ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Lübnan'da Hizbullah ile savaşında sivillerin öldürülmesine ilişkin nadir görülen bir kamuoyu eleştirisi yaptı. Trump, G7 zirvesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, İsrail'in çok fazla sivil öldürdüğünü ve bireysel hedefler için tüm apartmanları yerle bir etmesine gerek olmadığını belirtti. 'İsrail'in ne yaptığına dikkat etmesi gerekiyor. Çok sayıda masum insan ölüyor. Bu kabul edilemez,' diyen Trump, Tel Aviv yönetimine açık bir uyarıda bulundu.
Trump'ın tehdidi ve İsrail'in tepkisi
Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu doğrudan hedef alarak, 'Ben olmazsam İsrail olmaz' ifadelerini kullandı. Bu sözler, iki ülke arasındaki geleneksel olarak güçlü ittifak ilişkilerinde bir kırılma olarak yorumlandı. Trump, İsrail'in ABD'nin desteğine fazlasıyla bağımlı olduğunu ima ederek, 'Onlar (İsrail) bu savaşı kazanmak için bize ihtiyaç duyuyor. Ama biz onların her hareketine yeşil ışık yakmıyoruz' dedi. Öte yandan Netanyahu cephesinden henüz resmi bir yanıt gelmezken, İsrail'in aşırı sağcı bakanları Trump'ın sözlerini 'küstahlık' olarak nitelendirdi.
Lübnan'da son haftalarda İsrail hava saldırılarında sivillerin ölümü ciddi şekilde arttı. Özellikle Beyrut'un güney banliyölerinde çok sayıda sivil binanın yıkılması, uluslararası toplumdan tepki çekiyor. Trump'ın bu açıklaması, ABD'nin savaşın seyrine dair endişelerini yansıtması açısından önemli. Zira şimdiye kadar Washington, İsrail'in operasyonlarına neredeyse koşulsuz destek vermişti.
Bölgesel ve küresel boyutlar
Trump'ın bu çıkışı, ABD'nin Orta Doğu politikasında olası bir dönüşümün sinyali olarak görülüyor. Başkan, İran ile yürütülen nükleer müzakerelerde de İsrail'in sert tutumuna karşı çıkmıştı. Şimdi ise İsrail'in Lübnan'da yürüttüğü kara harekatının sivil kayıpları artırması, ABD kamuoyunda ve Kongre'de rahatsızlık yaratıyor. Özellikle Demokratların eleştirileriyle karşı karşıya kalan Trump, seçim öncesi dönemde savaş karşıtı bir söylem benimseyerek oy toplamaya çalışıyor olabilir.
Diğer yandan Lübnan hükümeti ve Hizbullah, Trump'ın sözlerini 'geç de olsa bir uyanış' olarak değerlendirirken, uluslararası kuruluşlar İsrail'in masum sivilleri hedef almasının savaş suçu teşkil edebileceğini hatırlatıyor. BM verilerine göre, çatışmaların başladığı Ekim 2023'ten bu yana Lübnan'da 3 binden fazla sivil hayatını kaybetti. Avrupa Birliği ve bazı Arap ülkeleri de İsrail'e silah ambargosu uygulanması çağrısı yapmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu 'İsrail'in orantısız güç kullanımına son verilmesi' tezini destekler niteliktedir. Ankara, daha önce de İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki saldırılarını kınamış ve sivillerin korunması çağrısı yapmıştı. ABD'nin bu konuda İsrail'e baskı yapması, Türkiye'nin bölgesel pozisyonunu güçlendirebilir. Ayrıca Trump'ın ifadeleri, Ankara'nın Washington ile ilişkilerinde İsrail faktörünü bir kez daha ön plana çıkarabilir. Ancak Türkiye'nin de Hizbullah'ı terör örgütü olarak kabul ettiği unutulmamalı; dolayısıyla Ankara'nın bu çatışmada tüm tarafların meşru müdafaa hakkına saygı duyulmasını isteyeceği öngörülebilir.