ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü Oval Ofis'te yaptığı açıklamada, Medicaid programlarına daha düşük ilaç fiyatları sağlamayı amaçlayan bir düzenlemeye 50 eyaletin tamamı, Washington D.C. ve Porto Riko'nun başvurduğunu duyurdu. Trump, "Bu tek başına ara seçimleri kazanmamızı sağlamalı" ifadesini kullandı. Açıklamaya göre 40 eyalet ve Porto Riko şimdiden onay sürecini tamamladı.
Düzenlemenin Arka Planı ve Kapsamı
Trump yönetiminin duyurduğu bu girişim, Medicaid kapsamındaki düşük gelirli hastaların reçeteli ilaçlara erişimini kolaylaştırmayı ve federal hükümetin ilaç harcamalarını azaltmayı hedefliyor. Program, eyaletlerin toplu satın alma gücünü kullanarak ilaç üreticileriyle doğrudan indirimli fiyat müzakereleri yapmasına olanak tanıyor. Trump, düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte milyonlarca Amerikalının ilaç maliyetlerinde önemli düşüş yaşayacağını savundu.
Başkan, konuşmasında ilaç fiyatlarının uzun yıllardır kontrolsüz şekilde arttığını ve bunun dar gelirli aileler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu vurguladı. Trump, "Yıllardır ilaç şirketleri ve aracılar sistemi sömürdü. Şimdi eyaletlerimiz harekete geçiyor ve halkımız kazanıyor" dedi. Ayrıca, bu adımın sağlık hizmetlerine erişimde eyaletler arası eşitsizliği azaltacağını belirtti.
Ancak düzenlemenin uygulanmasına ilişkin bazı soru işaretleri de bulunuyor. İlaç endüstrisi temsilcileri, toplu alım modelinin Ar-Ge yatırımlarını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. Demokrat Partili bazı valiler ise federal hükümetin eyaletlere yeterli kaynak sağlamadığını öne sürerek planın sürdürülebilirliğini sorguluyor. Yine de Trump yönetimi, düzenlemenin yasal dayanağının sağlam olduğunu ve eyaletlerin gönüllü katılımıyla işleyeceğini savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de ilaç fiyatları uzun süredir diğer gelişmiş ülkelere kıyasla çok daha yüksek seyrediyor. Aynı ilaçların Kanada veya Avrupa'da çok daha ucuza satılması, Amerikan kamuoyunda tepki çekiyor. Trump'ın bu hamlesi, 2020 seçimlerine giden süreçte sağlık politikalarını merkeze alma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Düzenlemenin başarılı olması halinde, diğer ülkelerin de benzer toplu satın alma modellerine yönelebileceği belirtiliyor. Öte yandan, ilaç şirketlerinin küresel fiyatlandırma stratejileri de bu gelişmeden etkilenebilir; zira ABD pazarı, ilaç üreticileri için en kârlı pazar konumunda.
Uzmanlar, Medicaid'in federal ve eyalet bütçelerinden ortak finanse edildiğini hatırlatarak, düzenlemenin uzun vadeli mali etkilerinin henüz net olmadığını vurguluyor. Trump'ın "ara seçimleri kazandırır" sözü, sağlık reformunun siyasi bir koz olarak kullanıldığını gösteriyor. Kasım 2018 ara seçimlerinde Demokratlar Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanmıştı; Trump'ın bu açıklaması, 2020 başkanlık seçimi öncesinde sağlık alanındaki başarılarını öne çıkarma çabası olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme doğrudan Türkiye'yi bağlamasa da küresel ilaç fiyatlandırma politikaları açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, ilaç fiyatlarını düşük tutmak için referans fiyatlandırma sistemi uyguluyor ve son yıllarda ilaç temininde zaman zaman sıkıntılar yaşıyor. ABD'nin toplu satın alma modeli, Türkiye'nin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) ilaç alımlarında benzer bir yaklaşımı benimseyip benimseyemeyeceği tartışmasını gündeme getirebilir. Ayrıca, ABD pazarındaki fiyat düşüşleri, küresel ilaç şirketlerinin Türkiye gibi pazarlardaki fiyatlandırma baskısını artırabilir. Türk dış politikası açısından ise doğrudan bir etkisi bulunmuyor; ancak sağlık diplomasisi ve ekonomik işbirliği alanlarında uzun vadeli yansımaları olabilir.