ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü yaptığı yazılı açıklamada, Başsavcı Todd Blanche'dan Federal Reserve'in (Fed) eski Başkanı Jerome Powell'ı aklandıran müfettiş raporunu 'tetkik etmesini' istediğini bildirdi. Söz konusu rapor, merkez bankasının binasındaki yenileme çalışmalarına ilişkin yürütülen soruşturmada Powell'ı herhangi bir suçtan muaf tutuyordu. Trump'ın bu hamlesi, Fed'in bağımsızlığına yönelik siyasi baskı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Raporun Arka Planı ve Powell Soruşturması
Federal Reserve, geçtiğimiz yıl merkez binası ve şubelerinde kapsamlı bir yenileme programı başlatmıştı. Bu program kapsamında yapılan harcamalar, bazı çevrelerce 'gereksiz ve abartılı' olarak nitelendirilmişti. Fed Genel Müfettişliği (Office of Inspector General), iddiaları inceledikten sonra Powell'ın görevini kötüye kullandığına veya yasadışı bir eylemde bulunduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığını açıkladı. Rapor, Powell'ı aklayarak merkez bankasının iç denetim mekanizmalarının işlediğini gösterdi. Ancak Trump yönetimi, bu kararı yeterli bulmayarak konuyu yeniden gündeme taşıdı. Başkan Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Başsavcı Todd Blanche'tan müfettiş raporunu detaylıca incelemesini istedim. Bu raporun nasıl hazırlandığını ve Powell'ın gerçekten aklandığını anlamak istiyorum. Amerikan halkı, merkez bankasının nasıl yönetildiğini bilmeyi hak ediyor' ifadelerini kullandı. Açıklamanın devamı basına yansımadı.
Trump'ın bu talebi, Adalet Bakanlığı'nın (DOJ) bağımsız bir kurum olan Fed'in iç işleyişine müdahale etme girişimi olarak yorumlandı. Powell'ın görev süresi 2026'da doluyor ve Trump daha önce Powell'ı görevden almayı düşündüğünü ima etmişti. Beyaz Saray'dan konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Adalet Bakanlığı sözcüsü ise 'Başsavcı, Başkan'ın taleplerini ciddiyetle değerlendirir' demekle yetindi.
Merkez Bankası Bağımsızlığı ve Küresel Piyasa Etkileri
Federal Reserve, dünyanın en büyük ekonomisinin para politikasını belirleyen ve küresel finans sisteminde kritik rol oynayan bir kurum. Başkan Trump'ın görev süresi boyunca Fed'e yönelik eleştirileri ve faiz politikalarına müdahale girişimleri, piyasalarda dalgalanmalara yol açmıştı. Powell'ın aklandığı rapora rağmen Trump'ın konuyu kapatmaması, Fed'in bağımsızlığına yönelik endişeleri artırıyor. Ekonomistler, siyasi baskının merkez bankasının karar alma süreçlerini zayıflatabileceği ve enflasyon beklentilerini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, raporun Powell'ı aklaması, Fed içindeki denetim mekanizmalarının sağlıklı işlediğine dair bir işaret olarak da okunuyor. Ancak Trump'ın 'tetkik' talebi, bu sürecin siyasi bir boyut kazanmasına neden olabilir. Uluslararası yatırımcılar, ABD'de hukuk devleti ve kurumların bağımsızlığı konusundaki gelişmeleri yakından takip ediyor. Dolar endeksi ve tahvil faizleri, haberin ardından sınırlı bir tepki verdi; piyasalar şimdilik temkinli bir duruş sergiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye ekonomisi, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikalarından doğrudan etkileniyor. Fed'in bağımsızlığına yönelik siyasi baskılar, küresel risk iştahını azaltarak gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışını olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin yüksek dış borç ve cari açık yapısı göz önüne alındığında, Fed'in güvenilirliğinin sarsılması TL üzerinde ek baskı yaratabilir. Ayrıca, ABD'de kurumlar arası denge ve hukuk devleti tartışmaları, Türkiye-ABD ilişkilerinde de yansıma bulabilir. Ancak somut bir Türkiye bağlantısı bulunmuyor; gelişme daha çok küresel finansal istikrar açısından izlenmeli.