ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, Kanada'nın ABD ile olan para birimi dengesizliğinin kabul edilemez olduğunu belirtti. "Kanada'nın (para birimi) Doları ile ABD arasındaki dengesizlik kabul edilemez" ifadesini kullanan Trump, bu açıklamasıyla iki ülke arasındaki ticaret ve kur tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Açıklama, henüz resmi bir politika değişikliği anlamına gelmese de, yaklaşan ticaret müzakereleri öncesinde tansiyonu yükseltti.
Açıklamanın Arka Planı
Trump'ın bu sözleri, uzun süredir devam eden ABD-Kanada ticaret açığı tartışmalarının bir devamı niteliğinde. ABD, Kanada ile ticaretinde yıllardır yüksek miktarda açık veriyor. 2023 verilerine göre, ABD'nin Kanada'ya karşı mal ticareti açığı yaklaşık 64 milyar dolar seviyesinde. Ancak bu açık, genellikle ham petrol ve doğal gaz gibi enerji ithalatından kaynaklanıyor. Trump, görevde olduğu ilk dönemde de benzer şekilde Kanada'nın süt ürünleri, kereste ve otomobil parçaları gibi sektörlerde ABD'ye karşı haksız ticaret uyguladığını savunmuştu.
Trump'ın "dolar dengesizliği" ifadesi, doğrudan döviz kuru manipülasyonu suçlaması olarak yorumlanabilir. Ancak Kanada, dalgalı kur rejimi uygulayan ve piyasa müdahalesi yapmayan bir ülke. Kanada doları (CAD), ABD doları karşısında son yıllarda değer kaybetmiş durumda; bu da Kanada ihracatını ABD'ye karşı daha rekabetçi hale getiriyor. Trump yönetimi, bu durumu bir tür "yapay avantaj" olarak görüyor olabilir. Öte yandan, Kanada Merkez Bankası'nın faiz politikaları ve enflasyon farklılıkları da kur üzerinde etkili.
Bu açıklama, Trump'ın 2024 seçim kampanyasında sıkça dile getirdiği "Amerika'yı yeniden büyük yap" söyleminin bir parçası. Ticaret açıklarını kapatmak için gümrük tarifeleri ve ithalat kısıtlamaları gibi araçları kullanacağını belirtmişti. Kanada ise, ABD ile olan ticaretinin büyük bölümünün enerji ve hammadde olduğunu, bunun ABD sanayisi için hayati önem taşıdığını vurguluyor. Ayrıca, iki ülke arasında 1994'ten beri yürürlükte olan NAFTA'nın yerini alan USMCA (ABD-Meksika-Kanada Anlaşması) çerçevesinde belirli kurallar var.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-Kanada ticaret ilişkisi, dünyanın en büyük ikili ticaret hacimlerinden birini oluşturuyor. Günlük 2 milyar doların üzerinde mal ve hizmet ticareti yapılıyor. Bu nedenle Trump'ın açıklaması, sadece iki ülkeyi değil, küresel piyasaları da etkileyebilir. Kanada, ABD'nin en büyük ticaret ortaklarından biri ve aynı zamanda NATO müttefiki. Ticaret gerilimi, savunma ve güvenlik işbirliğini de dolaylı olarak etkileyebilir.
Trump'ın "dolar dengesizliği" söylemi, aslında daha geniş bir ekonomik milliyetçilik dalgasının parçası. Benzer şekilde Çin, Meksika ve Avrupa Birliği'ne karşı da kur ve ticaret açığı eleştirileri yöneltmişti. Bu tür açıklamalar, döviz piyasalarında oynaklığa yol açabilir. Kanada doları, Trump'ın paylaşımının ardından hafif değer kaybetti. Uzmanlar, eğer somut bir adım atılırsa (örneğin ek gümrük vergileri), bunun Kanada ekonomisini olumsuz etkileyeceğini, ancak ABD'de de bazı sektörlerde maliyet artışına neden olacağını belirtiyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO) gibi kurumlar, kur manipülasyonu iddialarının dikkatli incelenmesi gerektiğini savunuyor. Kanada'nın kur rejimi şeffaf ve piyasa odaklı. Dolayısıyla Trump'ın suçlaması teknik olarak temelsiz görünüyor. Ancak siyasi bir mesaj olarak, Kanada'nın ticaret müzakerelerinde taviz vermeye zorlanması amaçlanıyor olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile Kanada arasındaki kur ve ticaret gerilimi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel ticaret düzenine dair önemli sinyaller veriyor. Türkiye, benzer şekilde ABD ile ticaret açığı ve kur politikaları konusunda zaman zaman eleştirilere maruz kalıyor. Trump'ın "dengesizlik" söylemi, Türkiye'nin de döviz kuru ve ticaret dengesi politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, ABD'nin müttefiklerine karşı bile ticaret baskısı uygulayabileceğini göstermesi, Türkiye'nin dış ticaret stratejisinde çeşitlendirmeye gitmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Küresel tedarik zincirlerinde yaşanabilecek bir dalgalanma, Türkiye'nin ihracat pazarlarını da dolaylı etkileyebilir.