ABD Başkanı Donald Trump, Kanada menşeli bir dizi ürüne yönelik yüzde 50 oranında yeni bir gümrük vergisi uygulaması başlattı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, söz konusu tarifeler 30 günlük bir geçiş sürecinin ardından yürürlüğe girecek ve başta şarap, hokey sopaları ve çimento olmak üzere geniş bir ürün yelpazesini kapsayacak. Bu hamle, Washington ile Ottawa arasında zaten gergin olan ticari ilişkileri daha da karmaşık hale getirirken, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (USMCA) geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Yeni tarifelerin arka planı ve kapsamı
Trump yönetimi, son yıllarda Kanada'nın ABD'ye yönelik ticaret fazlasını gerekçe göstererek sık sık Ottawa'yı hedef alan korumacı önlemler almıştı. En son kararla birlikte, Kanada'dan ithal edilen ürünlere uygulanan ortalama gümrük vergisi önemli ölçüde artmış oldu. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, yaptığı açıklamada, "Başkan Trump, Amerikan işçilerini ve üreticilerini korumaya kararlıdır. Kanada'nın haksız ticaret uygulamalarına karşı daha güçlü adımlar atmak zorundayız" ifadelerini kullandı. Yeni vergilerin özellikle tarım ürünleri, inşaat malzemeleri ve spor ekipmanları gibi sektörleri etkilemesi bekleniyor.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau, söz konusu karara sert tepki gösterdi. Trudeau, yaptığı yazılı açıklamada, "ABD'nin bu tek taraflı ve haksız kararını kınıyoruz. Kanada olarak, ulusal çıkarlarımızı korumak için her türlü misilleme seçeneğini masada tutuyoruz" dedi. Kanada hükümetinin, ABD'den ithal edilen bazı ürünlere yönelik benzer oranlarda ek vergi uygulamayı değerlendirdiği belirtiliyor. Uzmanlar, iki ülke arasındaki ticaret savaşının derinleşmesi halinde, Kuzey Amerika ekonomisinin önemli ölçüde zarar görebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD ile Kanada arasındaki bu ticari gerilim, sadece iki ülkeyi değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerini de etkileme potansiyeli taşıyor. Özellikle otomotiv, enerji ve gıda sektörlerinde entegre bir yapıya sahip olan Kuzey Amerika pazarında, yeni vergilerin maliyet artışlarına ve tedarik darboğazlarına yol açması bekleniyor. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, ABD ve Kanada arasındaki ticaret hacmi yıllık 600 milyar doları aşıyor. Uzmanlar, bu büyüklükte bir ticaret ilişkisinde alınacak korumacı önlemlerin, küresel ekonomi üzerinde de dalga etkisi yaratabileceğini vurguluyor.
Öte yandan, tarifelerin zamanlaması da dikkat çekiyor. Trump'ın 2024 başkanlık seçimleri öncesinde iç kamuoyuna yönelik popülist bir hamle yaptığı yorumları yapılırken, Kanada'nın ise USMCA'nın gözden geçirilme sürecinde elini zayıflatabilecek bu karara karşı diplomatik kanalları harekete geçirdiği bildiriliyor. Meksika hükümeti de gelişmeleri yakından takip ettiğini ve kendi çıkarlarını korumak için gerekli adımları atacağını duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret savaşı, Türkiye ekonomisi ve dış politikası açısından dolaylı ancak önemli etkiler doğurabilir. Her şeyden önce, küresel ticarette artan korumacılık eğilimi, ihracata dayalı büyüme stratejisi izleyen Türkiye için risk oluşturuyor. ABD'nin müttefiki Kanada'ya uyguladığı bu sert tarifeler, Ankara'nın Washington ile ticari ilişkilerinde de benzer bir baskıyla karşılaşabileceği endişesini artırıyor. Öte yandan, Kanada ile gelişmekte olan ticari ve savunma alanındaki işbirlikleri (örneğin insansız hava aracı teknolojileri) bu gerilimden olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, NATO ittifakı içinde iki önemli müttefik arasındaki bu sürtüşme, Türkiye'nin orta vadede Batı ittifakı içindeki dengeleri yeniden değerlendirmesine yol açabilir.