ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna-Rusya savaşını sona erdirme çabaları kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Ancak Trump'ın dikkatini büyük ölçüde İran ile artan gerilime yöneltmesi, ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen barış görüşmelerinin şimdilik askıda kalmasına neden oldu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, görüşmelerin "olumlu ve yapıcı" geçtiği belirtilirken, somut bir ilerleme kaydedilmediği ifade edildi. Ukrayna'da savaşın üçüncü yılına yaklaşılırken, taraflar arasındaki temel farklılıkların devam ettiği gözlemleniyor.
Gelişmenin arka planı
ABD arabuluculuğundaki barış süreci, 2022 yılının sonlarında başlatılan istikşafi görüşmelerin ardından tıkanmıştı. Trump yönetimi, son haftalarda İran'ın nükleer programı ve bölgedeki vekil güçlerle mücadeleye öncelik vermesi nedeniyle Ukrayna dosyasını ikinci plana atmıştı. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Putin-Trump görüşmesinin "samimi bir ortamda" geçtiğini ancak herhangi bir anlaşma zemini oluşmadığını söyledi. Ukrayna tarafı ise, Rusya'nın işgal altındaki topraklardan çekilmesi ve güvenlik garantileri konusunda ısrar ediyor. Zelenski, Trump ile yaptığı görüşmede Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün korunmasının ön şart olduğunu vurguladı. Öte yandan, Avrupa Birliği ve NATO, barış sürecinde daha aktif rol almak istediklerini ancak ABD'nin liderliğine ihtiyaç duyduklarını belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın İran'a yönelik sert tutumu, Tahran'ın nükleer faaliyetlerini hızlandırmasına ve bölgedeki gerilimi tırmandırmasına yol açmış durumda. Bu durum, ABD'nin Ukrayna'daki barış çabalarına ayırabileceği diplomatik kaynakları sınırlıyor. Askeri analistlere göre, Rusya Ukrayna'da yavaş ama istikrarlı bir ilerleme kaydederken, Batı yaptırımlarının etkisi Moskova üzerinde sınırlı kalıyor. Küresel enerji piyasaları, barış umutlarının zayıflamasıyla birlikte yeniden dalgalanmaya başladı. Avrupa ülkeleri, kış aylarında enerji arz güvenliğini sağlamak için alternatif kaynak arayışlarını hızlandırdı. Çin ve Hindistan gibi büyük güçler ise Ukrayna krizinin uzamasından jeopolitik avantaj elde etmeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna-Rusya savaşının başından bu yana arabulucu rolü üstlenmiş ve 2022'de tahıl koridoru anlaşmasına ev sahipliği yapmıştı. Trump'ın barış sürecini ikinci plana atması, Türkiye'nin bölgedeki denge politikasını zorlayabilir. Ankara, her iki ülkeyle de ilişkilerini sürdürürken, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin uygulanması ve Karadeniz güvenliği konusunda hassas bir konumda. Barış görüşmelerinin tıkanması, enerji fiyatlarındaki artış ve bölgesel ticaret yollarındaki aksamalar yoluyla Türkiye ekonomisini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin İran'a odaklanması, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki güvenlik kaygılarını da etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.