ABD Başkanı Donald Trump, Temsilciler Meclisi'nde kendi partisinden milletvekillerinin de desteğiyle kabul edilen ve İran'a karşı savaş yetkisini sınırlayan kararı 'anlamsız, vatanseverlik dışı ve tehlikeli' olarak nitelendirdi. The Independent'a verdiği özel mülakatta Trump, 'Bu karar, başkomutanlık yetkilerime karşı doğrudan bir saldırıdır. Ülkemizi savunma kabiliyetimizi baltalamaktadır' dedi. Karar, geçen hafta Temsilciler Meclisi'nde 9 Cumhuriyetçi milletvekilinin de desteğiyle 227-186 oyla kabul edilmişti.
Kongre'den başkanlık yetkilerine tarihi müdahale
Söz konusu karar, Başkan'ın İran'a yönelik herhangi bir askeri operasyon başlatmadan önce Kongre'den açık onay almasını zorunlu kılıyor. Trump yönetimi, Ocak 2020'de Bağdat'ta İranlı General Kasım Süleymani'yi öldüren drone saldırısını Kongre'ye danışmadan gerçekleştirmişti. Bu hamle, hem Demokratlar hem de bazı Cumhuriyetçiler tarafından anayasal yetki aşımı olarak eleştirilmişti. Temsilciler Meclisi'ndeki oylamada Cumhuriyetçi cephede yaşanan bölünme, Trump'ın kendi partisi içinde giderek artan bir muhalefetle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Karar metninde, 'Başkan, ABD silahlı kuvvetlerini İran'a karşı düşmanca eylemlere yönlendirmeden önce Kongre'nin açık iznini almalıdır' ifadesi yer alıyor.
Kararın Senato'daki akıbeti ise belirsiz. Cumhuriyetçi liderliğindeki Senato'da benzer bir düzenlemenin geçmesi zor görünüyor. Ancak analistler, Temsilciler Meclisi'ndeki bu oylamanın sembolik öneminin büyük olduğunu ve Kongre'nin savaş yetkilerini yeniden tanımlama yönünde önemli bir adım olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: İran ile gerilim yeniden tırmanıyor
Bu gelişme, ABD-İran geriliminin yeniden alevlendiği bir dönemde yaşanıyor. Ocak 2020'deki Süleymani suikastının ardından İran, Irak'taki ABD üslerine füze saldırısı düzenlemiş, ancak taraflar tam ölçekli bir çatışmadan kaçınmıştı. Son haftalarda ise İran'ın nükleer programındaki ilerlemeler ve Körfez'deki deniz güvenliği konularında tansiyon yükseliyor. Trump yönetimi, İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasını sürdürüyor. Ancak Kongre'nin savaş yetkisini sınırlama kararı, ABD'nin bölgedeki müttefikleri arasında endişe yarattı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler, ABD'nin caydırıcılık kapasitesinin zayıflayabileceğinden endişe ediyor. Öte yandan, karar İran yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı; Tahran, bunu 'ABD'nin maceracı politikalarına karşı bir zafer' olarak nitelendirdi.
Uzmanlar, bu oylamanın ABD dış politikasında bir dönüm noktası olabileceğini vurguluyor. Kongre, 2001 ve 2002'de Irak ve Afganistan savaşları için Başkan'a geniş yetkiler vermişti. Bu yetkiler, sonraki başkanlar tarafından terörle mücadele kapsamında geniş yorumlanmıştı. Ancak artan savaş yorgunluğu ve kamuoyundaki askeri müdahale karşıtlığı, Kongre'yi bu yetkileri geri almaya yöneltiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Kongresi'nin İran savaş yetkisini sınırlama kararı, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyadaki istikrarı doğrudan etkileyebilecek bir gelişmedir. Türkiye, hem İran'la komşu olması hem de ABD ile müttefiklik ilişkisi nedeniyle bu gerilimden doğrudan etkilenmektedir. ABD-İran arasında olası bir askeri çatışma, Suriye ve Irak'taki dengeleri altüst edebilir, Türkiye'ye yönelik güvenlik tehditlerini artırabilir. Kongre'nin yetki sınırlaması, Trump yönetiminin askeri maceracılığını frenleyerek bölgesel istikrara katkıda bulunabilir. Öte yandan, ABD yönetimindeki bu iç siyasi çekişme, müttefikler arasındaki güven bunalımını derinleştirme riski taşıyor. Türkiye, bu süreçte hem ABD hem de İran ile diyaloğu sürdürerek çatışma riskini yönetmeye çalışacaktır.