WASHINGTON – Reuters/Ipsos tarafından yapılan ve Pazartesi günü tamamlanan bir ankete göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın onay oranı başkanlığının en düşük seviyesi olan %33'e geriledi. Ankete katılanların büyük bir çoğunluğu, ABD'nin İran'la olası bir savaşının uzun süreceğinden endişe duyuyor. Bu düşüş, Trump'ın yeniden seçim kampanyasının kritik bir dönemecinde, ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik ve sağlık krizlerine ilişkin artan memnuniyetsizliği yansıtıyor.
Anketin Ayrıntıları ve Kamuoyundaki Eğilim
17 Ağustos'ta sonuçlanan ankete göre, Trump'ın onay oranı, göreve geldiği Ocak 2017'den bu yana en düşük seviyeye indi. Anket, 1-17 Ağustos tarihleri arasında, ülke genelinde 4.413 yetişkinle çevrimiçi olarak gerçekleştirildi ve ±2 yüzde puanlık bir hata payına sahip. Katılımcıların yalnızca %33'ü Trump'ın performansını onaylarken, %57'si onaylamadığını belirtti. Bu oran, Trump'ın görevdeki en düşük onay seviyesi olarak kayıtlara geçti. Özellikle, anketin yapıldığı dönemde ABD'nin İran ile artan gerilimi dikkat çekiyor.
Ankete katılanların yaklaşık %65'i, ABD'nin İran'la askeri bir çatışmaya girmesi durumunda bunun uzun süreceğini düşündüğünü ifade etti. Bu endişe, özellikle bağımsız seçmenler arasında belirgin. Trump yönetiminin İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikası, iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırmış durumda. Ayrıca, anket, Amerikalıların %59'unun ekonomik durumdan, %67'sinin ise sağlık hizmetlerinden memnun olmadığını ortaya koydu. COVID-19 salgınının kötü yönetildiğini düşünenlerin oranı ise %60'ı buluyor.
Uzmanlar, bu düşüşün Trump'ın 3 Kasım'daki başkanlık seçimleri öncesinde karşı karşıya olduğu zorlukları gözler önüne serdiğini belirtiyor. Cornell Üniversitesi'nden siyaset bilimci Prof. Dr. Ayşe Zarakol, "Bu anket sonuçları, Trump'ın seçim kampanyasında ciddi bir dezavantajla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Özellikle salgın yönetimi ve ekonomik belirsizlik, seçmen nezdinde güven kaybına yol açıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın onay oranındaki bu düşüş, yalnızca ABD iç siyasetini etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda uluslararası dengeleri de yakından ilgilendiriyor. İran'la yaşanan gerilim, Orta Doğu'da yeni bir çatışma riskini beraberinde getirirken, Körfez ülkeleri ve bölgesel aktörlerin de endişelerini artırıyor. ABD'nin müttefikleri, özellikle NATO üyeleri, Trump yönetiminin öngörülemez politikalarından rahatsızlık duyuyor. Avrupa Birliği, İran nükleer anlaşmasının (JCPOA) korunması için çaba sarf ederken, Trump'ın sert tutumu transatlantik ilişkilerde yeni gerilimlere yol açabiliyor.
Uzmanlar, Trump'ın onay oranındaki düşüşün, ABD'nin küresel liderlik rolünü zayıflattığı yorumunu yapıyor. Uluslararası Kriz Grubu analisti Michael Wahid Hanna, "Bir Amerikan başkanının içeride bu kadar zayıf bir konumda olması, dış politikada elini zayıflatır. Özellikle İran gibi zorlu dosyalarda eli daha da güçsüzleşir" ifadelerini kullandı. Ayrıca, bu durumun 2020 seçimlerinde Trump'ın yenilmesi halinde ABD dış politikasında köklü değişikliklere yol açabileceği belirtiliyor. Demokrat aday Joe Biden'ın önde gittiği anketler, uluslararası toplumda ABD'nin yeniden geleneksel ittifaklara döneceği beklentisini güçlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın onay oranındaki düşüş, Türkiye-ABD ilişkileri açısından da önemli bir gösterge. Ankara, uzun süredir Washington yönetimiyle S-400 hava savunma sistemi krizi, Suriye'deki PYD/YPG desteği ve F-35 programından çıkarılma gibi konularda anlaşmazlıklar yaşıyor. Bu düşüş, seçim öncesi dönemde Trump yönetiminin Türkiye'ye yönelik politikalarını daha da öngörülemez hale getirebilir. Öte yandan, ABD'deki iç siyasi krizin derinleşmesi, Ankara'nın Washington'dan askeri ve ekonomik açıdan daha bağımsız bir strateji izlemesine yol açabilir. Türkiye'nin, bölgesel bir güç olarak kendi denklemlerini kurmaya çalıştığı bu dönemde, ABD'nin içe kapanması hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor.