ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile varılan mutabakatın artık geçersiz olduğunu ilan etmesi, küresel piyasalarda dalgalanmaya yol açtı. Dolar, bu açıklamanın ardından bir haftanın en yüksek seviyesine çıkarak yatırımcıların güvenli liman talebini artırdı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'İran ile yapılan mutabakat sona ermiştir' ifadelerini kullandı. Bu gelişme, özellikle Asya piyasalarında risk iştahının azalmasına neden oldu. Dolar endeksi, ABD'nin daha fazla tarife uygulayacağı spekülasyonlarıyla da desteklenerek yükselişini sürdürdü.
Gelişmenin arka planı
ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyası sırasında İran ile varılan nükleer anlaşmayı 'felaket' olarak nitelendirmiş ve anlaşmadan çekileceğini vaat etmişti. Göreve geldikten sonra da bu vaadini yerine getirerek ABD'yi anlaşmadan çekti. Ancak son haftalarda İran ile yeniden müzakere sinyalleri veren Trump, şimdi de mutabakatın tamamen sona erdiğini duyurdu. Bu açıklama, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırması ve ABD'ye yönelik tehditlerini sürdürmesiyle aynı döneme denk geldi. Piyasalar, bu belirsizlik ortamında dolar ve altın gibi güvenli liman varlıklarına yöneldi.
Doların güçlenmesinde, Trump'ın açıklamasının yanı sıra ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine ara vereceği beklentileri de etkili oldu. Fed yetkililerinin son dönemde yaptığı açıklamalar, enflasyonun hedefin üzerinde seyretmesi nedeniyle faiz indirimlerinin ertelenebileceğini gösteriyor. Bu durum, doların diğer para birimleri karşısında değer kazanmasına katkı sağladı. Öte yandan, İran ile ABD arasındaki gerilimin tırmanması, petrol fiyatlarında da yükselişe yol açtı. Brent petrol varil fiyatı, arz endişeleriyle 85 doların üzerine çıktı.
Bölgesel ve küresel boyut
İran ile ABD arasındaki mutabakatın sona ermesi, sadece piyasaları değil, aynı zamanda bölgesel güvenlik dengelerini de etkiliyor. İran'ın nükleer programını sınırlandıran anlaşmanın çökmesi, Ortadoğu'da yeni bir krize zemin hazırlayabilir. ABD'nin bölgedeki müttefikleri olan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın nükleer silah geliştirmesinden endişe ediyor. Trump'ın açıklaması, bu ülkelerin ABD'den daha fazla güvence talep etmesine yol açabilir. Ayrıca, Avrupalı müttefikler (Fransa, Almanya, İngiltere) anlaşmanın korunması için çaba gösteriyor ancak ABD'nin tutumu bu çabaları zora sokuyor.
Küresel ölçekte, doların değer kazanması gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratıyor. Türk lirası, Brezilya reali ve Güney Afrika randı gibi para birimleri, dolar karşısında değer kaybediyor. Bu durum, ithalat maliyetlerini artırarak enflasyonist baskıları tetikleyebilir. Ayrıca, petrol fiyatlarındaki yükseliş, enerji ithalatçısı ülkelerin cari açığını büyütebilir. Uzmanlar, Trump'ın İran politikasının küresel ticaret savaşlarıyla birleştiğinde, 2025 yılının ikinci yarısında daha oynak piyasalar beklenebileceğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasındaki gerilimden doğrudan etkileniyor. Doların değer kazanması, Türk lirası üzerinde baskıyı artırarak ithalat maliyetlerini yükseltebilir. Petrol fiyatlarındaki artış ise Türkiye'nin enerji faturasını kabartabilir. Öte yandan, Türkiye İran'la doğalgaz ve ticaret anlaşmalarına sahip; mutabakatın sona ermesi, bu ilişkileri dolaylı olarak etkileyebilir. ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını sıkılaştırması halinde, Türkiye'nin enerji tedarikinde alternatif kaynaklara yönelmesi gerekebilir. Kısa vadede, döviz kuru ve enerji fiyatlarındaki dalgalanma, Türkiye ekonomisi için risk oluşturuyor.