Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın teleprompter operatörünün, başkanın kamuya açık konuşmalarında hangi kelimeleri kullanacağını önceden bilerek, bu bilgiyi çevrimiçi tahmin piyasalarında kâr amaçlı kullandığı iddia ediliyor. Söz konusu yardımcı, ‘mention markets’ olarak bilinen ve bir liderin konuşmasında belirli bir terimi kaç kez telaffuz edeceğinin tahmin edildiği oyunlarda, başkanın konuşma metnine erişimi sayesinde haksız avantaj sağlamakla suçlanıyor. İddialar, ABD’de siyasetçilerin ve yakın çevrelerinin finansal piyasalarda içeriden öğrenenlerin ticareti (insider trading) benzeri işlemler yapmasının etik ve yasal sınırlarını yeniden gündeme taşıdı.
Gelişmenin arka planı
Olay, Trump’ın 2020 seçim kampanyası ve başkanlık döneminde Beyaz Saray’da çalışan bir teleprompter operatörünün, çeşitli çevrimiçi platformlarda Trump’ın konuşmalarında geçecek anahtar kelimelere dair bahis oynadığının tespit edilmesiyle ortaya çıktı. Söz konusu platformlar, kullanıcıların bir siyasi figürün belirli bir terimi bir konuşmada kullanıp kullanmayacağına dair tahminde bulunup sanal para yatırmasına olanak tanıyor. Operatörün, Trump’ın konuşma metnine önceden erişimi olduğu ve bu sayede hangi kelimelerin geçeceğini bildiği için bu oyunlarda yüksek kazanç sağladığı ileri sürülüyor.
ABD’de bu tür tahmin piyasaları, 2020’lerin başında popüler hale gelmiş ve özellikle siyasi figürlerin kullandığı dilin analizine dayalı bahis oyunları dikkat çekmişti. Ancak bir kamu görevlisinin veya onun adına çalışan bir kişinin, resmi işleri sırasında edindiği bilgiyi bu piyasalarda kullanması, etik ve yasal açıdan gri bir alan oluşturuyor. Uzmanlar, bu durumun ‘içeriden öğrenenlerin ticareti’ kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışıyor. Zira söz konusu bilgi kamuya açık olmayan ve doğrudan finansal kazanç sağlamak amacıyla kullanılan bir nitelik taşıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu tür skandallar, yalnızca ABD siyasetinde değil, küresel çapta siyasetçilerin özel bilgilerini kullanarak finansal piyasalarda işlem yapmasına yönelik endişeleri artırıyor. Avrupa’da da benzer tartışmalar yaşanmış, özellikle İngiltere ve Fransa’da siyasetçilerin borsa işlemlerine dair daha sıkı kurallar getirilmesi talep edilmişti. Bu olay, siyasi figürlerin konuşma metinlerinin ve stratejik iletişim planlarının ne kadar hassas bir bilgi olduğunu gösteriyor. Ayrıca yapay zeka ve büyük veri çağında, siyasi söylemlerin analiz edilerek finansal piyasalarda kullanılması yeni bir etik tartışma başlatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’de siyasi iletişim ve finansal piyasalar arasındaki etkileşim açısından örnek teşkil ediyor. Türkiye’de de siyasetçilerin konuşmaları ve açıklamalarının piyasaları etkilediği biliniyor. Ancak bu tür bir içeriden bilgi kullanımı, Türkiye’de Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleri kapsamında ele alınabilir. Olay, Türkiye’de de siyasetçilerin ve yakın çalışanlarının finansal işlemlerinin daha şeffaf hale getirilmesi gerektiğini hatırlatıyor. Küresel ölçekte ise, siyasi bilginin metalaşması ve tahmin piyasalarının denetimsiz büyümesine karşı uluslararası işbirliği ihtiyacı doğuruyor.