gibi ifadelerin kullanılması isteniyor. Ayrıca, müttefik ülkelere de benzer bir terminoloji benimsemeleri için diplomatik kanallardan çağrı yapılıyor.
Uzmanlar, bu isimlendirme çabasının sembolik olduğu kadar stratejik olduğunu belirtiyor. Zira YZ alanındaki terimler, uluslararası standartların ve düzenlemelerin şekillenmesinde etkili oluyor. Trump yönetimi, "süper zeka" gibi tarafsız görünen bir terimin yerine, ABD'nin öncülüğünü vurgulayan bir isimlendirme ile küresel algıyı yönetmeyi amaçlıyor. Ancak bu girişim, bazı Avrupa ülkeleri ve uluslararası kuruluşlar tarafından temkinli karşılanıyor. Özellikle Avrupa Birliği, YZ düzenlemelerinde "yüksek riskli YZ" gibi kategoriler kullanırken, ABD'nin bu hamlesi transatlantik uyumu zorlaştırabilir.
Trump'ın bu konudaki ısrarı, aslında daha geniş bir teknoloji politikasının parçası. 2025'te imzalanan ve YZ Ar-Ge'sine 100 milyar doların üzerinde fon sağlayan yasa ile ABD, Çin'in YZ alanındaki hızlı ilerleyişine karşı koymayı hedefliyor. Çin, 2030'a kadar YZ'de dünya lideri olma hedefini açıklamış durumda. Bu nedenle Trump, sadece teknolojik değil, aynı zamanda kavramsal bir üstünlük kurmaya çalışıyor. İsimlendirme, bu mücadelenin bir yansıması.
Küresel Yansımalar: YZ Rekabetinde Yeni Dönem
Trump'ın "süper zeka" terimini yeniden adlandırma çabası, küresel YZ yönetişimi açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Halihazırda, Birleşmiş Milletler ve OECD gibi kuruluşlar, YZ terimleri üzerinde ortak bir dil oluşturmaya çalışıyor. ABD'nin tek taraflı bir isimlendirme dayatması, bu çabaları sekteye uğratabilir. Öte yandan, ABD'nin müttefikleri arasında bile farklı yaklaşımlar var. İngiltere, "süper zeka" terimini kullanmaya devam ederken, Fransa "ileri YZ" ifadesini tercih ediyor. Trump yönetimi, özellikle Beş Göz ülkeleri (ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda) arasında ortak bir terminoloji oluşturmayı hedefliyor. Ancak bu ülkelerden henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Uzmanlara göre, bu tür bir isimlendirme savaşı, YZ alanındaki işbirliğini zorlaştırabilir ve teknolojik bloklaşmayı derinleştirebilir. Çin ve Rusya, ABD'nin bu hamlesini "teknolojik hegemonya" olarak nitelendiriyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in sözcüsü Dmitri Peskov, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Yapay zeka evrensel bir teknolojidir, tek bir ülkenin vesayeti altına alınamaz" dedi. Çin Dışişleri Bakanlığı ise, "YZ terimlerinin siyasallaştırılmasına karşıyız" açıklamasında bulundu. Bu tepkiler, ABD'nin girişiminin uluslararası alanda yankı bulmakta zorlanacağını gösteriyor.
Ayrıca, özel sektör de bu tartışmadan etkileniyor. Google, Microsoft, OpenAI gibi ABD merkezli teknoloji devleri, ürünlerinde ve araştırmalarında "süper zeka" terimini kullanıyor. Trump yönetiminin bu şirketlere baskı yapıp yapmayacağı belirsiz. Ancak Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, "özel sektörün gönüllü olarak yeni terminolojiyi benimsemesi" çağrısı yapıldı. Bu durum, şirketlerin küresel pazarlarda nasıl bir dil kullanacağı konusunda ikilem yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın "süper zeka" isimlendirme hamlesi, Türkiye'nin yapay zeka stratejisi ve dış politikası açısından dikkatle izlenmeli. Türkiye, son yıllarda YZ alanında önemli adımlar atarak kendi "Ulusal Yapay Zeka Stratejisi"ni uygulamaya koydu. ABD'nin bu girişimi, Türkiye'nin hangi terimleri kullanacağı konusunda bir tercih yapmasını gerektirebilir. Eğer Türkiye, ABD'nin önerdiği terminolojiyi benimserse, Batı ile uyumunu güçlendirebilir; ancak Çin ve Rusya ile olan ilişkilerinde bir denge gözetmek zorunda. Ayrıca, Türkiye'nin YZ alanındaki uluslararası işbirliklerinde bu isimlendirme farklılıkları pratik zorluklar yaratabilir. Kısacası, sembolik görünen bu adım, Türkiye'nin teknoloji diplomasisinde yeni bir parametre olarak öne çıkıyor.