ABD Başkanı Donald Trump, 28 Şubat'ta İran savaşının ilk gününde bir kız okuluna düzenlenen ve onlarca çocuğun ölümüne yol açan saldırıda suçun kime ait olduğunun asla tam olarak bilinemeyeceğini söyledi. Trump, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, "O gün yaşananlar karmaşık. Kimin ne yaptığını kesin olarak bilemeyebiliriz" dedi. Reuters'ın Mart ayında ilk olarak duyurduğu habere göre, ABD ordusunun başlattığı iç soruşturma, saldırının sorumlusunun İran olduğuna işaret ediyordu. Ancak Trump'ın bu açıklaması, ABD'nin savaşın ilk günlerinde yaşanan sivil kayıplarla ilgili sorumluluğu kabul etmekten kaçındığı yönünde yorumlandı.
Saldırının arka planı ve ABD'nin tutumu
28 Şubat'ta Tahran'ın güneyindeki bir kız okuluna düzenlenen saldırıda en az 80 öğrenci hayatını kaybetmiş, 100'den fazla kişi yaralanmıştı. Saldırı, ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonlarının başladığı ilk gün meydana geldi. Olayın hemen ardından İran yönetimi, saldırıdan ABD'yi sorumlu tutarken, ABD ise saldırının İran'ın kendi hava savunma sistemlerinden kaynaklanmış olabileceğini öne sürmüştü. Reuters'ın elde ettiği belgelere göre, ABD ordusunun ilk soruşturması, okulun yakınında İran yapımı bir füzeye ait kalıntılar bulunduğunu ortaya koyuyordu. Bu durum, saldırının İran'ın kendi füzelerinden birinin hedefini şaşırması sonucu meydana geldiği ihtimalini güçlendiriyordu. Ancak Trump'ın son açıklaması, bu bulguların kesin olmadığını ve soruşturmanın devam ettiğini ima ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran savaşının ilk gününde yaşanan bu trajik olay, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, sivil kayıpların bağımsız bir şekilde soruşturulması çağrısında bulundu. Ancak ABD ve İran arasındaki gerginlik, bu tür bir soruşturmanın önündeki en büyük engel olarak görülüyor. Trump'ın açıklaması, ABD'nin savaş suçları iddialarıyla ilgili olarak uluslararası baskı altında olduğu bir döneme denk geliyor. Öte yandan, İran yönetimi, saldırının ABD tarafından kasıtlı olarak gerçekleştirildiğini iddia ediyor ve bu olayı savaşın meşruiyetini sorgulamak için kullanıyor. Bölgedeki diğer aktörler, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, savaşın sivil kayıplara yol açmaması için taraflara çağrıda bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran savaşında tarafsız kalmaya çalışsa da, savaşın sivil kayıplara yol açması Ankara'yı endişelendiriyor. Türkiye, savaşın başlamasından bu yana İran sınırında güvenlik önlemlerini artırmış durumda. Okul saldırısı gibi olaylar, savaşın meşruiyetini sorgulatan ve bölgesel istikrarı tehdit eden unsurlar olarak öne çıkıyor. Türkiye, bu tür olaylarda sivil kayıpların bağımsız olarak soruşturulması gerektiğini savunuyor. Ayrıca, savaşın genişlemesi halinde Türkiye'nin güney sınırlarında yeni bir göç dalgası ve güvenlik riski oluşabileceği değerlendiriliyor. Türkiye'nin İran ile olan ticari ilişkileri de savaş nedeniyle olumsuz etkilenmiş durumda.