ABD Başkanı Donald Trump'ın görev onay oranı, 6 Kasım ara seçimlerine 17 gün kala yapılan son anketlerde tüm zamanların en düşük seviyesine indi. Genişleyen yoğunluk farkı, Cumhuriyetçileri MAGA (Make America Great Again) seçmen kitlesinin sandığa gitmesine bağımlı hale getirirken, Demokratlar Kongre kontrolü için ulusal tahminlerde önde görünüyor. Son anketler, Başkan Trump'ın onay oranının yüzde 40'ın altına düştüğünü ve ara seçimler öncesinde partisi için ciddi bir uyarı sinyali verdiğini ortaya koyuyor. Bu düşüş, özellikle bağımsız seçmenler ve ılımlı Cumhuriyetçiler arasında yaşanan erimeye işaret ediyor.
Anketlerdeki Düşüşün Arka Planı
Son haftalarda yapılan anketler, Trump'ın onay oranındaki düşüşün sistematik bir hal aldığını gösteriyor. RealClearPolitics anket ortalamasına göre, Başkan'ın onay oranı yüzde 39'a gerilerken, onaylamayanların oranı yüzde 57'ye yükseldi. Bu, Trump'ın başkanlığının en düşük onay seviyesi olarak kayıtlara geçti. Ara seçimlere yaklaşılırken, tarihsel olarak başkanın onay oranının partisinin seçim performansını doğrudan etkilediği biliniyor. Özellikle Temsilciler Meclisi'ndeki tüm koltuklar ve Senato'nun üçte biri yenilenirken, Cumhuriyetçiler için bu denli düşük bir onay oranı endişe verici.
Uzmanlar, düşüşün nedenleri arasında ekonomik endişeler, sağlık politikası tartışmaları ve göçmenlik konusundaki sert söylemleri gösteriyor. Ayrıca, Mueller soruşturmasının etkisi ve Beyaz Saray'daki sürekli personel değişimleri de seçmenin güvenini sarsmış durumda. Demokratların ulusal anketlerde önde olması, Cumhuriyetçilerin sadece kendi tabanlarına güvenmek zorunda kaldığı bir tabloyu ortaya çıkarıyor. Yoğunluk farkı, Demokrat seçmenlerin sandığa gitme konusunda daha istekli olduğunu gösteriyor; bu da Cumhuriyetçilerin MAGA tabanını sandığa taşımak için yoğun bir kampanya yürütmesini gerektiriyor.
Cumhuriyetçi stratejistler, özellikle kırsal kesimlerde ve beyaz işçi sınıfı arasında Trump'ın hala güçlü bir desteğe sahip olduğunu, ancak bu desteğin seçim günü sandığa yansımasının garanti olmadığını belirtiyor. Demokratlar ise, banliyölerde ve genç seçmenler arasında artan bir enerji olduğunu ve bu sayede Meclis çoğunluğunu kazanabileceklerini umuyor. Anketler, Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanma olasılığının yüksek olduğunu, Senato'da ise yarışın daha çekişmeli geçtiğini gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki ara seçimler, sadece ülke içi siyaseti değil, aynı zamanda küresel dengeleri de yakından ilgilendiriyor. Trump'ın düşük onay oranı, uluslararası alanda zayıf bir lider imajı çizmesine neden olabilir ve müttefiklerle ilişkilerde güven sorunu yaratabilir. Özellikle ticaret savaşları, NATO konusundaki belirsizlikler ve Orta Doğu politikaları, Trump'ın elini zayıflatabilir. Avrupa başkentleri ve Asya'daki müttefikler, Washington'un politik yönünü dikkatle izliyor. Ara seçim sonuçları, Trump'ın 2020 başkanlık seçimleri öncesindeki gücünü test edecek bir referandum niteliğinde. Eğer Cumhuriyetçiler Meclis'i kaybederse, Trump'ın yasama gündemi tıkanabilir ve bu da küresel ekonomi ve güvenlik politikalarını etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçimler ve Trump'ın düşen onay oranı, Türk dış politikası açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde F-35 savaş uçakları, Suriye'deki PYD/YPG politikası ve İran yaptırımları gibi konularda zaten gerginlik yaşıyor. Trump'ın zayıflaması, Washington'un dış politika kararlarında daha temkinli veya öngörülemez hale gelmesine yol açabilir. Ayrıca, Kongre'deki güç dengelerinin değişmesi, Türkiye'ye yönelik yaptırım veya silah satışı kararlarını etkileyebilir. Özellikle Temsilciler Meclisi'nin Demokratların kontrolüne geçmesi, Türkiye karşıtı yasama girişimlerinin hız kazanmasına neden olabilir. Bu nedenle Ankara, ABD iç siyasetindeki gelişmeleri yakından takip etmek durumunda.