ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı büyük çaplı yeni bir askeri operasyon planlamak üzere Salı günü Beyaz Saray'daki Durum Odası'nda üst düzey bir toplantı gerçekleştirdi. Üç kaynağın aktardığına göre, planlanan saldırı, halihazırda Hürmüz Boğazı çevresinde devam eden operasyonlardan çok daha geniş bir kapsamı hedefliyor. Toplantıya Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı ve istihbarat yetkilileri katıldı. Görüşmenin ana gündem maddesi, İran'ın nükleer tesislerine ve askeri altyapısına yönelik potansiyel bir vuruş kabiliyetiydi. Beyaz Saray'dan yapılan resmi açıklamada ise Trump'ın ulusal güvenlik ekibiyle rutin bir durum değerlendirmesi yaptığı belirtildi, ancak kaynaklar operasyonel hazırlıkların son aşamaya geldiğini öne sürüyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD ile İran arasındaki gerilim, Trump'ın 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesi ve Tahran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koymasıyla tırmanışa geçti. Son haftalarda Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik İran destekli saldırılar, Washington'u daha sert bir yanıt vermeye itti. Pentagon yetkilileri, mevcut operasyonların bir caydırıcılık unsuru olduğunu ancak daha kapsamlı bir askeri harekatın İran'ın misilleme kapasitesini sınırlamayı amaçladığını ifade ediyor. Uzmanlar, yeni saldırı planının İran'ın balistik füze üsleri, deniz mayın döşeme yetenekleri ve kıyı savunma sistemlerini hedef alabileceğini değerlendiriyor. Ayrıca İran Devrim Muhafızları'na bağlı birliklere yönelik operasyonların da seçenekler arasında olduğu konuşuluyor.
Toplantının ardından Trump'ın Twitter hesabından İran'a yönelik tehditkar bir paylaşım yapması dikkat çekti. Başkan, "İran'ın saldırganlığının bir bedeli olmalı. Biz her seçeneği masada tutuyoruz" ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, Tahran yönetiminde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Herhangi bir maceracılık karşısında topraklarımızı ve egemenliğimizi sonuna kadar savunacağız" şeklinde karşılık verdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Olası bir ABD-İran savaşı, sadece iki ülkeyi değil, tüm Basra Körfezi'ni ve küresel enerji piyasalarını etkileme potansiyeli taşıyor. Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu. Herhangi bir askeri çatışma, boğazın kapatılmasına ve petrol fiyatlarının fırlamasına yol açabilir. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi Körfez ülkeleri, olası bir savaşın ekonomik ve güvenlik sonuçlarından endişe ediyor. Öte yandan Rusya ve Çin, ABD'nin bölgede askeri güç kullanmasına karşı olduklarını açıklarken, Avrupa Birliği diplomatik çözüm çağrısında bulundu.
BM Güvenlik Konseyi'nde acil bir toplantı talep edildi. Analistler, Trump'ın bu hamlesinin seçim öncesi bir politika aracı olabileceğini, ancak bölgesel istikrarı tehdit eden ciddi bir adım olduğunu vurguluyor. İsrail ise ABD'nin İran'a yönelik sert tutumunu desteklediğini ancak kendisinin bu operasyonun parçası olmadığını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile hem kara sınırını paylaşan hem de enerji ihtiyacını kısmen doğal gaz ve petrol ithalatıyla karşılayan bir ülke olarak bu gerilimden doğrudan etkilenebilir. Olası bir savaş, Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit edebilir ve enerji maliyetlerini artırabilir. Ayrıca İran'a yönelik yaptırımlar, Türk şirketlerinin bölgedeki ticaretini zorlaştırabilir. Türkiye, uzun süredir İran ile diyalog kanallarını açık tutarken, ABD ile de stratejik ortaklık ilişkisini sürdürüyor. Bu nedenle Ankara'nın itidalli bir tutum izlemesi ve tırmanışı önlemek için diplomatik girişimlerde bulunması bekleniyor. Bölgesel bir çatışma, Türkiye'nin güney komşularında istikrarsızlığı derinleştirebilir.