ABD Başkanı Donald Trump'ın önümüzdeki aylarda Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile yeni bir zirve düzenlemek için yoğun çaba sarf ettiği ve bu amaçla Güney Kore ile ittifakı zayıflatmayı göze aldığı belirtiliyor. Trump'ın son dönemde ortak askeri tatbikatları küçültme yönündeki adımı, bu çabanın somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, böyle bir zirvenin Pyongyang dışındaki tüm taraflar için ciddi riskler taşıdığı uyarısında bulunuyor.
Zirve arayışının arka planı
Trump, 2018'de Singapur ve 2019'da Hanoi'de Kim ile iki kez bir araya gelmiş, ancak bu görüşmelerden somut bir sonuç çıkmamıştı. Kuzey Kore'nin nükleer programından vazgeçmesi karşılığında yaptırımların kaldırılması bekleniyordu; fakat taraflar bu konuda uzlaşamadı. Trump, 2020 seçimlerine giden süreçte bir dış politika başarısı elde etmek için yeni bir zirveyi gündeme getiriyor. Bu kapsamda, Güney Kore ile yapılan ortak askeri tatbikatları küçültme kararı aldı. Bu hamle, Seul ve Washington arasındaki ittifakta çatlak yaratma potansiyeli taşıyor.
Güney Kore Savunma Bakanlığı, tatbikatların küçültülmesinin savunma yeteneklerini zayıflatabileceği endişesini dile getirdi. Ayrıca, Trump yönetiminin Kuzey Kore'ye yönelik yaptırımları hafifletmeyi düşündüğü yönünde haberler var. Beyaz Saray'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi.
Uzmanlar, Trump'ın iç siyasette yaşadığı zorluklar ve yaklaşan seçimler nedeniyle bir dış politika zaferine ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Ancak Kuzey Kore'nin nükleer silahlarından vazgeçmeye niyetli olmadığı, aksine programını genişlettiği biliniyor. Bu nedenle, yeni bir zirve sadece Pyongyang'ın elini güçlendirebilir.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Olası bir Trump-Kim zirvesi, bölgesel dengeleri alt üst edebilir. Güney Kore, Japonya ve ABD arasındaki güvenlik işbirliği zarar görebilir. Japonya, Kuzey Kore'nin nükleer tehdidini ciddiye alırken, ABD'nin tatbikatları küçültmesini endişeyle karşılıyor. Çin ise bu durumdan memnun görünüyor; zira Kuzey Kore üzerindeki etkisini artırabilir ve ABD'nin bölgedeki müttefiklik ilişkilerini zayıflatabilir.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ve BM Güvenlik Konseyi, Kuzey Kore'nin nükleer faaliyetlerini yakından izliyor. Yaptırımların hafifletilmesi, küresel nükleer silahlanma karşıtlığı rejimine zarar verebilir. Ayrıca, Trump'ın Kuzey Kore ile doğrudan görüşme stratejisi, diğer ülkelerin de benzer adımlar atmasına yol açabilir.
Uzmanlar, bir zirvenin sadece Kuzey Kore'nin meşruiyetini artıracağını ve nükleer programından taviz vermeyeceğini vurguluyor. Bu nedenle, böyle bir toplantı Pyongyang dışındaki tüm taraflar için "kabus" olarak nitelendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump-Kim zirvesi ve ABD'nin Güney Kore ile ittifakı zayıflatma eğilimi, Türkiye'nin stratejik çıkarlarını dolaylı yoldan etkileyebilir. ABD'nin bölgesel müttefiklerine olan bağlılığının sorgulanması, NATO içindeki güven bunalımını derinleştirebilir. Türkiye, ABD'nin Suriye'deki PKK/YPG desteği ve F-35 krizi gibi konularda zaten Washington'a güven sorunu yaşıyor. ABD'nin Güney Kore'yi yalnız bırakması, Türkiye'nin de benzer şekilde yalnız bırakılabileceği algısını güçlendirebilir. Ayrıca, Kuzey Kore'nin nükleer programını meşrulaştırması, küresel nükleer yayılma riskini artırarak Türkiye'nin güvenlik çevresini olumsuz etkileyebilir.