ABD Başkanı Donald Trump'ın görev onay oranı, Financial Times tarafından yapılan son ankette %36'ya gerileyerek göreve geldiğinden bu yana en düşük seviyeye indi. Ankete göre, ekonomik konulardaki seçmen kaygısı hem Trump'ın hem de Cumhuriyetçi Parti'nin popülerliğini, kritik ara seçimlere sadece haftalar kala eritiyor. Anket, 1-3 Kasım tarihleri arasında 1.200 kayıtlı seçmenle çevrimiçi olarak gerçekleştirildi ve hata payı artı eksi 3 puan olarak açıklandı.
Ekonomik Kaygılar Trump'ın Desteğini Aşındırıyor
Anket sonuçları, seçmenlerin %62'sinin ülke ekonomisini 'kötü' veya 'çok kötü' olarak nitelendirdiğini ortaya koyuyor. Bu oran, son on yılın en yüksek memnuniyetsizlik seviyesi olarak kayıtlara geçti. Katılımcıların %58'i, Trump yönetiminin ekonomik politikalarının orta sınıf üzerinde olumsuz etki yarattığını belirtirken, yalnızca %30'u başkanın ekonomi yönetimini onayladığını ifade etti. Enflasyon, konut fiyatları ve iş güvencesi gibi konular, seçmenlerin en çok endişe duyduğu başlıklar arasında yer alıyor.
Ankete katılanların %55'i, ülkenin 'yanlış yönde ilerlediğini' düşünüyor. Bu oran, Trump'ın görev süresinin başından bu yana en yüksek karamsarlık seviyesi. Özellikle bağımsız seçmenler arasında Trump'ın onay oranı %28'e kadar düşmüş durumda; bu grup, ara seçimlerde belirleyici rol oynayabilir. Cumhuriyetçi seçmenler arasında ise onay oranı %78 ile yüksek seyrediyor, ancak bu oran bile 2020 seçimlerindeki %92'lik desteğe kıyasla ciddi bir erozyona işaret ediyor.
Financial Times anketi, aynı zamanda Kongre'deki Cumhuriyetçi çoğunluğa duyulan güvenin de azaldığını gösteriyor. Katılımcıların %64'ü, Cumhuriyetçi Parti'nin ekonomik sorunlara çözüm üretemediğini belirtirken, yalnızca %27'si partinin ekonomi politikalarını onayladığını söyledi. Bu durum, 8 Kasım'daki ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin Meclis ve Senato'daki çoğunluğunu kaybedebileceği yönündeki tahminleri güçlendiriyor.
Ara Seçimler Öncesi Kritik Gösterge
Ara seçimlere sadece birkaç hafta kala yapılan bu anket, Beyaz Saray ve Cumhuriyetçi Ulusal Komite (RNC) için alarm zilleri çalıyor. Tarihsel olarak, başkanın onay oranı %50'nin altında olduğunda, iktidar partisi ara seçimlerde ortalama 30 sandalye kaybediyor. Trump'ın %36'lık onay oranı, bu eşiğin oldukça altında ve Cumhuriyetçilerin hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'da çoğunluğu kaybetme riskini artırıyor.
Anketin dikkat çeken bir diğer sonucu da, seçmenlerin %48'inin Demokrat Parti'ye oy verme eğiliminde olduğunu belirtmesi. Cumhuriyetçilere oy vereceğini söyleyenlerin oranı ise %42'de kaldı. Bu 6 puanlık fark, Demokratların ulusal düzeyde bir dalga yaratabileceğini gösteriyor. Özellikle ekonomi ve enflasyon, seçmenlerin %40'ı tarafından 'en önemli sorun' olarak tanımlandı; bu oran, pandemi dönemindeki sağlık kaygılarını bile geride bıraktı.
Beyaz Saray Sözcüsü, anket sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, 'Başkan Trump'ın ekonomi politikaları iş yaratma ve vergi indirimleri yoluyla milyonlarca Amerikalıya fayda sağladı. Anketler dalgalanabilir, ancak gerçek sonuçlar sandıkta görülecek' dedi. Ancak uzmanlar, bu savunmanın seçmen nezdinde karşılık bulmadığını vurguluyor. Ekonomistler, enflasyonun %8'in üzerinde seyretmesi ve Fed'in faiz artırımlarının resesyon riskini artırmasının, seçmen davranışını doğrudan etkilediğini belirtiyor.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
ABD'deki siyasi tablo, küresel piyasalar ve uluslararası ilişkiler açısından da yakından izleniyor. Trump'ın zayıflayan konumu, özellikle ticaret savaşları, NATO'nun geleceği ve Ukrayna'daki savaş gibi konularda Washington'un pozisyonunu etkileyebilir. Avrupa başkentleri, olası bir Kongre değişikliğinin ABD'nin dış politikasında yumuşamaya yol açıp açmayacağını değerlendiriyor. Öte yandan, Çin ve Rusya gibi aktörler, ABD'deki iç siyasi istikrarsızlığı kendi lehlerine kullanma arayışında.
Ara seçimler sonucunda Kongre'nin Demokratların kontrolüne geçmesi halinde, Biden yönetiminin (Trump sonrası dönemde) veya mevcut yönetimin yasama süreçlerinde daha fazla engelle karşılaşması bekleniyor. Bu durum, özellikle iklim değişikliği, sağlık reformu ve göç politikalarında durgunluğa neden olabilir. Uluslararası alanda ise ABD'nin güvenilirliği ve taahhütlerini yerine getirme kapasitesi sorgulanmaya devam edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçimler ve Trump'ın düşen onay oranı, Türkiye'nin dış politikası ve ekonomisi açısından dolaylı ancak önemli sonuçlar doğurabilir. Kongre'deki güç dengesinin değişmesi, Türkiye-ABD ilişkilerinde hassas dosyalar olan F-16 modernizasyonu, YPG/PYD meselesi ve yaptırımlar konusunda yeni bir dinamik yaratabilir. Demokratların çoğunluğu ele geçirmesi halinde, Türkiye'ye yönelik insan hakları ve demokrasi temelli eleştirilerin artması, ikili ilişkilerde gerilim yaratabilir. Öte yandan, ekonomik dalgalanmalar ve ABD'nin içe kapanma eğilimi, küresel ticaret ve enerji fiyatları üzerinden Türkiye ekonomisini de etkileyebilir. Türkiye, Washington'daki siyasi belirsizliğe karşı denge politikası izlemeye devam edecek gibi görünüyor.