ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran'a yönelik askeri müdahalesi, ülkenin stratejik petrol rezervlerini 2004 yılından bu yana görülmemiş seviyelere düşürdü. Enerji sektörü temsilcileri, stokların 'kritik derecede düşük' eşiğe ulaştığını belirterek, önümüzdeki günlerde benzin fiyatlarında ani bir yükseliş yaşanabileceği uyarısında bulundu. ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre, Stratejik Petrol Rezervi (SPR) Mart ayı itibarıyla 380 milyon varilin altına gerileyerek son 20 yılın en düşük seviyesini gördü.
Arka Plan: Stratejik Rezervler Neden Tükeniyor?
ABD'nin İran'a karşı başlattığı hava operasyonları ve Basra Körfezi'nde artan gerginlik, ülkenin petrol arz güvenliğini tehdit eder hale geldi. Trump yönetimi, 2018'de İran nükleer anlaşmasından çekilmesinin ardından Tahran'a yönelik yaptırımları sıkılaştırmış, geçtiğimiz ay başlattığı 'Maksimum Baskı' operasyonu ise doğrudan askeri boyuta taşınmıştı. Bu süreçte ABD, 2022'de Rusya-Ukrayna savaşı sonrası boşalan rezervlerini doldurmakta zorlanırken, İran krizi nedeniyle yeniden SPR'den petrol çekmek zorunda kaldı.
EIA raporuna göre, SPR'de kalan 378 milyon varillik stok, ülkenin 90 günlük acil tüketim ihtiyacının ancak yüzde 60'ını karşılıyor. Normal koşullarda 700 milyon varil kapasiteye sahip olan rezervlerin bu denli düşmesi, enerji piyasalarında alarm zillerini çaldırdı. Amerikan Petrol Enstitüsü (API) Başkanı Mike Sommers, 'SPR tarihsel olarak ulusal güvenliğin bir parçasıdır. Mevcut seviyeler, bir sonraki arz krizinde ABD'yi savunmasız bırakıyor' dedi.
Küresel ve Bölgesel Boyut: Petrol Fiyatlarına Etkisi
ABD'nin İran operasyonu, küresel petrol piyasalarında arz endişelerini yeniden alevlendirdi. Brent petrol fiyatları son iki haftada yüzde 8 yükselerek varil başına 92 dolara ulaştı. Uzmanlar, SPR'deki düşüşün yanı sıra İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinin fiyatları daha da yukarı çekebileceğini belirtiyor. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyor.
Asya ve Avrupa ülkeleri de gelişmeleri yakından izliyor. Japonya ve Güney Kore gibi ABD'nin müttefikleri, kendi stratejik rezervlerini gözden geçirirken, OPEC+ ülkeleri ise üretim artışı için henüz bir adım atmış değil. Suudi Arabistan liderliğindeki kartel, mevcut kotaları koruma eğiliminde. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülkelerde enflasyonist baskıları artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 90'ını ithal eden bir ülke olarak küresel petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara doğrudan maruz kalıyor. ABD-İran gerilimi ve SPR'deki düşüşün fiyatları yukarı çekmesi, Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırabilir, cari açığı büyütebilir. Ayrıca Türkiye, İran ile komşu olması ve enerji ticaretinde belirli bir bağımlılığa sahip olması nedeniyle bu gerilimden doğrudan etkilenebilir. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji koridoru olma hedeflerini de tehdit ediyor. Bu nedenle Türkiye'nin hem arz çeşitliliğini artırması hem de olası fiyat şoklarına karşı ekonomik önlemler alması kritik önem taşıyor.