ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinde, İsrail'in Lübnan'daki askeri operasyonlarına tepki gösterdi. Görüşmeye ilişkin bilgi veren iki ABD'li yetkili, Trump'ın Netanyahu'ya 'Sen delirmişsin' ve 'Aklını kaçırmışsın' gibi ifadeler kullandığını belirtti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada ise görüşmenin 'yapıcı' geçtiği öne sürüldü. Ancak kaynaklar, Trump'ın Lübnan'da tırmanan çatışmaların ABD'nin bölgedeki çıkarlarına zarar verdiğini söylediğini aktardı.
Gelişmenin arka planı
İsrail, geçtiğimiz haftalarda Lübnan'ın güneyinde Hizbullah hedeflerine yönelik operasyonlarını yoğunlaştırdı. Beyrut'a düzenlenen hava saldırılarında sivillerin de hayatını kaybetmesi uluslararası kamuoyunda tepki çekti. ABD yönetimi, İsrail'in kendini savunma hakkını tanımakla birlikte, çatışmaların bölgesel bir savaşa dönüşmesinden endişe ediyor.
Trump'ın Netanyahu'ya yönelik sert çıkışı, iki lider arasındaki geleneksel olarak sıcak ilişkilerde bir kırılma olarak yorumlanıyor. Özellikle İran konusunda yakın işbirliği yapan iki lider, Lübnan'daki gelişmeler nedeniyle karşı karşıya geldi. Netanyahu, Trump'ı arayarak İsrail'in Hizbullah'a karşı 'sınırlı bir kara harekatı' planladığını bildirmiş, Trump ise buna şiddetle karşı çıkmıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
Lübnan, uzun yıllardır İsrail-Hizbullah çatışmasının sahne olduğu bir ülke. 2006 savaşından bu yana en büyük gerginlik yaşanıyor. Bölge ülkeleri, İsrail'in geniş çaplı bir operasyona girişmesi halinde Lübnan'ın zaten kırılgan olan siyasi yapısının tamamen çökebileceği uyarısında bulunuyor. Fransa ve Birleşmiş Milletler, tarafları itidale çağırırken, İran destekli Hizbullah'ın misilleme yapması halinde çatışmaların tüm Ortadoğu'ya yayılabileceği belirtiliyor.
ABD'nin bu krizdeki tutumu kritik önem taşıyor. Trump yönetimi, İsrail'e verdiği askeri desteği sürdürmekle birlikte, savaşın yayılmasını istemiyor. Özellikle ABD'nin enerji fiyatları ve küresel tedarik zincirleri üzerindeki etkileri nedeniyle çatışmanın genişlemesinden çekiniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'daki gelişmeler, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikasını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, Lübnan'ın toprak bütünlüğüne ve siyasi istikrarına vurgu yaparken, İsrail-Hizbullah çatışmasının bölgeye yayılması halinde mülteci akını ve enerji güvenliği riskleriyle karşı karşıya kalabilir. Ayrıca Türkiye'nin Katar ve İran ile olan ilişkileri, bu krizde Ankara'nın denge politikasını zorlayabilir. Türkiye, BM nezdinde acil ateşkes çağrısı yaparken, bölgedeki diplomatik girişimlerini sürdürüyor.