Eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde federal gıda yardım programı SNAP’te (Supplemental Nutrition Assistance Program) yapılan düzenlemeler, en savunmasız gruplardan biri olan çocukları vurdu. ProPublica’nın ortaya çıkardığı verilere göre, yapılan değişikliklerin ardından 770 binden fazla çocuk artık bu yardımdan yararlanamıyor. Bu durum, özellikle düşük gelirli ailelerde beslenme yetersizliği ve yoksulluk riskini artırıyor. Uzmanlar, kesintinin uzun vadede çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimini olumsuz etkileyeceği konusunda uyarıyor.
Değişikliğin Arka Planı: Çalışma Şartı ve Bürokratik Engeller
Trump yönetimi, 2018 yılında SNAP yardımlarına erişimi kısıtlayan bir dizi kural değişikliği yapmıştı. Bunların başında, yardım almak için belirli bir süre çalışma veya iş eğitimi programlarına katılma şartı getiren düzenleme geliyor. Özellikle “güçlendirilmiş” çalışma şartı olarak bilinen bu kural, 18-49 yaş arası sağlıklı yetişkinlerin üç ay içinde bir işe girmelerini ya da haftada en az 20 saat çalışmalarını zorunlu kılıyor. Bu şartı yerine getiremeyenler, yardımlarını kaybediyor.
ProPublica’nın analizi, bu kural değişikliğinin çocuklu aileleri orantısız bir şekilde etkilediğini gösteriyor. Kural resmen sadece yetişkinleri hedef alsa da, aile içinde yardımı kaybeden ebeveynin çocuğu da dolaylı olarak etkileniyor. Ayrıca, pandemi sırasında geçici olarak durdurulan bu kural, Biden yönetiminin çabalarına rağmen yeniden yürürlükte. Bazı eyaletlerde çalışma şartından muafiyet tanıyan bölgeler var ancak bu muafiyetler yetersiz kalıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Gıda Güvensizliği Yaygınlaşıyor
SNAP kesintileri sadece ABD’de değil, küresel ölçekte de yankı uyandırıyor. Dünyanın en büyük ekonomisine sahip ülkede çocukların açlıkla karşı karşıya kalması, gelişmiş ülkelerdeki sosyal güvenlik ağlarının kırılganlığını gözler önüne seriyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, ABD’de gıda güvensizliği yaşayan hane sayısı pandemi sonrası artış trendinde. Özellikle kırsal bölgelerde ve azınlık topluluklarında durum daha vahim.
Uzmanlar, SNAP gibi sosyal yardım programlarının kısıtlanmasının uzun vadede sağlık harcamalarını artırdığına dikkat çekiyor. Yetersiz beslenen çocuklarda obezite, diyabet ve kalp hastalıkları riski yükseliyor. Ayrıca eğitim başarısı da olumsuz etkileniyor. Bu durum, ABD’nin insani kalkınma endekslerinde gerilemeye yol açabilir. Küresel anlamda, ABD’nin bu politikası, diğer ülkelerde de benzer kemer sıkma önlemlerine örnek teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, gıda güvenliği ve sosyal yardım politikalarının önemini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, benzer bir kısıtlama ile karşı karşıya olmasa da, küresel gıda enflasyonu ve tedarik zincirindeki kırılganlıklar nedeniyle hassas bir dönemden geçiyor. Özellikle dar gelirli ailelere yönelik sosyal yardım programlarının etkinliği, sağlıklı nesiller yetiştirmek açısından kritik. ABD’deki bu uygulama, sosyal yardımların çalışma şartına bağlanmasının yoksulluğu artırabileceğini gösteriyor. Türkiye’nin bu konuda deneyimleri dikkate alarak, yardım programlarını ihtiyaç sahiplerine en etkin şekilde ulaştıracak politikalar geliştirmesi gerekiyor.