ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranı, ara seçimlere 100 gün kala tüm kritik eyaletlerde desteğin zayıfladığını gösteriyor. Newsweek'in yaptığı kapsamlı analiz, başkanın ikinci döneminin başına kıyasla desteğinin önemli ölçüde eridiğini ve özellikle salıncak eyaletlerde başkanın 'suyun altında' kaldığını ortaya koyuyor. Bu durum, Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti için ciddi bir uyarı niteliği taşıyor.
Salıncak Eyaletlerde Desteğin Erozyonu
Newsweek analizine göre, Trump'ın onay oranı ülke genelinde ortalamanın altında seyrediyor. Özellikle Arizona, Georgia, Michigan, Pennsylvania ve Wisconsin gibi 2020 başkanlık seçimlerinde belirleyici olan eyaletlerde başkanın desteği yüzde 50'nin altına gerilemiş durumda. Analiz, bu eyaletlerdeki seçmenlerin büyük bir kısmının başkanın performansından memnun olmadığını gösteriyor.
Anket verilerine göre, Trump'ın onay oranı ulusal düzeyde yüzde 42 civarında seyrediyor. Bu oran, ikinci döneminin başında yüzde 55 seviyelerindeydi. Özellikle ekonomik belirsizlikler, enflasyon ve sağlık politikalarındaki tartışmalar, başkanın popülaritesindeki düşüşte belirleyici rol oynuyor. Ayrıca, başkanın izlediği göçmenlik ve dış politika uygulamaları da muhalefetin eleştirilerini artırıyor.
Ulusal ve Küresel Yansımaları
Trump'ın düşen onay oranı, yalnızca iç politikada değil, küresel ölçekte de yankı buluyor. ABD'nin geleneksel müttefikleri, başkanın zayıflayan desteğinin ülkenin uluslararası politikalarında öngörülebilirliği azaltabileceği endişesini taşıyor. Özellikle ticaret savaşları, NATO yükümlülükleri ve iklim değişikliği konularında yaşanan görüş ayrılıkları, Avrupa ve Asya'daki ortakların kaygılarını artırıyor.
Öte yandan, ara seçimlerde Demokratların Kongre'deki çoğunluğu koruması halinde, Trump'ın yasama gündemi ciddi şekilde sekteye uğrayabilir. Bu da ABD'nin iç ve dış politikasında kilitlenmelere yol açabilir. Uzmanlar, bu durumun küresel ekonomik istikrarı da etkileyebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın zayıflayan desteği, Türkiye-ABD ilişkilerinde belirsizlikleri artırabilir. Özellikle ara seçimler sonrası Kongre'deki güç dengesi, Türkiye'ye yönelik yaptırımlar veya askeri yardımlar gibi konularda kritik önem taşıyabilir. Demokratların güçlenmesi, S-400 savunma sistemi ve Suriye politikası gibi dosyalarda daha sert tutumlara yol açabilir. Türkiye'nin bu nedenle Washington'daki güç dinamiklerini yakından izlemesi ve ilişkilerde esnek bir diplomasi yürütmesi gerekiyor.