ABD Başkanı Donald Trump, İran ile görüşmelerin Pazartesi günü yapılacağını duyurdu ancak bir anlaşmaya varılması için herhangi bir süre vermedi. Trump, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve Tahran'ın nükleer programı konusunda hızlı bir anlaşma umduğunu belirterek, yakın bir saldırıyı iptal ettiğini söyledi. Açıklama, Air Force One uçağında gazetecilere yapıldı ve küresel piyasalarda dalgalanmaya yol açtı.
Görüşmelerin arka planı ve Trump'ın mesajı
Trump, İran ile diyaloğa açık olduğunu vurgularken, aynı zamanda ABD'nin askeri seçeneklerinin masada kaldığını da ima etti. Başkan, "İran'la Pazartesi görüşeceğiz, ancak bir anlaşma için son tarih belirlemiyorum" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Beyaz Saray yetkililerinin son günlerde İran'a yönelik artan askeri hazırlıklarına rağmen, diplomasi kanalını öncelediği şeklinde yorumlandı.
ABD'nin son dönemde Basra Körfezi'ne uçak gemisi ve bombardıman uçakları göndermesi, iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırmıştı. Trump'ın bu açıklaması, bölgede bir savaş beklentisini azaltarak petrol fiyatlarında kısmi bir düşüşe neden oldu. Beyaz Saray Sözcüsü daha sonra yaptığı açıklamada, görüşmelerin İran'ın nükleer dosyası ve bölgesel güvenlik konularını kapsayacağını belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. Boğaz'ın kapatılması, küresel enerji piyasalarını ciddi şekilde etkileyebilir. İran, geçmişte bu tehdidi sık sık gündeme getirmişti. Trump yönetiminin önceki sert yaptırımları, İran'ın petrol ihracatını neredeyse sıfırlamış, bu da Tahran'ı ekonomik olarak zorlamıştı. Şimdi liderlerin masaya oturması, bölgedeki güç dengelerini değiştirebilir.
İran tarafından ise resmi bir açıklama gelmedi. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, daha önce müzakere masasına dönüleceğine dair sinyaller vermişti. Uzmanlar, iki tarafın da iç siyasi baskılarla karşı karşıya olduğunu belirtiyor: Trump seçim öncesi bir zafer ararken, İran da ekonomik krizle boğuşuyor. Masada nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması ve yaptırımların kaldırılması gibi başlıklar öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile sınır komşusu olması nedeniyle bu görüşmelerin sonucunu yakından takip ediyor. Olası bir ABD-İran anlaşması, bölgede tansiyonu düşürerek Türkiye'nin enerji güvenliğine katkı sağlayabilir. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılıyor ve yaptırımlar nedeniyle bu ticaret zarar görmüştü. Ayrıca, Suriye ve Irak'taki krizlerde İran ile iş birliği yapan Türkiye, anlaşmanın bölgesel istikrarı artırmasını bekliyor. Ancak, ABD'nin Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımları göz önüne alındığında, Ankara'nın bu süreçteki rolü denge politikası üzerinden şekillenecektir.