Washington — ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Salvadorlu göçmenler için kritik öneme sahip Geçici Koruma Statüsü (TPS) programının geleceği hakkında hâlâ bir karar açıklamadı. Kararın gecikmesi, yaklaşık 200 bin Salvadorluyu belirsizliğe sürüklerken, göçmen hakları savunucuları ve politika uzmanları arasında soru işaretleri yaratıyor. TPS, 2001 yılında El Salvador'daki depremler sonrası verilen ve o zamandan beri periyodik olarak yenilenen bir koruma statüsü. Trump yönetiminin göçmen karşıtı politikaları göz önüne alındığında, programın sona erdirilmesi veya uzatılması yönünde bir kararın yakın zamanda gelmesi bekleniyordu, ancak henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Gecikmenin Arka Planı ve Olası Nedenler
Trump yönetimi, göreve geldiği ilk günden bu yana sert göç politikaları izliyor. 2017'de Haiti, Nikaragua, Sudan ve diğer bazı ülkeler için TPS'yi sonlandırma kararı almış, ancak Salvadorlular için henüz adım atmamıştı. 2018'in başlarında yönetimin TPS'yi sonlandıracağı yönünde güçlü sinyaller gelmişti; hatta o dönemde Salvadorlulara ülkeyi terk etmeleri için 18 ay süre verileceği konuşuluyordu. Ancak aradan geçen sürede karar çıkmadı. Uzmanlar, gecikmenin birkaç nedeni olabileceğini belirtiyor: Kongre'deki göçmen reformu müzakereleri, Salvadorlu göçmenlerin yoğun olduğu eyaletlerdeki siyasi dengeler, El Salvador hükümetiyle yürütülen diplomatik temaslar ve yönetim içindeki farklı görüşler. Ayrıca, Beyaz Saray'ın dikkatinin diğer dış politika krizlerine (Kuzey Kore, İran, Venezuela) kayması da kararın ertelenmesine yol açmış olabilir. Göçmen avukatları, TPS'nin uzatılmaması halinde yüz binlerce kişinin sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalacağını ve bunun ABD ekonomisine ciddi etkileri olacağını vurguluyor.
Salvadorlu Toplumu ve Bölgesel Etkiler
ABD'deki Salvadorlu toplumu, TPS'nin geleceği belirsizliği nedeniyle büyük bir endişe içinde. Birçok Salvadorlu, yıllardır ABD'de yaşıyor, iş yeri kurmuş, çocukları ABD vatandaşı olmuş durumda. TPS'nin sona ermesi, ailelerin parçalanmasına ve göçmenlerin geldikleri ülkeye geri dönmelerine neden olacak. El Salvador hükümeti ise, ülkeye dönecek bu kadar kişiyi entegre edecek altyapıya sahip olmadığını belirtiyor. Uluslararası Göç Örgütü'ne göre, Salvadorlu göçmenler ABD'ye yılda yaklaşık 4,5 milyar dolar havale gönderiyor; bu, El Salvador ekonomisinin önemli bir parçası. TPS'nin sona ermesi, hem ABD'deki işgücü piyasasını hem de El Salvador'un ekonomik istikrarını olumsuz etkileyebilir. Bölgesel olarak, Meksika ve Orta Amerika ülkeleri de olası bir göç dalgasından endişe duyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Salvadorlulara yönelik TPS kararı, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel göç politikaları ve mülteci koruma rejimleri açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke olarak, benzer geçici koruma statülerini (Suriyeliler için) yönetme deneyimine sahip. ABD'nin TPS'yi sonlandırma eğilimi, uluslararası koruma mekanizmalarının geleceği hakkında soru işaretleri yaratıyor. Ayrıca, olası bir göç dalgası Avrupa ve Orta Doğu'yu da etkileyebilir; bu da Türkiye'nin göç yönetimi politikalarını dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, küresel göç krizlerinde insani koruma standartlarının korunması için uluslararası işbirliğinin önemini vurgulamaktadır.