ABD Başkanı Donald Trump, İran'la nükleer programı ve bölgesel gerilimler konusunda yeni müzakere turlarına yeşil ışık yaktıklarını ancak mevcut ateşkes ortamının fiilen sona erdiğini açıkladı. Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, "İran'la diplomatik kanalları açık tutuyoruz, ancak ateşkes dönemi geride kaldı" ifadesine yer verildi. Trump'ın bu çıkışı, Tahran yönetiminin nükleer faaliyetlerini hızlandırdığı ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla ABD hedeflerine yönelik saldırıların arttığı bir döneme denk geldi.
Gelişmenin arka planı
Trump yönetimi, 2018'de tek taraflı olarak İran nükleer anlaşmasından (JCPOA) çekilmiş ve Tahran'a karşı "maksimum baskı" politikası uygulamıştı. Bu süreçte İran, uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'ın üzerine çıkararak anlaşmanın sınırlarını aştı. Son aylarda ise İran destekli Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere saldırıları, Irak'ta ABD üslerine düzenlenen roket atakları ve İsrail'le artan gerginlik, ateşkes çağrılarını gölgede bıraktı.
Trump'ın açıklaması, aslında bir ikilemi yansıtıyor: Bir yandan diplomasi kapısını aralarken, diğer yandan askeri seçenekleri masada tutuyor. Başkan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "İran'la doğrudan görüşmeye hazırız ama bu arada caydırıcılığımızı koruyoruz" dedi. Beyaz Saray sözcüsü ise Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı ile İran dosyasını yeniden ele aldıklarını ve ek yaptırım paketleri üzerinde çalıştıklarını doğruladı.
Bölgesel ve küresel boyut
İran cephesi ise ABD'nin bu 'iki yüzlü' yaklaşımına temkinli yaklaşıyor. Tahran, Dini Lider Hamaney'in doğrudan müzakerelere karşı olduğu biliniyor. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "ABD'nin güvenilirliği kalmamıştır; önce yaptırımları kaldırsınlar, sonra müzakere masasına oturabiliriz" açıklamasını yaptı. Bu durum, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler nezdinde de endişeyle karşılanıyor. Fransa ve Almanya, Trump'ın ateşkesi bitirme kararının bölgesel bir savaş riskini artırabileceği uyarısında bulundu.
Öte yandan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran'la doğrudan gerilim istemiyor. Riyad yönetimi, ABD'nin İran'a karşı sert tutumunun kendi güvenliklerini tehlikeye attığını düşünüyor. Buna karşın İsrail, Trump'ın ateşkesi sonlandırmasını memnuniyetle karşıladı. Netanyahu hükümeti, İran'ın nükleer tesislerine yönelik operasyon seçeneklerini güçlendirdiğini duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la hem komşuluk ilişkileri hem de enerji ithalatı açısından hassas bir dengede duruyor. ABD-İran gerginliğinin tırmanması, Türkiye'nin Irak ve Suriye'deki askeri varlığını doğrudan etkileyebilir. Özellikle İran destekli grupların Kuzey Irak'taki PKK varlığına müdahalesi, Ankara için yeni bir güvenlik sorunu yaratabilir. Ayrıca, İran'dan doğal gaz ithalatı ve iki ülke arasındaki 30 milyar dolarlık ticaret hacmi göz önüne alındığında, Türkiye'nin yeni yaptırım dalgalarından etkilenmemesi için diplomatik manevra alanını koruması gerekiyor. Ankara, bu krizde arabulucu rolü oynama potansiyeline sahip olsa da, Trump'ın 'ateşkes bitti' çıkışı Türkiye'nin bölgesel istikrar çabalarını zora sokabilir.