Eski ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü düzenlediği basın toplantısında bir kadın muhabire 'sessiz ol' diyerek tersledi ve eski Başkan Barack Obama'nın 'kadınlar tarafından yönetilen bir dünyanın daha iyi olacağı' yönündeki sözlerini 'saçma' olarak değerlendirdi. Trump, 'Kadınları severim. Onların harika olduğunu düşünüyorum. Ama bu ne kadar saçma bir ifade' dedi.
Gelişmenin Arka Planı
Olay, Trump'ın New Jersey'deki golf kulübünde düzenlediği basın toplantısı sırasında yaşandı. Bir kadın muhabir, Trump'a Obama'nın son dönemde yaptığı açıklamayı hatırlatarak görüşünü sordu. Obama, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir etkinlikte, 'Eğer dünyayı kadınlar yönetseydi, daha az şiddet ve daha fazla refah olurdu' demişti. Trump ise bu soruya önce 'Kadınları severim' diyerek başladı, ardından muhabirin sözünü keserek 'Sus, sus' dedi ve 'Bu saçma bir açıklama' ifadelerini kullandı. Trump, Obama'nın açıklamasını 'siyasi bir manevra' olarak nitelendirdi ve kendi döneminde kadınlara yönelik politikalarını övdü.
Trump'ın bu tavrı, daha önce de kadın gazetecilere yönelik sert üslubuyla bilinmesi nedeniyle kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. 2016 seçim kampanyasında da benzer şekilde kadın muhabirleri hedef almıştı. Bu son olay, Trump'ın 2024 seçimlerine hazırlandığı bir dönemde kadın seçmen nezdindeki imajını yeniden gündeme getirdi. Anketler, kadın seçmenlerin Trump'a karşı mesafeli olduğunu gösteriyor. Obama'nın sözleri ise küresel ölçekte kadın liderlerin artan rolüne dikkat çekmek amacıyla yapılmıştı.
Trump, açıklamasının devamında 'Ben kadınlara her zaman destek oldum. Beyaz Saray'da birçok kadın görev aldı. Ama Obama'nın söylediği şey tamamen saçmalık' diye konuştu. Obama cephesinden henüz bir yanıt gelmedi. Ancak Demokrat Parti sözcüleri, Trump'ın bu tutumunun kadın düşmanı bir söylem olduğunu belirterek eleştirdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın açıklamaları, ABD siyasetinde cinsiyet eşitliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Kadın hakları örgütleri, Trump'ın 'sus' talimatını cinsiyetçi bir davranış olarak kınadı. Öte yandan, Obama'nın 'kadınların yönettiği dünya' vizyonu, son yıllarda kadın liderlerin arttığı bir dönemde dikkat çekici bir referans olarak yorumlanıyor. Dünya genelinde 30'dan fazla ülkenin devlet başkanı veya hükümet başkanı kadın. Ancak ABD, henüz bir kadın başkan tarafından yönetilmedi. Trump'ın sözleri, 2024 seçimlerinde kadın seçmenin belirleyici olabileceği bir ortamda, Cumhuriyetçi Parti içinde de tartışma yaratabilir. Ayrıca, Trump'ın bu tür açıklamaları, uluslararası alanda ABD'nin toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki liderlik imajını zedeleyebilir.
Uzmanlar, Trump'ın bu çıkışının kutuplaşmayı artıracağını ve özellikle genç kadın seçmenleri Demokrat Parti'ye yönlendirebileceğini belirtiyor. 2020 seçimlerinde kadın seçmenlerin yüzde 57'si Joe Biden'a oy vermişti. Trump'ın son açıklamaları, bu eğilimi daha da güçlendirebilir. Ayrıca, Obama'nın sözleri, küresel kadın hareketleri tarafından sıklıkla dile getirilen bir argümanı yansıtıyor: kadın liderlerin daha barışçıl ve kapsayıcı politikalar izlediği yönünde akademik çalışmalar da mevcut. Trump'ın bu argümanı 'saçma' olarak nitelendirmesi, bilimsel verileri de yok saydığı şeklinde yorumlandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın kadın muhabire yönelik 'sus' talimatı ve Obama'nın sözlerini 'saçma' olarak nitelemesi, Türkiye'deki kadın hakları ve siyasi üslup tartışmalarına dolaylı da olsa yansıyabilir. Türkiye, kadın liderler konusunda son yıllarda önemli adımlar atmış olsa da, kadınların siyasi temsili hâlâ tartışmalı. ABD'de yaşanan bu olay, Türk kamuoyunda kadın-erkek eşitliği ve siyasi nezaket konularını gündeme getirebilir. Ayrıca, Trump'ın 2024 seçimleri öncesi bu tür açıklamaları, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir gerilim yaratmasa da, ABD iç siyasetindeki kutuplaşmanın Türkiye'ye yansımaları açısından takip edilmeli.