Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın, İsrail'e Suriye rejiminin Lübnan topraklarında Hizbullah hedeflerine yönelik operasyonlarına izin vermesi talimatını verdiği yönündeki iddialar, Orta Doğu siyasetinde yeni tartışmalara yol açtı. Middle East Eye'ın haberine göre, Trump yönetimi döneminde İsrail ile Suriye arasında Hizbullah'ın Lübnan'daki varlığına karşı koordineli bir angajman planlandı. Bu gelişme, ABD'nin bölgedeki müttefikleriyle ilişkilerini ve İran'ın nüfuz mücadelesini yeniden gündeme taşıdı.
Gelişmenin arka planı
Haberde, Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad rejiminin Lübnan'daki Hizbullah mevzilerine saldırılarına yeşil ışık yakması talimatını verdiği öne sürülüyor. İddiaya göre bu adım, ABD'nin İran'ın bölgesel vekil gücü Hizbullah'ı zayıflatma stratejisinin bir parçasıydı. Trump yönetimi, 2017-2021 döneminde İran'a karşı maksimum baskı politikası izlemiş ve bu çerçevede Hizbullah'ın lojistik hatlarının kesilmesini hedeflemişti. Ancak İsrail ile Suriye arasında doğrudan bir iş birliği, daha önce pek duyulmamış bir adım olarak kayıtlara geçti.
Suriye iç savaşının başladığı 2011'den bu yana, İsrail yüzlerce kez Suriye topraklarına hava saldırısı düzenledi; ancak bu saldırılar genellikle İran'a bağlı güçleri ve Hizbullah unsurlarını hedef aldı. İsrail, resmi olarak Suriye rejimiyle koordinasyon yaptığını nadiren kabul etti. Trump'ın bu talimatı, Washington'un bölgedeki dengeleri doğrudan şekillendirme arzusunun bir yansıması olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu iddia, Orta Doğu'da vekalet savaşlarının ne kadar karmaşık olduğunu bir kez daha gösteriyor. İsrail'in Suriye rejimi ile Hizbullah'a karşı ortak hareket etmesi, bölgedeki ittifakları alt üst edebilecek bir potansiyel taşıyor. Lübnan'da Şii hareket Hizbullah, İran'ın en önemli vekil aktörlerinden biri olarak kabul ediliyor. Suriye'nin bu operasyonlara izin vermesi, Beşar Esad'ın İran'la arasındaki ittifakı sorgulamasına yol açabilir. Öte yandan, Trump'ın bu hamlesi, İsrail'in güvenlik kaygılarına verilen bir ödün olarak da görülebilir. Ancak böyle bir iş birliğinin hayata geçirilip geçirilmediği, diplomatik kaynaklar tarafından teyit edilmiş değil
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın bu talimatı, Türkiye'nin kuzey Suriye politikasını ve Lübnan ile ilişkilerini doğrudan ilgilendiriyor. Ankara, Esad rejimine meşruiyet kazandıracak her türlü adıma mesafeli yaklaşıyor. Türkiye'nin İdlib'deki askeri varlığı ve İran'la zaman zaman rekabet eden politikaları düşünüldüğünde, İsrail-Suriye-Hizbullah eksenindeki bu tür bir iş birliği, bölgedeki nüfuz dengelerini etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin bölgeye yönelik baskı politikaları Ankara'nın hareket alanını daraltabilir. Türkiye'nin bu gelişmelere karşı diplomatik önlemler alması bekleniyor.