ABD'de seçmenlerin en önemli sorunlar arasında gösterdiği konut fiyatlarındaki erişilebilirlik krizi, Demokrat ve Cumhuriyetçi yasa koyucuların nadiren bir araya geldiği bir ortak zemin oluşturmuşken, Başkan Donald Trump'ın bu hafta Kongre'ye sunduğu Save America Act adlı yasa paketi, konut reformunu rehin alan bir hamle olarak değerlendiriliyor. Uzun süredir üzerinde çalışılan iki partili konut yasa tasarısı, Trump'ın kendi önceliklerini içeren bu kapsamlı pakete bağlanarak askıya alınmış durumda. Söz konusu gelişme, milyonlarca Amerikalıyı etkileyen konut krizinin çözümünü bir kez daha belirsizliğe sürüklerken, siyasi kulislerde yoğun tartışmalara yol açtı.
Save America Act: Konut Reformu İçin Bir Engel Mi?
Başkan Trump'ın geçtiğimiz hafta Kongre'ye gönderdiği Save America Act, başta seçim güvenliği, sınır kontrolü ve enerji bağımsızlığı olmak üzere bir dizi Cumhuriyetçi önceliği bir araya getiriyor. Ancak bu paketin içinde, Demokratların da desteklediği ve uzun süredir bekleyen konut erişilebilirliği yasa tasarısı da bulunuyor. Trump yönetimi, bu tasarının Save America Act'in bir parçası olarak ele alınması gerektiğini savunurken, Demokratlar bu hamleyi "rehin alma" olarak nitelendiriyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, yaptığı açıklamada "Başkan, Amerikan ailelerinin karşı karşıya olduğu konut krizini çözmeye kararlı, ancak bu, ülkenin karşı karşıya olduğu diğer acil sorunları görmezden gelmek anlamına gelmemeli" dedi. Anlaşmazlık, konut krizinin derinleştiği bir dönemde yaşanıyor. Mortgage faizlerinin yüzde 7'nin üzerinde seyrettiği, ortalama ev fiyatlarının 400.000 doları aştığı ABD'de, özellikle gençler ve düşük gelirli aileler ev sahibi olma hayalinden giderek uzaklaşıyor. Ulusal Emlakçılar Birliği verilerine göre, mevcut konut satışları son 30 yılın en düşük seviyelerine gerilemiş durumda.
Siyasi Hesaplar ve Seçim Yılı Dinamikleri
2024 başkanlık seçimlerine gidilen süreçte, konut krizi seçmenin en hassas olduğu konulardan biri haline gelmişti. Anketler, Amerikalıların yüzde 70'inden fazlasının konut fiyatlarındaki artıştan endişe duyduğunu gösteriyor. İşte bu ortamda, iki partili konut yasa tasarısı, Illinois'li Demokrat Senatör Dick Durbin ve Ohio'lu Cumhuriyetçi Senatör Rob Portman'ın öncülüğünde hazırlanmış ve uzun müzakereler sonucu şekillenmişti. Tasarı, düşük gelirli ailelere kira yardımı, ilk kez ev alacaklara vergi indirimi ve kamu arazilerinin uygun fiyatlı konut inşasına tahsis edilmesi gibi maddeler içeriyor. Ancak Trump'ın bu tasarıyı Save America Act'e dahil etme girişimi, iki partili uzlaşma ruhunu zedeliyor. Demokrat liderler, Trump'ın kendi gündemini dayatmak için konut krizini araçsallaştırdığını savunurken, bazı Cumhuriyetçiler de partilerinin seçim öncesi bu tür bir pazarlığa girmesinin riskli olduğunu düşünüyor. Siyaset bilimci Prof. Larry Jacobs, "Bu bir güç gösterisi. Trump, Kongre üzerindeki kontrolünü pekiştirmek ve kendi önceliklerini hayata geçirmek için konut gibi kritik bir konuyu rehin alıyor" yorumunu yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki konut reformu krizinin Türkiye'ye doğrudan bir etkisi olmasa da, gelişme küresel emlak piyasalarını etkileyebilecek bir ABD faiz politikası sinyali taşıyor. Trump'ın Save America Act ile enerji bağımsızlığına öncelik vermesi, petrol fiyatlarını aşağı çekme potansiyeli taşıyor ki bu, enerji ithalatçısı Türkiye için olumlu olabilir. Ancak, ABD'de konut maliyetlerinin düşmemesi, küresel inşaat malzemeleri fiyatlarını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Trump'ın göçmenlik ve sınır güvenliği konularındaki tutumu, Türkiye-ABD ilişkilerinde daha önce tartışmalara yol açmıştı; bu paketin Kongre'den geçmesi halinde ABD'nin Türkiye'ye yönelik politikalarında da yeni bir dönemin kapısı aralanabilir. Özetle, gelişme küresel konjonktürde ABD'nin iç siyasi önceliklerinin dış politikaya nasıl yansıyabileceğine dair bir örnek teşkil ediyor.