ABD Başkanı Donald Trump, İran nükleer programı konusunda varılan anlaşmanın artık tamamen imzalanmış olduğunu belirterek, Ortadoğu'da 'harika şeyler' olacağını söyledi. 15 Haziran 2026'da yaptığı açıklamada Trump, 'İran asla nükleer silah sahibi olmayacak, tüm mesele buydu' ifadelerini kullandı. Anlaşmanın detayları henüz tam olarak açıklanmasa da, ABD ve İran arasında yıllardır süren gerilimde önemli bir kırılma noktası olarak görülüyor.
Anlaşmanın arka planı ve süreç nasıl işledi?
Trump yönetimi ve İran arasındaki müzakereler aylardır devam ediyordu. Başkan Trump'ın ilk döneminde İran nükleer anlaşmasından çekilmesi ve 'maksimum baskı' politikası izlemesi, taraflar arasında ciddi bir güven bunalımına yol açmıştı. Ancak son dönemde Körfez ülkelerinin ve Rusya'nın arabuluculuğuyla süreç yeniden hız kazandı. Anlaşmanın, İran'ın uranyum zenginleştirme kapasitesini sınırlandırmasını ve uluslararası denetimlere izin vermesini, buna karşılık ABD'nin yaptırımları kademeli olarak kaldırmasını içerdiği belirtiliyor.
Trump'ın 'tamamen imzalandı' ifadesi, anlaşmanın bağlayıcı bir metne dönüştüğüne işaret ediyor. Ancak İran tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Bazı analistler, anlaşmanın ABD Kongresi'nde onaylanması gerektiğini ve önümüzdeki günlerde siyasi tartışmalara yol açabileceğini vurguluyor.
Ortadoğu'da yeni denklem ve küresel yansımalar
Trump'ın Ortadoğu'da 'harika şeyler' vaadi, anlaşmaya ek olarak bölgesel barış süreçlerine de atıf yapıyor olabilir. İsrail ve Suudi Arabistan başta olmak üzere İran karşıtı koalisyonun tepkisi merakla bekleniyor. Suudi Arabistan, İran'ın nükleer tehdidini azaltmasını desteklese de, Tahran'ın balistik füze programı ve bölgesel milis gruplarla bağları konusunda endişeli. ABD'nin bu anlaşmayla birlikte Afganistan ve Yemen'deki barış çabalarını da canlandırması bekleniyor.
Küresel ölçekte ise, nükleer silahların yayılmasını önleme rejimi açısından tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor. Avrupa Birliği ve Rusya anlaşmayı memnuniyetle karşılarken, Çin'in de yeni ticaret ortamından faydalanmak için İran'la bağlarını güçlendirmesi öngörülüyor. Enerji piyasalarında petrol fiyatları üzerinde de etkili olması beklenen anlaşma, İran'ın tekrar küresel petrol piyasalarına dönüşünün yolunu açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun süredir İran'a yönelik yaptırımların sona ermesini savunuyordu. Bu anlaşma, Türkiye'nin enerji ithalatında önemli bir paya sahip İran'la ticari ilişkilerini normalleştirmesine olanak tanıyabilir. Aynı zamanda, Suriye ve Irak'ta İran destekli grupların faaliyetleri konusunda Ankara'nın elini güçlendirebilecek bir diplomatik zemin oluşabilir. Ancak ABD'nin Ortadoğu'da yeniden aktif bir rol üstlenmesi, Türk dış politikasının manevra alanını da yeniden şekillendirecektir. Bölgede İran'ın nükleer tehdidinin ortadan kalkması, Türkiye için güvenlik risklerini azaltırken, enerji ve ticaret ortaklığı fırsatlarını artırmaktadır.