ABD Başkanı Donald Trump, 28 Mart 2025 Cuma günü yaptığı açıklamada, İran'ın Washington ile müzakerelerin devam etmesini talep ettiğini ve ABD'nin bu talebi kabul ettiğini duyurdu. Trump, geçtiğimiz ay iki ülke arasında sağlanan ateşkesin ise artık geçerli olmadığını yineleyerek, bölgede gerilimin yeniden tırmanabileceğine işaret etti. Anadolu Ajansı'nın aktardığı habere göre, Trump sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda "İran İslam Cumhuriyeti bizden müzakerelere devam etmemizi istedi ve biz de kabul ettik" ifadelerini kullandı. Ancak Trump, bu müzakerelerin yalnızca nükleer dosyayı değil, bölgesel güvenlik konularını da kapsayacağını belirtti.
Ateşkesin sonu ve yeni müzakereler
Trump'ın bu açıklamaları, geçen ay İran ve ABD arasında varılan ateşkes anlaşmasının ardından geldi. Anlaşma, özellikle Basra Körfezi'nde yaşanan gerginliği azaltmak ve İran'ın nükleer programına ilişkin diyaloğu yeniden başlatmak amacıyla imzalanmıştı. Ancak Trump, bugünkü açıklamasında "Ateşkes bitti, ancak müzakereler devam edecek" diyerek anlaşmanın artık hükümsüz olduğunu ima etti. Bu durum, İran'ın nükleer faaliyetlerine devam ettiği ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla ABD ve müttefiklerine karşı saldırılarını sürdürdüğü yönündeki iddialarla bağlantılı.
Beyaz Saray'dan yapılan resmi açıklamaya göre, müzakere talebi İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi tarafından ABD'li mevkidaşına iletilmiş. Müzakerelerin kapsamına ilişkin detaylar henüz netleşmezken, uzmanlar görüşmelerin İran'ın nükleer programı, balistik füze kapasitesi ve bölgesel nüfuz alanları gibi konuları içerebileceğini belirtiyor. İran yönetimi ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump'ın bu hamlesi, Orta Doğu'da dengeleri yeniden değiştirebilecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Ateşkesin çökmesi, İran ile ABD arasında askeri bir çatışma riskini artırırken, bölgedeki partnerlerin ve rakiplerin pozisyon almasına neden olabilir. İsrail, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler, ABD'nin İran politikasındaki bu değişikliği yakından takip ediyor. Özellikle İsrail, İran'ın nükleer programa ilişkin herhangi bir taviz vermemesi durumunda askeri seçenekleri masada tuttuğunu sinyalini verdi.
Öte yandan, Rusya ve Çin gibi küresel güçler, ABD-İran geriliminin tırmanmasını istemiyor. Moskova ve Pekin, diplomatik çözüm çağrılarını yinelerken, BM Güvenlik Konseyi'nde İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması veya hafifletilmesi yönünde baskı yapıyor. Uzmanlar, Trump'ın müzakerelere devam etme kararının, aslında İran'ı masada tutarak nükleer anlaşma konusunda yeni bir çerçeve oluşturma çabası olarak okunabileceğini kaydediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasındaki ateşkesin sona ermesi ve müzakerelerin yeniden başlaması, Türkiye'yi doğrudan etkileyecek bir gelişme. İran ile 535 km'lik kara sınırı bulunan Türkiye, bu süreçte istikrarlı bir komşu istiyor. Ateşkesin bozulması, Suriye ve Irak'taki İran destekli grupların hareketlenmesine yol açabilir; bu da Türkiye'nin PKK/YPG ile mücadelesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, ABD yaptırımlarının devamı halinde İran doğalgazına bağımlı Türkiye, enerji arzında sıkıntı yaşayabilir. Ankara, hem Washington hem de Tahran ile diyalog kanallarını açık tutarak bölgede denge politikası izlemeye çalışacaktır. Türkiye, nükleer müzakerelerde arabuluculuk rolü üstlenme potansiyeline sahip olsa da, mevcut konjonktürde bu rolü oynaması zor görünüyor.