ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin İran’a yönelik gerçekleştirdiği son hava saldırılarının, geçmişte hayatını kaybeden Amerikan askeri personelinin “onuru için” yapıldığını duyurdu. Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada Trump, bu operasyonların ABD’nin gücünü ve kararlılığını göstermek amacı taşıdığını vurguladı. Saldırıların İran destekli milis gruplarının son haftalarda artırdığı saldırılara bir yanıt olduğu belirtiliyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), operasyonun İran Devrim Muhafızları’na bağlı hedeflere yönelik olduğunu ve askeri tesislerin vurulduğunu açıkladı. Bu gelişme, ABD-İran arasındaki gerginliğin yeniden tırmanmasına neden oldu.
Operasyonun arka planı
ABD Savunma Bakanlığı, son saldırıların Irak ve Suriye’de konuşlu Amerikan güçlerine yönelik artan roket ve insansız hava aracı saldırılarına misilleme olduğunu duyurdu. Pentagon’dan yapılan yazılı açıklamada, “Başkan Trump’ın talimatıyla İran destekli milis gruplarına ait depolama tesisleri, lojistik merkezler ve komuta noktaları hedef alındı” denildi. Operasyonda, İran yapımı Şahid tipi insansız hava araçlarının kullanıldığı belirtiliyor. ABD’nin son olarak Ürdün sınırındaki Tower 22 üssüne yönelik saldırıda üç askerini kaybetmesi, Trump yönetimini harekete geçirdi. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Onları asla unutmayacağız. Şimdi onların intikamını alıyoruz” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, bu tür misillemelerin bölgede tansiyonu daha da yukarı çekebileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran’a yönelik son saldırılar, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri varlığını yeniden tartışmaya açtı. Irak hükümeti, ABD’nin kendi topraklarındaki hedeflere yönelik saldırılarını kınarken, Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı. Suriye’de ise İran destekli güçler, ABD üslerine yönelik saldırılarını sürdürme tehdidinde bulundu. Öte yandan İsrail, ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarına destek sinyali verirken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri temkinli bir duruş sergiliyor. Rusya, saldırıları “provokasyon” olarak nitelendirirken, Çin ise tüm tarafları itidal çağrısı yapmaya davet etti. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran’ın nükleer programına ilişkin endişelerini yineleyerek, tırmanan gerilimin Orta Doğu’da istikrarsızlığı derinleştireceğini ifade etti. ABD’nin bu hamlesi, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde Trump’ın iç politikadaki sertlik yanlısı söylemini güçlendirme çabası olarak da yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İran gerginliğinin doğrudan sınır komşusu olduğu Irak ve Suriye’deki gelişmeleri yakından izliyor. Bu saldırılar, İran destekli grupların Türkiye’nin kuzey Irak ve Suriye’deki askeri operasyonlarını etkileyebilir. Ayrıca, bölgedeki enerji koridorlarının güvenliği ve İran’dan Türkiye’ye uzanan doğal gaz hattı risk altına girebilir. Ankara, bir yandan NATO müttefiki ABD ile ilişkilerini korumaya çalışırken, diğer yandan komşusu İran ile diplomatik kanalları açık tutma gayretinde. Bu dengeli politikası, Türkiye’nin bölgede olası bir çatışma ortamında arabuluculuk rolü üstlenmesine imkan tanıyabilir. Ancak, tırmanan gerilim, Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki askeri varlığına yönelik tehditleri de beraberinde getirebilir.